SON DAKİKA
Anasayfa | Künye | Bizi Tanıyın | Sitene Ekle | Bize Ulaşın | Giriş Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle
    Gazete 1. Sayfaları
Yazı Karakteri Boyutu:
   
AGD'den üniversite açıklaması
09 Ekim 2008 Perşembe 16:53
AGD Konya Şube Başkanı Yusuf Güneş Üniversitelerin açılmasıyla ilgili yapmış olduğu basın toplantısında, Üniversitelerin amacına uygun hizmet etmediğini söyledi.



Huzur ve maneviyat iklimi olan Ramazan ayından yeni çıktık. Hepinizin geçmiş Ramazan bayramınızı canı gönülden kutluyorum. Ancak ne yazık ki bu bayramı şanına layık bir sevinçle yaşayamadık. Çünkü ülkemizde yaşanan acı ve talihsiz terör vahşeti bayramı milletimize zehir etti. Bu vesileyle şehitlerimize rahmet, milletimize ve ailelerine başsağlığı diliyorum.

Toplantımızın amacı üniversitelerimizde 2008–2009 akademik yılının başlamış olmasıdır. Bu vesileyle ülkemizdeki ve Konya Selçuk Üniversitesindeki bütün öğrencilerimize ve öğretim görevlilerine başarılar diliyorum. Yeni öğretim yılı hepimiz için hayırlı olsun. Üniversiteler ülkemizin en önemli merkezleridir. Ülkemizin geleceğine ışık tutan bilim yuvalarıdır. Ülkemizin kalkınması gelişmesi için gerekli beyinleri yetiştirecek olan yegâne kurumdur. Üzülerek ifade etmeliyim ki üniversitelerimiz bu amca hizmet etmekten uzaklaştırılmıştır. İdeolojik saplantılar neticesinde dünya çapında bilim adamları yetiştirmek şöyle dursun kendi öz değerleriyle mücadele etmeye yeminli kadroların merkezi haline gelmiştir. Her fırsatta üniversiteler özgür beyinler yetiştiren kalelerdir. Özgürlük merkezleridir diye diye gençlerimizi inançlarından uzaklaştırmaya odaklanmış bir eğitim felsefesi benimsenmiştir. Allah, din, peygamber, Kur’an insanları köleleştiriyor diyen zihniyetler, özgürlük adına gençlerimizi -insan maymundan türemiştir- diyen Darvin’in safsatalarına inanmaya mahkûm etmiştir. Bu mudur özgürlük? Genç kızların ve erkeklerin öğrenci evlerinde beraber yaşamaları mıdır özgürlük? Askerine polisine kurşun sıkmak mıdır özgürlük. Çok büyük uğraşlar sonucunda üniversiteyi kazanan öğrencilerimizi daha şimdiden iş ve aş telaşı sarmıştır. Üniversiteler diplomalı işsiz yetiştiren kurumlar halini almıştır. Bu çarpık zihniyet; ilkokulda lisede dershaneye mahkûm ettiği gençlerimizi, yetmiyormuş gibi bir de üniversite bittikten sonra KPSS nedeniyle dershanelere mahkûm etmektedir. Gençlerimiz biran önce bu durumdan kurtarılmalıdır.

Üniversitelerimiz açılırken yıllardır halledilemeyen başörtüsü sorunu nedeniyle mağdur edilen ve haksızlığa uğrayan evlatlarımızı hatırlıyoruz. Artık bu zulüm, bu haksız uygulama bitsin diyoruz. Asker cenazeleri ekranlardan yayınlandığında büyük çoğunluğunu başörtülü anne ve bacılar oluşturuyor, başörtüsüne düşmanlık edenlerin bu tablo karşısında acaba yüzleri hiç kızarmıyor mu? Yürek yakan feryatların sahibi olan anne ve bacılar başörtüleri ile feryat ederken acaba onların bu halinden kimse ders çıkarmıyor mu? Silahın, içkinin, kumarın, uyuşturucunun, her türlü sapık ideolojilerin, eşcinsellerin özgürce girebildiği üniversitelere başörtüsünün de serbestçe girmesini istiyoruz. Yeter artık bu milletin inançlarıyla uğraşmaktan vazgeçin diyoruz. Gençlerimize milli ve manevi değerlerini inançlarını üniversiteler de tanıtsın istiyoruz. Gençlerimizin sapık ideolojilerin pençesinden kurtulmasını istiyoruz. Aksi takdirde gelinen nokta hiç iç açıcı değildir. Eseriniz ortadadır. Üniversiteler bir an evvel milletin değerleriyle barışmalıdır.

Vatan topraklarını bekleyen askerlerimizin Aktütün karakolunda uğradığı menfur saldırıyı nefretle kınıyorum. Şehitlerimize Allah'tan rahmet ailelerine ve aziz milletimize baş sağlığı diliyorum. Şehitler hepimizindir, acıları, elemleri bizimdir. 18 vatan evladı, 18 bahar dalı kırılıyor, haneleri de yangın alanına dönüyor. Ah-u feryatlar ayyuka çıkıyor. Milletin vicdanı sızlıyor. Bunca kanın aktığı bir dünyada gözlerini kapatanların, 18 vatan evladının şehit olmasının ardından icra edilen ağıtlarını duymamak için kulaklarını kapatmaları, işten bile değildir. Feryatlar arş-ü alayı doldurdu. Yüreklerimiz burkuldu. Gözlerimizden yaşlar döküldü.

