SON DAKİKA
Anasayfa | Künye | Bizi Tanıyın | Sitene Ekle | Bize Ulaşın | Giriş Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle
    Gazete 1. Sayfaları
Yazı Karakteri Boyutu:
   
Genç nüfusumuz ne durumda?
20 Temmuz 2008 Pazar 08:39
Ülkemizin genç nüfusa sahip olduğu hepimizin bildiği bir gerçek. Devamlı yazılan ve söylenen, bu genç nüfusun aynı zamanda ülkenin büyük avantajlarından bir tanesi olduğu
 


 
Deniz Gökçe\Akşam
Ülkemizin genç nüfusa sahip olduğu hepimizin bildiği bir gerçek. Devamlı yazılan ve söylenen, bu genç nüfusun aynı zamanda ülkenin büyük avantajlarından bir tanesi olduğu. Bu avantajı Allah vergisi olarak görüp hiçbir yönlendirme yapmadan faydalanabilir miyiz? Yoksa bir şeyler yapmamız, bu dinamik özelliği doğru kullanabilmek için doğru yönlendirme yapmamız mı gerek? Birleşmiş Milletler örgütünün 2008 yılında yayınladığı “Türkiye’de Gençlik” raporu bu konuda oldukça yol gösterici. Bu raporda belirtilenlerin ve önerilerin pek çoğuna zaman zaman değinildiği oluyor. Ancak en büyük uluslararası kuruluşun yayınladığı bir raporun değişik bir ağırlığı olması kadar tabii bir şey olamaz.

Raporda yazılanların en önemli bölümlerini aktarıyoruz. Rapor, 12 değişik bölgede 15-24 yaş arasında 3.000 genç ile yapılan görüşmelerden sonra oluşturulmuş. ABD Başkanlarından Franklin D.Roosvelt’in şu sözleri ile başlıyor. “Gençlerimizin geleceğini her zaman inşa edemeyiz, ancak gençlerimizi gelecek için yetiştirebiliriz.”

2001 ekonomik krizinin ekonomiye olduğu kadar ülkenin sosyal dokusuna da zarar verdiğini biliyoruz. 2002 -2006 yıllarında sağlanan ortalama % 7,5 büyüme ülkede güçlü bir yatırım ve üretim artışı sağlamıştır. Bu dönem içerisinde işsizlik % 10 oranının üzerine çıkmamıştır. Avrupa Birliği üyeliği için yapılanlar ve diğer alanlardaki ilerlemelere karşın genelde sosyal alanda zayıf bir ilerleme kaydedilmiştir. Gerçekte ekonomik büyümenin devamlılığı toplumun tüm üyelerinin sosyal kapasitelerinin gelişmesine yakından etki eder.

Raporda ele alınan 15 - 24 yaş arasındaki genç nüfus 12,4 milyon kişiyi kapsamakta ve Türkiye nüfusunun % 17,6’sını oluşturmaktadır. Bu yaş grubunun % 30’u eğitim görmekte, % 30’u çalışmaktadır. Yaklaşık 5 milyon genç boş gezmekte, ne okula gitmekte ne de çalışmaktadır. Bunlardan 2,2 milyonu kadındır, 650.000 genç fiziksel engellidir, 300.000 genç tüm ümitleri kırılmış olarak iş aramaktan vaz geçmiştir, 22.000 genç sabıkalıdır. Bütün bu sayıların dışında sokaklarda yaşayan, toplumsal ilişkileri neredeyse hiç olmayan gençler araştırmalara dâhil bile olmamaktadır.

Ülkenin gelecekteki gelişmesinde belirleyici yer tutacak olan nüfus dilimi bu yaş dilimidir. Hedeflenen değişim toplumun bu bölümü tarafından gerçekleştirilecektir. Ancak geçmişteki birkaç on yıl içerisinde bu gençlerin toplum içindeki durumu şöyle özetlenebilir. Sosyal politikalarda ilerleme genel olarak çok zayıftır. Eğitim sistemi, özellikle de meslekî eğitim güncelleşememiş ve yeterince gelişememiştir. İletişim ve enformasyon teknolojisinin gelişmesi, modern yüksek teknolojide işyeri yaratılması gecikmiştir. Son yıllarda da, niteliksiz eğitim dolayısıyla, ciddi bir kargaşa oluşmuştur. Cinsiyet ayırımcılığı da genç kadınların yeterince gelişmesine engel olmuştur. 1980’li yıllara kadar demokrasinin belli aralıklarla kesintiye uğraması gençlerin sosyal ve siyasal katılımını olumsuz olarak etkilemiştir. Kurumlardaki hiyerarşik vesayet yapısı katılığını çok uzun süre devam ettirmiştir. Bütün bu olumsuzluklara rağmen belli eğitim alanlarında, yerel gençlik konseylerinde, engelli gençlerin desteklenmesinde, birkaç spor dalında ve AB değişim programlarında erişilen başarıları da göz ardı etmemek gerekir. Gene de Türkiye’nin hedefleri ve potansiyelinin, gerçekleşenlerle arasındaki mesafe çok büyüktür. Bütün bu aksaklıklardan sorumlu olan yalnızca devlet değildir. Sivil Toplum Örgütleri, bir ölçüde aileler, öğretmenler, özel sektör ve sendikaların da sorumluluklarını unutmamak gerekir.

Sonuç olarak Türkiye genç nüfusun kendine tanıdığı fırsatları pek kullanamamıştır. Fakat gene de 2040 yılına kadar devam edecek bir dizi olanağa sahiptir. Cumhuriyetin 100.yılı olan 2023 yılına kadar rekabet, yüksek istihdam, devamlı büyüme, kadın-erkek eşitliğinde erişilmesi amaçlanan hedefler için gençlerle ilgili daha etkin politikalar izlenmelidir. Bu politikalar nelerdir?

  • Türkiye’nin daha açık bir gençlik siyasetine ve gençliğe destek olan kurumlara gereksinimi vardır.
  • Geçlerin eğitim kalitesinin ve eğitim kurumlarının adedinin artırılmasına öncelik verilmelidir.
  • Gençlerin sağlık sorunları özellikle ele alınmalıdır.
  • Gençlerin istihdamı için özel bir strateji geliştirilmelidir,
  • Gençlerin tüm ülkede karar sürecine katılımını sağlamak gelişmeye büyük katkıda bulunacaktır.
  • 2023 yılı hedef alınarak gençlik için özel politikalar tayin edilmelidir
     
     
    108
  • Bu haber toplam 2682 defa okunmuştur
    Diğer Başlıklar

    Nevzat LALELİ
    Mehmet Ali ÖZTÜRK
    ozturk158@hotmail.com
    Ali Sami PALAZ
    Köşe Bucak Dünya
    Tüm Yazarlar
      Anket
      Son 15 yılın hükümetleri göz önüne alınsa olası yeni bir ekonomik krizden hangi çözümle çıkılabilir?
      Ak Parti bu işin üstesinden gelebilir
      Ak Parti Ekonominin başına K.Derviş'i Getirmeli
      Milli Görüşle (SP) çözülebilir
      Bu Ekonomi düzelmez
      Fikrim yok
      » Piyasalar
    $ USD
    1.3970
    € Euro
    1.8980
    IMKB
    28.961
    Altın
    37.35
      ISTANBUL 14.10.2008
    İmsak
    -
    5:41
    Güneş
    -
    7:08
    Öğle
    -
    12:57
    İkindi
    -
    16:01
    Akşam
    -
    18:35
    Yatsı
    -
    19:54
    Ana Sayfa | Künye | Bize Ulaşın | Giriş Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle |
    anadoluweb© 2007-2008