SON DAKİKA
Anasayfa | Künye | Bizi Tanıyın | Sitene Ekle | Bize Ulaşın | Giriş Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle
    Gazete 1. Sayfaları
Yazı Karakteri Boyutu:
   
Tongüç; Fetih Ruhuna Muhtaçız
28 Mayıs 2008 Çarşamba 06:41
Bu sene fethin 555. yıldönümünü 31 Mayıs 2008 Cumartesi günü saat 17.00de Sakarya şehir stadında, onbinlerce gencimizin katılımıyla gerçekleştireceğiz. O günü sabırsızlıkla bekliyoruz.



İstanbul’un Fethi’nin 555. yıldönümünü 555 etkinlikle kutlayacak olan AGD Genel Başkanı İlyas Tongüç, emperyalizmin işgaller ve sömürülerle kan deryasına çevirdiği dünyanın, fetih sonrası tabloya muhtaç olduğunu ifade etti.
Tüm halkımız davetli
İstanbul’un fethi ile bir çağ kapanıp bir çağ açılmıştır. Hz. Peygamberimizin (sav) fethi müjdeleyici hadisini düşünecek olursak, bu milletin evlatlarının İslâm dünyası bakımından ne kadar önemli olduğunu ortaya koyuyor. Bu sene fethin  555. yıldönümünü 31 Mayıs 2008 Cumartesi günü saat 17.00’de Sakarya şehir stadında, onbinlerce gencimizin katılımıyla gerçekleştireceğiz. O günü sabırsızlıkla bekliyoruz. Bütün halkımızı, özellikle gençlerimizi oraya davet ediyoruz. 
Fetih ile işgalin farkı
“Fethin gerçekleşmesiyle ortaya çıkan tabloya bugün dünyanın ihtiyacı var. Fetih, açmak demektir, asla bir işgal olmamıştır. Fetih, gönüllerin, hakka, hakikate, adalete açılmasıdır. Bunun müşahhas ispatı ise, Fatih Sultan Muhammet Han’ın, Fetihten sonra Ayasofya’ya girdiğinde oraya sığınan binlerce insana vermiş olduğu emandır. Afganistan ve Irak işgalinde 1 milyon insanın katledilmesi fetih ile işgalin ne kadar ayrı şeyler olduğunu açıkça ortaya koyuyor.”
Çağ açıp çağ kapatan İstanbul’un Fethi’nin 555. yıldönümü, Anadolu Gençlik Derneği’nin organizasyonuyla muhteşem bir programla kutlanacak. Bu yıla özgü geniş kapsamlı bir etkinlik serisi düzenleyen AGD, ülke genelinde gerçekleştirilen 555 programı Sakarya’daki kutlamalarla taçlandırılacak.  AGD Genel Başkanı İlyas Tongüç ile kutlamaları, Fetih ruhunu ve bugün taşıdığı manayı konuştuk. İşte Tongüç’ün sorularımıza verdiği samimi cevaplar:
*İstanbul’un Fethi’nin 555. yıldönümünde AGD, büyük bir organizasyona imza atmaya hazırlanıyor. Hazırlıklar ne aşamada. Bu yıl ne tür faaliyetler olacak?
Öncelikle AGD, milletin bağrından çıkmış bir kuruluş olarak, iyinin, güzelin, faydalının, adil olanın hâkim olması için, milli ve manevi değerlere bağlı bir gençliğin yetişmesi Malazgirt’ten Kıbrıs barış harekâtına kadar birçok önemli değer manzumesi etrafında bir gençlik yetiştirme gayesiyle çalışıyor.  Fetih yıldönümü organizasyonunu, çalışmalarımızın zirvesi ve taçlandırılması olarak görüyoruz.  İstanbul’un fethi ile bir çağ kapanıp bir çağ açılmıştır. Hz. Peygamberimizin fethi müjdeleyici hadisini düşünecek olursak, bu milletin evlatlarının İslam dünyası bakımından ne kadar önemli olduğunu ortaya koyuyor.
Fetih ile İslam tarihinde; Hz. Peygamberimizin övgüsüne mazhar olan bir komutan ve asker profili ortaya konmuştur. Ve bu konuda bütün İslam âleminin önde gelenleri, bu şerefe nail olmak için gecelerini gündüzlere katıp, 28 defa İstanbul’u kuşatmışlardır. Ama bu, Sultan Fatih Hazretlerine nasip olmuştur. Bu yönüyle milletimiz için, gençlerimizin örnek alacağı çok önemli bir şahsiyettir. İnşallah, bu sene 555. yıldönümünü Türkiyemiz’in mümtaz şehirlerinden Sakarya’da 31 Mayıs 2008 Cumartesi günü saat 17.00’de şehir stadında, onbinlerce gencimizin katılımıyla gerçekleştireceğiz. Çok önem verdiğimiz bu programla ile ilgili tüm hazırlıklarımızı tamamladık. Bu sene Fethi, 555. yılında kutluyoruz. Bu özel rakam nedeniyle tarihe bir kayıt düşmek istedik ve 555. yılında 555 organizasyon yapmaya karar verdik. Ve Türkiyemiz’in dört bir tarafına yaygın olarak bulunan AGD şubelerimiz kanalıyla, 555 program planlandı. Şu anda birbiri ardına gerçekleştiriliyor. Sakarya’daki program, 555. program olarak taçlandırma töreni olacak. İnşallah hazırlıklarımızı tamamladık. O günü sabırsızlıkla bekliyoruz. Ve de bütün halkımızı, özellikle gençlerimizi oraya davet ediyoruz.
