|
|
|
Halit Kakınç / Akşam
Kaf dağından Rusya gerçekğine
Kafkasya olayına hazırlıksız yakalandık. Rusya’nın gümrük duvarı da, Dışişleri’ni köşeye sıkıştırdı. Palavraları boşverin. Gelin, Türkiye’nin menfaatlerini tartışalım. Kafkasya’dan başlayalım. Etnik grupları körü körüne savunmak menfaatlerimize aykırıdır. Türkiye, barış argümanlarını sahip çıkmalı ve ayrım yapmamalıdır. Gürcü, Oset veya Abhaz - her kökenden, burada yaşayanların hepsi TC vatandaşıdır. 1810 ile 1920 arasında, söz konusu bölgeden Anadolu’ya 5 milyon insan göç etmiştir. Şaban Karataş’ın güzel bir sözü vardır: “Biz, Türkmen’in çadırına sığındık.” Bölgede kalıcı bir barış sağlanabilmesi için; azınlık ırkçılığının tahrikine kapılmadan, bölgesel şövenizme prim verilmemelidir. Kalıcı bir barış için Türk-Rus dostluğu da çok önemlidir. Osetler’inki tartışmalı, Abhazlar’ın yolu açık İki yeni ülkeye gelince: Güney Osetya’nın bağımsızlığı, tartışmalı bir durumdur. Rusya’ya bağlı Kuzey Osetya’nın nüfusu, Abhazya’nın ve Güney Osetya’nın 10 katıdır. Güney Osetler’in kuzeydeki kardeşlerimizle birleşeceğiz demesi, aslında Rusya’ya bağlanmak anlamına gelir. Abhazya ve Osetya’nın, Rusya ile askeri işbirliğine hazır olduklarını belirtmeleri ne demektir? İki ülkede de Rusya, üsler kuracaktır. Abhazya zaman içinde gerçekten bağımsız olabilir. Ama gerçek şudur ki, iki ülkenin bağımsızlığı da, Rusya’nın gövdesinde bir bağımsızlıktır. Gürcistan, Biz Rusya’nın değil, Türkiye’nin güney ucuyuz diyen Şverdnadze dönemi hariç, Gürcü şövenizme ve kilisese ırkçılığına kaymanın bedelini ödemektedir. Türkiye’nin tüm Kafkas halklarına yönelik uzun vadeli bir stratejiye ihtiyacı vardır. İki yeni ülke ile sivil toplum düzeyinde ve ticari açıdan ilişkiler geliştirilebilir. Bu durumun Gürcistan’ı rahatsız etmemesi gerekir. Medvedev... Yani Kod Adı: PUTİN! Tüzmen gürledi. Lavrov, Babacan’la poz verdi. Geçelim. Gerçek şudur: Türkiye, Montrö Kuralları’nı çiğnemiştir. Sorarlar adama: Çocuğa mama, yabancı savaş gemileri ile mi gönderilir? Rusya’nın cevabı, gümrük kapılarında Türk TIR’larını bekletmek olmuştur. Rusya’nın reaksiyonu, ekonomik değil, siyasidir. Türkiye’ye kızgındır. Bu, bilinen bir yöntemdir. Tarife dışı engel koyma, Avrupa’da ve ABD’de yaşanan bir şeydir. Amaç, gümrük vergileri konusunun parlamentoya gelip mesele çıkmasını önlemektir. Bulgaristan, bu konuda profesyoneldir. Bir ara Almanya, kamyonlar eski gerekçesi ile ihracatçıları ambalajları toplayıp geri götürmek zorunda bırakmıştır. Türkiye’nin Rusya’dan ithalatı, yaklaşık 23 milyar dolardır. 5 milyar dolarlık bir ihracatı vardır. 2-2.5 milyar dolar turizmden gelir. İnşaat sektörü de 1 milyar dolar kazanır. Açık konuşalım: Türkiye, Rusya’ya karşı ekonomik yaptırıma giremez. Çünkü girerse, biz kaybederiz. Yazıyı, son günlerde Rusya’da popüler olan bir espri ile bağlayalım: Vladimir İlyiç Ulyanof: KOD ADI: LENİN - Josef Vissarionoviç Cugaşvili: KOD ADI: STALİN - Dimitry Anatolyeviç Medvedev: KOD ADI: PUTİN! .117 |



