|
|
|
Erol Erdoğan / Milli Gazete Amaçsız eğitim ya da hedefsiz sefer
“Çocuk hele bi okusun, ileride bakarız” Okulların eli kulağında, ziller çaldı çalacak. Önce bu sene ilk defa okula başlayacak mini mini birler okul yolunu tutacak. Sonra ilkokulların ve liselerin hepsi eğitime başlayacak. En sonunda da üniversiteliler ders başı yapacaklar.
Çocuğunun eğitimini planlama noktasında iki ayrı aile tipi var. Birinci aile tipi: Eğitimle ilgili her aşamayı planlamaya çalışıyor, hedefler belirliyor, ona göre de çocuğuna yol çiziyor. İkinci tip aile ise, hiçbir şey planlamayıp “çocuk hele bi okusun, ileride bakarız” anlayışıyla hareket ediyor. “Çocuk hele bi okusun, ileride bakarız” tavrı, eğitim ve iş hayatıyla ilgili sıkıntıların doğurduğu çaresizliklerin etkisini yansıtmakla beraber, kişinin hayatı yorumlayışını da ortaya koymaktadır. Hâlbuki “amaçsızlık” içeren bu davranışın- sözün tevekkül ile bağdaşık bir yönü bulunmadığı da açıktır. Çünkü tevekkül, bir işe başlarken amacın kesin belli edilmesinden ve bu amaca ulaşmaya dair niyet ve azmin ortaya konulmasından sonraki bir hal’dir; bir anlamda sonuç almaya dönük dua ve çıkacak sonuca teslimiyet ilanıdır. Her işe başlarken niyet edilmesi ve bismillah denilmesi, amaçsız bir gayretin ve çalışmanın olmaması gerektiğini ortaya koyan en genel delillerdir. Amellerin niyete göre değer kazanması ve insanın kendi çalışmasından başka bir şeyin olmaması “ben öylesine çalışayım, Allah isterse beni hedefe ulaştırır, benim sorumluluğum çalışmakla biter” anlayışının yanlışlığını ortaya koymaktadır. Fıkıh kitaplarında “niyet” bahsinin ne kadar ince işlendiğini bilenler için, amaçsız bir işe başlamanın ve o amaca uygun bir çaba ortaya koymamanın yanlışlığını izah etmeye gerek yoktur. Dolayısıyla o kadar masraf ederek çocuğunu okula gönderen ailenin, “saldım çayıra” tarzında eğitim konusuna yaklaşması ve “Çocuk hele bi okusun, ileride bakarız” gibi amaçsız bir anlayışı benimsemesi kabul edilemez. Bu, zaten baştan hedefe ulaşmamayı kabullenmektir. Çocuğunu bu şekilde okullara gönderen bir ailenin yıllar sonra “ne yapalım, elimizden geleni yaptık, ama olmadı” gibi bir avuntuya düşme ihtimali de az değildir. Her aile ve tabii ki eğitim yoluna çıkan genç, bir ibadete başlar gibi eğitimle ilgili önce amacı belirlemeli, bu amaca uygun kararlar almalı, yolunu aşama aşama planlamalı ve niyetini yapıp sefere koyulmalıdır. Amaçsız, niyetsiz, plansız iş yapılmaz, eğitim ise hiç olmaz. .117 |



