SON DAKİKA
Anasayfa | Künye | Bizi Tanıyın | Sitene Ekle | Bize Ulaşın | Giriş Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle
    Gazete 1. Sayfaları
Yazı Karakteri Boyutu:
   
Atatürk Atatürkçü değildi
20 Temmuz 2008 Pazar 15:49
arte adında ve kültür ağırlıklı bir tv kanalı var. Almanya ve Fransa tarafından ortaklaşa işletilir. 17 Temmuz akşamı bu kanalın ana haber bülteninde, Atatürkçü Düşünce Derneği önderlerinden biri
 


 
Yağmur Atsız\Star
 
‘arte’ adında ve kültür ağırlıklı bir tv kanalı var. Almanya ve Fransa tarafından ortaklaşa işletilir. 17 Temmuz akşamı bu kanalın ana haber bülteninde, ‘Atatürkçü Düşünce Derneği’ önderlerinden biri ve ressam olarak takdîm edilen bir zát şu cümleyi sarfetdi:

‘Ben bu AKP iktidárındansa bir askerî dikta yönetimini tercîh ederim!’

73 milyonluk bir toplum içinde pek çok aklı başında insan gibi bir alay dangalak bulunması da normaldir. Başka toplumlarda da durum farklı değil. Ancak bu dangalaklardan biri, kendini Türkiye Cumhûriyeti’nin kurucusu olan şahsın düşüncelerine ‘muháfızlık’ eden bir kuruluşun ilerigeleni olarak lanse ediyor ve o sıfatıyla bir askerî dikta rejiminin borazanlığını yapıyorsa iş değişir. Çünki ‘Atatürkçü Düşünce Derneği’ , devletin ‘en yüksek’ mercîlerinden de málî destek alan bir örgüt. Daha geçen hafta, Bay Sezer’in Cumhurbaşkanlığı bütçesinden bunlara 100.000 YTL bağış yapdığı haberi basında yer aldı. Eğer Bay Sezer bu parayı, diyelim ki gönlünden 35 YTL kopan ‘İlhan Abi’ gibi, cebinden ödemiş bulunsaydı yine kimsenin bir diyeceği olmazdı. Ama habere göre öyle değil.

Şahıslarla değil durumlarla uğraşmayı daha doğru bulduğumdan meseleye esas yönünden yaklaşmayı deneyeceğim:

Önce şunu bilmeliyiz ki bugün kendilerine ‘Atatürkçü’ yáhut ‘Kemalist’ ünvanlarını uygun görenler, Yüce Önder’i ya hiç anlamamış olanlar ya da kasden anlamaz görünenlerdir. Çünki bir insan hem Atatürk’ün devlet felsefesine bağlı ve hem de askerî dikta rejimlerinden yana olamaz! Bu bir ‘oxymoron’dur, yáni bir araya gelmesi imkánsız iki kavramı bir araya getirmekdir. Siyah kırat gibi.

Atatürk ‘hákimiyet-i milliye’ prensibini kendine vazgeçilmez yol gösterici kabûl etmiş bir devlet adamıydı. Bu prensibe öylesine bağlıydı ki Yunan birliklerinin Polatlı’ya dayandıkları, yáni ülke geleceğinin pamuk ipliğine bağlı olduğu o hayat-memat ánında bile kumandayı bizzat ele almak için önce Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin kendisine ‘resmen’ bu görevi tevcîh etmesini şart koşmuşdu. Yáni millî irádenin! Hem ‘Atatürk’e bağlıyım.’ demek ve hem de ‘Askerî dikta yönetimi’ni seçimle işbaşına gelmiş meşrû bir hükûmete tercîh etmek, ahmaklığın da ötesinde Yüce Önder’e en ağır hakaaretdir! Atatürk sahtekárlığıdır! Atatürk bezirgánlığıdır! Bulanık suda balık avlama yüzsüzlüğüdür!

Atatürk ömrü boyunca, başda Enver olmak üzere, bütün askerî darbecilerden nefret etmişdir. Çünki o, ölüm döşeğinde yatarken bile hálá beş buçuk milyon kilometrekarelik toprağa sáhib olan ve ‘Düvel-i Muazzama’dan sayılan Osmanlı İmparatorluğu’nu o darbecilerin, o İttihadcı gürûhunun nasıl on yılda ve üstelik iki milyondan fazla şehid vererek batırdığını görmüşdü.

Daha sonra gelen bütün darbeci máceráperestlerin Kart Babası olan Enver, teğmenken sırf Zencî olduğu için tabur kumandanını bizzat öldürmüş, sonra Üçüncü Ordû-yu Hümáyûn Erkán-ı Harb (Kurmay) Başkanlığı’nda görevliyken eniştesi, yáni kızkardeşinin kocası, olan Miralay (Albay) Názım Bey’i katletdirmiş ve daha sonra bu iş için kullandığı Jandarma Mülázimi (Teğmeni) İsmáil Canbolat adlı rezîli Dáhiliye Názırı (İçişleri Bakanı) yapmış, ama daha evvel ‘Báb-ı Álî Baskını’ denilen o alçakça suikasdı planlamışdır. Sadáret (Başbakanlık) Binásı (bugünki Viláyet Binásı) merdivenlerinde, Harbiye Názırı (Savunma Bakanı) ve (Pádişah yerine) Başkumandan Vekîli Orgeneral Názım Paşa kendisine ‘Pezevenk, sen bana artık siyásetle uğraşmayacağına askerî námûsun üzerine yemîn etmedin mi?’ diye haykırınca tabancasını çekerek bu şerefli askerin üzerine ateş etmişdir. Paşa’yı şehîd eden mermi onun tabancasından mı başka bir alçak olan Yákub Cemil’inkinden mi çıkdı sorusu tam cevab bulmadıysa bile bunun zerre kadar önemi yokdur.

Ne demek istediğimi hálá anlamamış olanlar bir an için Binbaşı Enver yerine meselá bir muhayyel Binbaşı Erol’u ve Názım Paşa’nın yerine de Orgeneral Yaşar Büyükanıt’ı koysunlar!!!

Askerî dikta yönetimi özleyen ‘Atatürkçü’ Bedri Baykam öyle yabancı kanallarda ucuz kahramanlık edeceğine bunu yiğitse gelsin bir Türk kanalında, söz temsîli ‘Kanal 24’de söylesin!

Atatürk Atatürkçü matatürkçü değildi!
 
108
Bu haber toplam 2698 defa okunmuştur
Diğer Başlıklar

Ali Sami PALAZ
Köşe Bucak Dünya
Nevzat LALELİ
Mehmet Ali ÖZTÜRK
ozturk158@hotmail.com
Tüm Yazarlar
    Anket
    Son 15 yılın hükümetleri göz önüne alınsa olası yeni bir ekonomik krizden hangi çözümle çıkılabilir?
    Ak Parti bu işin üstesinden gelebilir
    Ak Parti Ekonominin başına K.Derviş'i Getirmeli
    Milli Görüşle (SP) çözülebilir
    Bu Ekonomi düzelmez
    Fikrim yok
    » Piyasalar
$ USD
1.4220
€ Euro
1.9340
IMKB
28.911
Altın
39.77
    ISTANBUL 08.10.2008
İmsak
-
5:35
Güneş
-
7:01
Öğle
-
12:59
İkindi
-
16:08
Akşam
-
18:44
Yatsı
-
20:03
Ana Sayfa | Künye | Bize Ulaşın | Giriş Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle |
anadoluweb© 2007-2008