|
|
|
Ürdün'ün başkenti Amman'dan çıkıp 75 km uzaklıkta olan Lut Gölü’ne gidiyor olmak tabi ki heyecan verici. Ama hangi duygu ağır basıyor seçemiyorum. Lut kavminin helak olduğu yeri görecek olmanın heyecanı mı desem, dünyanın en alçak noktasına iniyor olmanın hissi mi, yoksa su üzerinde oturarak gazete okuyabilecek olmanın tuhaf duygusu mu? Hangisi ağır basıyor ne hissediyorum, bunu düşüne düşüne yol alıyorum.
Taksici Huzeyfe hafta sonları arkadaşlarıyla göle yüzmeye gittiklerini anlatıyor, suda batmanın mümkün olmadığını ve asla dibe dalınamayacağını da ekliyor. Ayrıca göle girerken üzerimde ne varsa sonradan kullanılmaz hale geleceğini ve parçalanacağını da söylüyor. Yüzünde başıma gelecekleri okurcasına bir gülümsemeyle “keşke tıraş olmasaydın yüzün feci şekilde yanacak şimdi” diyor. “Bakacaz” diyorum.
Yazının tamamını okumak için TIKLAYINIZ
.117 |