*Her yıl farklı ülkelerden önemli misafirler geliyor. Bu sene kimleri davet ettiniz?
Fetih hadisesi, bir dünya organizasyonudur. Özellikle İslam dünyası açısından önemli olduğunu ifade etmiştim. Bugün devlet arşivlerinde, kayıtlarında; 555 yıl önce fethin gerçekleşmesinden sonra İslam dünyasında bayramlar, kutlamalar yapıldığı, Peygamber Efendimizin bir mucizesi yerine geldi diye sevinildiği yazıyor.
Bu nedenle; devlet başkanları, yöneticileri, bürokratları, sivil toplum örgütü temsilcileri, gönüllü kuruluşlar düzeyinde, yurt içinden ve dışından çok yaygın bir davetli topluluğunun katılacağını şimdiden söylememiz mümkün.
555. yıldönümünde “555” etkinlik...
*İstanbul’un Fethi başka kuruluşlar tarafından da kutlanıyordu. Ama bu yıl biraz sönük geçiyor. AGD’den başka program yapan yok mu?
Fethin 500. yıldönümünün kutlandığı 1953 yılındaki hazırlıklara baktığımız zaman, devletin bütün kurum ve kuruluşları ile muhteşem bir kutlama programı yaptığına şahit oluyoruz.
Ama bugün dikkatimizi çeken bir hadise var. AGD olarak 555. yıldönümü nedeniyle 700’e yakın faaliyet gerçekleştirirken, özellikle devlet kuruluşlarımız ve belediyelerde bir hareketlenme yok.
555 önemli bir dönemdir. Yuvarlak veya böyle rakamlara gelindiğinde, farklı etkinlikler düzenlenir. Ama bunda hiçbir gayret görmüyoruz. Tabi bu üzücü bir hadise. Halbuki, okullarda paneller, seminerler, konferanslar düzenlenebilir; ‘Fethi bugün nasıl anlamalıyız’ konulu uluslar arası sempozyumlar yapılabilirdi.
555rakamı çok özel. Bu sene çok daha farklı ve muhteşem organizasyonlar olmasını beklerken, hiçbir program yapılmaması aklımıza birçok soru getiriyor. Acaba Avrupa Birliği ile ilişkilerimiz bozulur endişesiyle mi bundan vazgeçildi? AB için bundan sonra bu gibi milli değerlerimize ilişkin faaliyetlerden vazmıgeçeceğiz? Eğer bahane bu ise sırada hangi değerlerimiz var?
Avrupa birliği projesinin, bizim milletimizin değerleri ile alakası olmayan bir proje olmadığı gün geçtikte anlaşılıyor. Bunu sokaktaki vatandaşımız bile anlıyor. Avrupa Birliği’nin bir domates pazarı olmadığı anlaşılmıştır. AB’nin geleceğimizle, ülkemizle ilgili hiç de iyi planlar yapmadığı görüyoruz.
“Gençlerimiz şuurlandırılmalı”
*AGD gibi sivil toplum kuruluşları bu tür programlarla Fethin ruhunu yaşatmaya çalışıyor. Ama toplumda genel olarak söylediğiniz manada Fetih bilinci yok. Çevresinde olan biten haksızlık ve zulümlerden bi haber. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?
Fethi sadece sembolik olarak bir yerin veya toprak parçasının alınması ya da Osmanlıyı uzun süre meşgul eden bir engelin ortadan kaldırılmasının ötesinde düşünmek lazım. Çünkü Fatih’e baktığımız zaman; onun ilmini, heyecanını, gayretini görüyoruz.  Atını denize sürecek vukufiyeti göstermesi, bütün hazırlıkları en ince detayına kadar kendisinin yapması, Şahi topunu ilk defa kendisinin balistik hesaplar yaparak icat etmesi, buna bir toprak parçasının çok daha ötesinde bir önem verdiğini göstermektedir. Bugünkü gençlerimizin Fatih’in o zaman duyduğu heyecanın manasını bilmeye ihtiyacı var. Genç nesillerimiz, buradaki mananın gönülleri fethetmek olduğunu idrak etmeli ve ‘nerde akşam orda sabah’ anlayışının ötesindeki bu maneviyatın hazzını yaşamalı. Eğer çocuklarımızı, Fatih, Yavuz ve Kanuni gibi bu milletin ortaya koyduğu değerlerle tanıştıramazsak, onların manası ile buluşturamazsak, batıdan kültür, sinema ve müzik adı altında gelen akımların etkisine kapılacaktır. Bu tuzaklar çocuklarımızı, tanınmaz hale getirecektir. O zaman kimlik bunalımı denilen şey ortaya çıkacaktır. 
