|
|
|
İsrail'in, barış karşılığında Batı Şeria'nın "neredeyse tamamından" çekilmesi ve başkenti Kudüs'ü Filistinlilerle paylaşması gerektiğini söyledi. Ayrıca, Suriye'yle yapılacak barış görüşmelerinin ardından, İsrail'in Golan Tepeleri'ni bırakmaya hazır olması gerektiğini de ekledi. Yolsuzluk suçlamaları sebebiyle görevini bırakmak üzere olan Olmert'in bunları söylemek için bu kadar beklemiş olması bir hayli sinir bozucu. Bunları yapabilecek güç elindeyken bu fikirlerine uygun şekilde hareket etmemesi de gayet trajik. Yedit Ahronth gazetesiyle yaptığı veda mülakatında dile getirdiği bu sözler, daha önce hiçbir İsrailli liderin -en azından herkesin önünde- söylemeye cesaret edemediği nitelikte. Ayrıca, İran'ın nükleer programını İsrail'in tek başına yok etmesine yönelik önerileri de "megalomanyaklık" olarak nitelendirdi. Olmert'in, İsrail'in hem güvenliğinin hem de demografik varlığının iki devletli çözüme dayandığına dair inancı ile böylesi bir anlaşmaya varmak için yapmaya hazır olduğu şeyler arasında hep bir uçurum var oldu. Filistin Başkanı Mahmud Abbas da yeterli siyasî cesaret gösteremeyince, bir Amerikan girişimi olan Annapolis barış konferansından bu yana görüşmeler yapmakta olan iki lider pek az yol alabildi. Çözülmesi gereken birçok zorlu mesele olduğu kimseye sır değil.
İsrail'e kendini savunmasını mümkün kılan, Filistinlilere de iktisaden yaşayabilir birer devlet sağlayan kalıcı sınırların çizilmesi; her iki devletin de Kudüs'ü başkentleri olarak ilan etmesine imkan sağlayacak formülün bulunması ve yeni Filistin devletine dönecek olan mültecilerin yerleştirilmesi ve tazmin edilmesi. Ancak, Olmert, Batı Şeria'da Yahudi yerleşim birimlerinin kurulmasını tamamen dondurmak ve Filistin ekonomisini darboğaza sokan barikatların sayısını azaltmak gibi sıradan Filistinlilerin hayatlarını iyileştirerek onları barış yönünde motive edecek taktik önlemleri almak konusunda bile istekli değildi. Pek itibar edilir bir aracı olmasa da en hassas meseleleri masaya getirerek bir barış anlaşması için tek makul çözümü dillendirmesinden dolayı, Olmert alkışı hak ediyor. Olmert'in halefi olarak belirlenen Tzipi Livni, geçtiğimiz yıl içinde İsrail'in başmüzakerecisiydi. Bir koalisyon hükümeti kurmaya çalışırken çok samimiyet göstermesi pek ihtimal değilinde değil. Ama umarız ki Olmert'in dile getirdiği hakikatleri ciddiye alır. Ve umarız ki, kalıcı bir barış için yapılması gerekenleri yapmaya hazırdır.
haber10
117 |



