|
|
|
Dünyadaki kaos yüzünden bu hafta yabancılar 3-4 milyar dolar alıp Türkiye’den çıktı. Dolar dün 4.8 YKr artışla 1.4080 YTL, İBMK 789 puan düşüşle 30.772 puan oldu.
Bir süredir ABD’yi kasıp kavuran ve ‘acaba Avrupa’ya da yayılır mı?’ tedirginliği yaratan global finansal krizde dün korkulan oldu ve Avrupa kıtasından da çöküş haberleri gelmeye başladı. Krizin artık Avrupa kıtasına da ulaştığına iyice ikna olan para otoriteleri ise dün kolları sıvadı. İngiltere Merkez Bankası yedi büyük bankaya sermaye enjekte edeceğini duyururken, dünyanın en büyük ve etkin Merkez Bankaları olan Amerikan Merkez Bankası, Avrupa Merkez Bankası, İngiltere Merkez Bankası, İsviçre Merkez Bankası ve Kanada Merkez Bankası koordineli biçimde faizlerini 0,50 gibi hiçte azımsanmayacak oranda indirdiğini açıkladı. Bu ülkeleri hemen ardından Çin Merkez Bankası da takip etti. Tüm bu ortak çabalara karşın dünya mali piyasalarındaki panik havası ortadan kaldırılamadı sadece biraz hızının azaldığı görüldü. Kredibilite kaybı yüzünden ortaya çıkan nakit ihtiyacı yatırımcıları nakde dönmeye zorladıkça başta tüm dünya borsaları ve gelişmekte olan ülke para birimlerinde çok ciddi kayıplar yaşandı. Dünyadaki kredi krizinin yanı sıra ikinci büyük sıkıntının ise resesyon (durgunluk) olduğu görüşü hakim. Özellikle dün IMF’nin açıkladığı raporda da resesyona dikkat çekmesi piyasalar için ikinci bir kaygı unsuru oldu. Merkez bankalarının ortak çabaları ise dün Türkiye ve dünya piyasalarında bir nebze de olsa toparlanmaya neden oldu. Para otoriteleri ise bu toparlanmanın kalıcı olmayacağı görüşünde. 3-4 milyar dolar gitti Dün zayıf toparlanma olmasına karşın Türkiye’den yaklaşık 1 milayar dolarlık bir çıkış olabileceği tahmininde bulunan bir bankacı, “Pazartesi gününden bu yana global kaygılardaki artışa bağlı olarak yabancı çıkışı sürüyor. Bu haftaki çıkış miktarı 3-4 milyar dolar seviyesine ulaşmıştır diye tahmin ediyorum” açıklamasında bulundu. Dolar 19 ayın zirvesinde Güne Asya borsalarındaki büyük çöküş yüzünden sert çöküşle başlayan Türk mali piyasaları günün ilk yarısında panik satışlarla darmadağan oldu. Gün içerisinde İMKB endeksi 28.911 puana kadar geriledi. Yabancıların yüklü alımlarıyla dolar kuru ise bir ara 1.44 YTL’yi zorladı. Bu Mart 2007’den bu yana başka deyişle 19 aydan bu yana gördüğü en yüksek seviye oldu. Faizde de sert tırmanış yaşandı. Gün ortasında bu kez dünya Merkez bankalarının ortak faiz indirimi haberi geldi. Bu haberle birlikte hızlı toparlanma yaşayan piyasalar ilerleyen saatlerde kazançlarının bir kısmını geri verdi. Ve çok sert fiyat dalgalanmaları yaşanan Türkiye’de İMKB günü 789 puan düşüşle 30.772’den tamamladı. Hisse senetlerinin ortalama değer kaybı ise yüzde 2.5 oldu. Gün içinde yüzde 21’leri aşan 13 Haziran 2010 vadeli tahvilin faizi günü 0.23 puan yükselişle yüzde 20.74’e ulaştı. Bugün valörlü işlemlerde ise aynı vadeli tahvilin faizi 20.19’a geriledi. Döviz piyasasında da sert fiyat hareketleri kendini hissettirdi. Öğleden sonra yaşanan düşüşe rağmen dolar günü 4.8 YKr artışla 1.4080 YTL’den, avro ise 6.1 YKr değer artışıyla 1.9200 YTL’den tamamladı. Herkes likit olma peşinde Dünyada herkesin nakte dönmeye çalıştığını söyleyen bir bankanın üst düzey yetkilisi bunun