|
|
|
İsmail Müftüoğlu \ Milli Gazete
AKP siyaseten de olsa, sırat köprüsünden geçmenin hesapları içinde çırpınıp durmaktadır. Bir taraftan çöken ekonominin sorumluluğu altında inlerken, diğer taraftan icraatları ile meydana getirmiş olduğu manevi tahribatın sancısını çekmektedir. Dış politikadaki hezimetin ağırlığını da ilave edecek olursak, sırat köprüsünden geçmesinin son derece zor olduğu anlaşılmaktadır.
Bir müddet önce parti aleyhine açılmış olan kapatma davasının ağırlığı altında, çare reçeteleri yazmakla meşgul, diğer taraftan kendilerine baş ağrısı olan CHP’nin insafla kabili izah olmayan taşkınlıklarından da son derece yorgundur. MHP’nin milli meseleler karşısındaki lakaydi davranışları, bir başka kambur olarak, omuzlarını çökertmektedir. Bu iki partinin akıl almaz açıklamaları, grup konuşmaları her türlü tahrikin öncülüğünü yapmakta ve AKP’nin siyaseten yorulmasına sebebiyet vermektedir. Tüm bu ağırlıkların altında ezilen, dik duramayan AKP, sırat köprüsünden kolay geçemeyeceğini göstermektedir. Her gün siftahsız kapanan esnaf kepenklerinin gürültüleri AKP’ye şaşkınlık verirken, pazar yerlerinden yükselen pahalı, pahalı naraları AKP’lilerin asabının bozulmasına yetiyor, doğrusu. Henüz davaları açılmayan operasyonlar, Ergenekon tutuklamaları, ABD konsolosluk baskını ve polislerimizin şehit düşmesi siyasi şaşkınlık için yeter de artar. Ekonomik, siyasal ve sosyal darbelerden el aman demek, sırat köprüsünden geçmek için kafi değildir. Zira, sırat köprüsünden geçebilmek, insanın hayatı boyunca yaptıklarında hayrın fazla gelmesi ile mümkündür. Ama, Irak’ta, Afganistan’da, Filistin’de milyona varan Müslümanları katleden ABD ve İsrail’i stratejik ortak kabul edenlerin, sırat köprüsünü geçişleri öyle kolay olmayacaktır. Bahis konusu yerlerde can verenlerin yakınlarından yükselen ah sesleri, sırattan geçmenin kolay olmayacağını göstermektedir. AKP hükümetlerinde yer alan hemen hemen bütün kişilerin, bahis konusu yerlere gelmelerine vesile olan emektar hocalarının uğratıldığı haksızlığı kulak ardı ederek, haksızlığı def etme noktasında gerekli gayreti göstermemeleri, kul hakkı sebebiyle sırat köprüsünden geçme düşüncelerini hayalden ibaret kılmaktadır. AB uğruna temel hasletlerimizin heba edilmesinin vebali, manevi bataklığa imkan veren düzenlemeleri yapanların durumları son derece müşküldür. Bunların tamamının hülasası, ağırlığı AKP’nin omuzlarındadır. Dünyevi makam ve mevkiler için ve kısa bir ömür için, manevi mesuliyeti mucip işlere tevessül akıl karı olamaz. Bile bile ve umursamazcasına bir insan kendisine “yakıtı insanlar ve taşlardan olan Cehennem” yolculuğunu göze alamaz. Ama insanların basireti olmaz ve ferasetten de nasibi kalmaz ise, o başka. Yıllar yılı manevi eğitim veren Milli Görüş mekteplerinde okuyan ve maneviyatsız çözüm olmayacağı derslerinden not alanların, bilahare siyaseten yuvarlandıkları uçurumu gördükçe, onlar için üzülmekteyiz. Önemli derecede manevi sorumluluk taşıyan, mevki ve makam suiistimallerini görmemezlikten gelmek, başlı başına sırat köprüsünde tökezlemek için kafidir. Çeşitli çete operasyonları yapan ve yaptıranların bazı mahalli yönetimlerde ve bilhassa bazı belde belediyelerinde elan devam etmekte olan gizli pazarlık suiistimallerini takibe almamaları, işlemlere tevessül etmemeleri, manevi açıdan telafisi mümkün olmayan en büyük sorumluluktur. Zira, zahmetsiz para kazanıp, zenginleşen, haram paradan azgınlaşan bazı yöneticileri görmemezlikten gelmek, vicdanla kabili izah mıdır? Bir çırpıda milyar dolarlara varan rüşvetler ayyuka çıktığı halde, bunları geçiştirmek ve milleti çete operasyonları ile meşgul etmek, neyin nesidir, bilinmez. Şunu unutmamak gerekir ki, “herkes güttüğünden sorumludur.” Muhtar mahallesinden, şehremini belediyesinin tüm birimlerinden, başbakansa tüm Türkiye’den, ana ve baba evlatlarından, efendiler ve imamlar cemaatlerinden sorumludurlar. Netice-i kelam, sırat köprüsü, dünyada elde edilen ve harama dayalı zenginliklere güvenmekle, rüşvet vermek suretiyle geçilebilecek bir yer değildir. Herkes ve bilhassa AKP iktidarına öyle veya böyle dahil olanlar, o günün geleceğini göz ardı etmemelidir. Aksi hal, herkes gibi AKP’liler için de hüsran olur. 108 |