Bunun için ne yapıp edip, devletin bütün kurumları, sivil toplum kuruluşları, aileler ve okullar hep birlikte genç nesillerimize;  fikir şuurunun ne manaya geldiğini, Fethin toprak fethetmekten öte manalar taşıdığını ve bunun milletimizi ayakta tutan en önemli değerlerden olduğunu anlatması lazım.
-Ümitli misiniz bu konuda?
Efendim, bu millet bin yıldır bu topraklarda varlığını sürdürüyor. Birçok badireler atlatmıştır. Özellikle binli yıllarda Anadolu’ya yoğun bir haçlı seferi furyası başlamıştır. Milletimiz, 20 defa bu haçlı seferlerini göğsünde söndürmüştür. Manevi dinamizme sahip çıkarak, Yunus Emrelerin, Mevlanaların, Hacı Bektaşi Velilerin, maneviyat önderlerinin yapmış olduğu çalışmalar neticesinde halkımız Anadolu’da tutunmayı başarmıştır.
Fetih ile “İşgal” in farkı (!)
*Çağımızda Fethin önemi biraz daha arttı. Türkiye’de ve İslam dünyasının içinde bulunduğu durumu göz önüne alarak nasıl bir Fetih değerlendirmesi yapabilirsiniz?
Fetih, bugün hala canlılığı korumaktadır. Çünkü Fethin gerçekleşmesiyle ortaya çıkan tabloya bugün dünyanın ihtiyacı var. Fetih, açmak demektir asla bir işgal olmamıştır. Asla da olmayacaktır. Fetih, gönüllerin, hakka, hakikate, adalete açılmasıdır. Bunun müşahhas ispatı ise, Fatih Sultan Muhammet Han’ın, Fetihten sonra Ayasofya’ya girdiğinde oraya sığınan binlerce insana vermiş olduğu emandır. Fetih, orayı fetheden komutanın halk tarafından çiçeklerle karşılanması hadisesidir.
Daha sonra Balkanlarda yapılan seferlerde, mesela Bosna Ahitnamesi diye tarihe geçen metne baktığımızda, Fethin işgal hareketinden çok bir gönül hareketi, bir davayı anlatmak, yani doğuyu batıyı fethetmek değil, doğunun da batının da yüzünü hakka çevirmeye dönük bir adımın ilk aşaması olduğunu söylemek mümkündür.
*Batılıların bugün yaptıkları işgaller ile Fetih arasında çok büyük fark var. Fetih ile işgali ayıran özellikler nedir?
Çevremize baktığımız zaman Afganistan ve Irak işgalinde 1 milyon insan öldü. Ebu Gureyp’ten yükselen çığlıklar, hala arşı alayı titretiyor. Lübnan’a yapılan haksız saldırı, şimdi İran’a planlanan saldırıyla ilgili haberlerin yaygınlaşması fetih ile işgalin ne kadar ayrı şeyler olduğunun açıkça ortaya koyuyor. Batı, demokrasi ve insan hakları getireceğim yalanlarıyla işgal ettiği ülkelerde hala Müslümanları öldürmeye devam ediyor.
Ama bugün dünya, yaşanmaz hale gelmiştir. Yeniden fethin manasına ihtiyaç vardır. Çünkü işgaller böyle devam ettiği sürece, Allah muhafaza, sürekli büyüyen bu tehlikeli ateş çemberinin içinde kalırız.
_Milli Gazete
.103
Bu haber toplam 2768 defa okunmuştur
YORUMLAR (1) adet
    Bilal Akvardar
    Gönül Kapıları Açılıyor
    Hocanın Tabiri ile AGD Milli Görüşün önündeki engelleri Buldozer gibi yıktı.Bu fetih şöleniyle Türkiye'deki insanların gönül kapıları aralanıyor...
    28 Mayıs 2008 Çarşamba 19:56

Diğer Başlıklar

    » Piyasalar
$ USD
1.7050
€ Euro
2.1320
IMKB
21.207
Altın
40.15
Mehmet Ali ÖZTÜRK
ozturk158@hotmail.com
Nevzat LALELİ
Behçet BÜYÜKGÖKMEN
Ali Sami PALAZ
Köşe Bucak Dünya
Tüm Yazarlar
    ANKARA 20.11.2008
İmsak
-
5:02
Güneş
-
6:31
Öğle
-
11:41
İkindi
-
14:14
Akşam
-
16:39
Yatsı
-
18:01
Ana Sayfa | Künye | Bize Ulaşın | Giriş Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle |
anadoluweb© 2007-2008