Türkiye’yi de etkilediğini ve gün boyunca yabancıların yüklü döviz alımlarına rastladıklarını söyledi. Birçok bankanın döviz kotasyon bile girmediğini söyleyen aynı yetkili, “Yatırımcılar ya nakitte kalmak istiyor ya da ABD tahvili gibi sıfır riskli yatırım araçlarına yöneliyor. Nakitte kalmak büyük keyif çünkü dünyada dolar faizleri o kadar yükseldi ki“ diye konuştu. Türkiye’nin bundan sonraki seyrini uluslararası piyasalardaki hareketlerin belirleyeceğini de sözlerine ekleyen bir bankacı, kısa vadede piyasalarda ciddi bir toparlanma beklenmemesi gerektiğini söyledi. Ancak Merkez bankalarının bu operasyonunun en azından piyasalardaki korkuyu azaltacağını ve bankaların birbirleriyle çalışmaması yüzünden piyasalarda yaşanan kilitlenmeyi önemli ölçüde azaltmayı hedeflediğini söyledi. Bu nedenle merkez bankalarının koordineli müdahalelerinin en azından bir kaç gün içinde de olsa piyasalardaki erimeyi durduracağını belirten bir bankacı, “Piyasalar uzun süredir para otoritelerinden ve Merkez bankalarından koordineli bir müdahale bekliyordu. Dün bir ölçüde bu beklentiler doğrultusunda gelişmeler yaşandı. Piyasa birkaç gün bu gelişmeyle rahat olur. Ancak dünyada fiyatlarda ciddi düzeltme yaşandığını da unutmayalım” dedi. Dünya borsaları yangın yerine döndü Önceki gece New York Borsası’nda başlayan çöküş dün hızla dünya piyasalarına da yayıldı. Sabah saatlerinde başta Tokyo olmak üzere Uzakdoğu, ardından da Avrupa borsaları kervana katıldı. Avrupa borsaları da güne hızlı düşüşle başladı. Yüzde 11 oranında değer yitiren Moskova Borsası işleme kapatıldı. Öğle saatlerinde dünya merkez bankalarının ortak operasyonuyla biraz toparlanma çabası gözlense bile düşüşe fren olamadı. Avrupa’nın öncü borsalarından CAC 40 (Paris) günü yüzde 6.31, FTSE (Londra) yüzde 5.18, Dax (Frankfurt) yüzde 6.31 oranında değer yitirerek kapattı. Dow Jones açılışta yüzde 1,44, Nasdaq ise yüzde 1,53 değer kaybına uğradı. Yine aynı saatlerde açılan Brezilya’da Bovespa ise yüzde 3,77 düştü. Ancak Dow ve Nasdaq kapanışa doğru biraz değer kazansalar bile günü önceki günün çok az üzerinde kapattılar. Analistler, dünyada yaşanan güven krizi nedeniyle yatırımcıların nakte dönme çabası ve olası bir resesyon durumunda şirket kârlarında düşüş olacağı korkusu yüzünden dünyada hisse senedinden kaçışın hızlandığını ve kısa vadede bu satış eğiliminin korunabileceği görüşünde. Merkezler kötü gidişi önleyemeyecek Dünya finans piyasalarında iki sorun yaşandığını söyleyen TEB Para Piyasaları yöneticisi Levent Güven, bu sorunların güven krizi ve resesyon korkusu olduğunu belirtip son gelişmeler hakkında şu değerlendirmede bulundu: “Dünyada tıpkı 2001 krizinde Türkiye’de olduğu gibi bir güven krizi yaşanıyor. Yani kimse kimseyle çalışmak istemiyor. Piyasalarda bir kilitlenme yaşanıyor. Bu sorunun ilacının faiz indirimi olacağını zannetmiyorum. İkinci sorun ise resesyon (durgunluk) korkusu. Merkez bankalarının faiz indirimi bu konuya çare olabilir. Ancak faiz indiriminin kısa vadede çare olma ihtimali çok zayıf. Bunun etkisini geçmiş dönemlere baktığımızda 6-9 ayda görebiliriz diye düşünüyorum. Ancak genel olarak baktığımızda kısa vadede Merkez bankalarının bu müdahelesi kötü gidişatı engelleyecek gibi görünmüyor.”
haber10
117 |