Bitmek bilmeyen veya bitirilmek istenmeyen bir anarşik ortam içinde yaşamaya mecbur muyuz? Bu olayları çıkaran ve yönlendirenlerin arka planında Kürt- Türk çatışması çıkarmaya çalışan karanlık güçlerin bulunması kuvvetle muhtemeldir. Yapılan saldırı sonucu 17 askerin hayatını kaybetmesi aynı şekilde ülkemizi kaosa sürüklemek ve etnik çatışmayı körüklemek isteyen şer odaklarının açık bir provokasyonudur.

Hem Balıkesir’deki olayları ve hem de Hakkâri’de düzenlenen saldırıyı şiddetle kınıyoruz. Terör ve şiddetin hiçbir sorunu çözmek için kullanılacak meşru bir yöntem olarak kabul edilemeyeceğine ve tüm sorunlarımızın ancak kardeşlik ve barış yoluyla çözülmesinin mümkün olacağına inanıyoruz. Bütün olup bitenlerin arka planlarının olduğu ve art niyetlilerin durmadan planlarını realize etmek için çalıştığı bir vakıadır. Ülkenin huzurunu bozmak, kardeş kavgasını körüklemek, sosyal gerginliğin patlamasına sebebiyet verir. Ülkemiz insanı rahatsız durumdadır. Önemli olan, sahnede görünen kuklaları seyretmek değil, kuklacıyı görmek ve yakalamaktır. Sahneye koymak istediği oyunları bozmaktır. Amerika’nın, İngilizlerin ve İsrail’in küresel oyunlarına gelmemektir. Dün Afganistan ve Irak’ta, bugün de Kafkaslarda devam etmekte olan olaylardan dolayı, bütün dünya etkilendiği gibi, komşu durumunda bulunan Türkiye de, elbette ki etkilenmektedir. Dünyanın selamet ve saadeti açısından, etrafımızdaki komşu ülkelerde meydana gelen işgalleri, baskınları durdurmak için güç birliğine ihtiyaç vardır. Böyle güçlü bir eksen oluşturulmalıdır. Bunun da başını Türkiye çekmelidir. Kargaşa, fitne, kaos ortadan kalkmadıkça, ülkemizde Ortadoğu ve Kafkaslarda huzurun sağlanması mümkün değildir. Civarımızda yüreğimizi titreten olaylar hiç eksik olmuyor. Emperyalistler geri kalmış ülkelerin üzerinden güç gösterisi yapıyorlar. Sömürmek için yakıyorlar, yıkıyorlar, eziyorlar.

İnkârcı politika toplumun bir kesiminde ırkçılığın artmasına, karşıt ırkçılığın doğmasına ve tüm bunlar kardeşler arasına düşmanlık tohumları serpmektedir. Bu da birlikte yaşamanın asgari şartlarını ortadan kaldırmakta veya zayıflatmaktadır. Anaların gözyaşları bir daha akmasın, evlat acısı bir daha yürekleri yakmasın. Yeter artık akan bunca kardeş kanı dursun. Ey Çanakkale siperlerinde omuz omuza aynı idealler için cihat ederken şehit olan Türk ve Kürtlerin torunları ne oldu bizlere de bu gün birbirimizi boğazlıyoruz. Ey Allah’ın kulları kardeşler olunuz. Ancak Müslümanlar kardeştir. Bu güne kadar yapılanlara baktığımızda kim kazançlı çıktı, kim kaybetti burada tek kazançlı çıkan bölge üzerinde emeli olan Amerika ve İsrail’dir. Meseleye vakıf olan ve İslâm ümmetinin en güzide iki milletinin çocuklarını birbirine öldürten şer ittifakının Amerika ve İsrail olduğunu herkesin bilmesine rağmen hâlâ onların dümen suyuna göre hareket edenler uyanmadılar.

Siyonizm’in hayali bir dünya imparatorluğu ile İslâm topraklarını işgal ederek bu toprağın çocuklarını birbirine kırdırmaktadır. Ne Kürtler, ne Araplar, ne Farslar ve ne de Türkler bu olayda tek başlarına kazançlı çıkmayacaklardır. Bu şer ittifakının oyununu bozabilmenin tek yolu aziz İslâm’a dönerek Allah'ın rahmetine sığınarak ve  yardımını almak suretiyle başarıya ulaşmaktır. Çünkü çok iyi biliyoruz ki, hiçbir şey Allah dilemedikçe olmaz ve ancak o'nun murad ettiği tahakkuk edecektir.
 .117
Bu haber toplam 834 defa okunmuştur
Diğer Başlıklar

    » Piyasalar
$ USD
1.5440
€ Euro
2.0950
IMKB
27.341
Altın
41.59
Mehmet Ali ÖZTÜRK
ozturk158@hotmail.com
Adem KAHRİMAN
Araştırmacı/Sosyolog-Yazar
Behçet BÜYÜKGÖKMEN
Ali Sami PALAZ
Köşe Bucak Dünya
Tüm Yazarlar
    Anket
    Yerel seçimler de hangi partiye oy vereceksiniz?
    AK PARTİ
    BBP
    CHP
    DP
    DSP
    DTP
    MHP
    SP
    ANKARA 08.01.2009
İmsak
-
5:32
Güneş
-
7:03
Öğle
-
12:02
İkindi
-
14:26
Akşam
-
16:49
Yatsı
-
18:13
Ana Sayfa | Künye | Bize Ulaşın | Giriş Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle |
anadoluweb© 2007-2008