SON DAKİKA
Anasayfa | Künye | Bizi Tanıyın | Sitene Ekle | Bize Ulaşın | Giriş Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle
    Gazete 1. Sayfaları
Yazı Karakteri Boyutu:
   
Din Hayattır
28 Nisan 2008 Pazartesi 06:30
Malum medyanın cinnet geçirircesine yaptığı yayınlar, toplumumuzu dinamitliyor



Din ile ilgili her konuya, kırmızı görmüş boğa gibi saldıran medyanın kendi milletinin değerlerine bu kadar yabancılaşması büyük tepki çekiyor. En büyük toplumsal dinamiğimiz olan dinin, bazı yayın organlarınca hedefe konması, ülkenin birliğine karşı en tehlikeli ve en ahmakça provokasyondur!

- Analiz Dosya - Ahmet Zeki Gayberi

Hıristiyanlık ve Yahudiliğe hoşgörü ile yaklaşan medyanın söz konusu İslam dini olunca hayatın ta kendisi olan dine saldırması, toplumsal barışı dinamitleyecek ağır bir provokasyon girişimi olarak yorumlanıyor. İslam diniyle ilgili her gelişmede kırmızı görmüş boğa gibi saldırıya geçen medya, son bir haftadır yaptığı yayınlarla yabancılaşmanın en uç örneklerini sergiliyor. Kendi halkının değerlerine düşmanlık edeceğim diye içinde “din” geçen her şeye saldıran medya, toplumun her kesiminin büyük tepkisini çekiyor.

Medya, namaz kılan insan görüntüsü gibi tamamen insani bir ihtiyaçtan kaynaklanan bazı zaruri görüntüleri bile 'Eyvah irtica geliyor' diyerek okuyucuya aktarmakta beis görmüyor. Ancak akademisyenler ve toplum bilimciler, Batı’da başlayan dine hakaret furyasının toplumsal sonuçlarının çok ağır olduğuna dikkat çekerek, sorumlu yayın yapılması uyarısında bulunuyor.

Milyarlarca insanın hayatın ve varoluşun anlamı olarak gördüğü inanç ve din konusunda medyamızın takındığı önyargılı refleks, Kutlu Doğum haftası ile ayyuka çıktı. Medya bugünle ilgili küçücük bir mesajı veya 23 Nisan kutlamalarında çocukların, Kurtuluş Savaşı’nda namaz kılan askerlerimizi canlandırmaları, medyada neden tehlike olarak algılanıp “dinci yaşam dayatılıyor” başlığıyla verdi.

Asıl soru, annelerin çocuklarını, evlatların annelerini öldürdüğü, intihar ve cinnet haberlerinin rutinleştiği iletişim çağında dinin, bu manevi çözülme ve değer kaybına karşı toplumsal sorunlar için önemli bir dinamik olduğunu bilerek mi bu yayınlar yapılıyor yoksa bilmeden mi?

- Kutlu Doğum takıntısı

Parti kapatma davalarında iddianame gerekçesi olan, sanal muhtıralarda örnek verilen Kutlu Doğum Haftası kutlamaları, 20 yıldır Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından kutlanıyor. Peygamber Efendimiz’in (SAV) dünyaya teşrifi aslında tüm dünyada Müslümanlar tarafından çeşitli etkinliklerle kutlanıyor. Ülkemizde de Diyanet İşleri Başkanlığı tam 20 yıldır bu kutlamaları yurt genelinde organize ediyor.

Futboldaki şiddeti, maçlarda yaşanan çatışma ve ölümlere varan olayları Kutlu Doğum Haftası’nda olmamız vesilesiyle en aza indirmek gayesiyle bir futbolcunun ağzından çıkan barışçı bir söz bile medya tarafından “irtica ayaklanması” gibi gösterilerek linç kampanyasına dönüştürüldü.

- Hakan Şükür’e linç kampanyası

Özellikle Doğan Medya Grubu’nun başını çektiği bu saldırı ve linç kampanyasında, Türk Milli Takımı’nın ve Galatasaray’ın milli futbolcusu Hakan Şükür, hedef oldu. Geçtiğimiz yıl oynanan derbi maçlarda çıkan olaylara işaret eden Hakan Şükür’ün dün akşam oynanan Galatasaray-Fenerbahçe Derbi’sini kastederek, "Kutlu Doğum'a yakışır bir derbi olsun. Taraftarlar stada güllerle gelsin, hoşgörü elden bırakılmasın" bazılarının din düşmanlığını kabartmaya yetti.

Sivassporlu Musevi futbolcu Balili’nin inançları nedeniyle Cumartesi sahaya çıkmama prensibine, Hıristiyan futbolcuların maçta İstavroz çıkarmasına, Fenerbahçe’nin Sırp futbolcusu Kezman’ın gol sonrası sözde Hz. İsa ikonlu tişörtünü göstermesine ses çıkarmayan medya, nedense Hakan’ın Fair-play adına çok güzel bu çağrısına şiddetle tepki gösterdi. Hakan’ın ne irticacı olması kaldı ne de Peygamber'in adını ağzına alarak dini futbola alet etmesi!

Aynı medya, Real Madrid'li futbolcuların, Papa 2. Jean Paul'ü ziyaret etmesini ise İspanya'da kilise ile sporun bağları şeklinde değerlendirilmişti. Diyanet İşleri Başkanlığı’nın, 20 yıldır kutladığı 'Kutlu Doğum Haftası'nın 2006 yılındaki kutlamaları esnasında da Galatasaraylı taraftarlar, tribünlere 'Canlar sana feda olsun Ya Hz. Muhammed' pankartı asarak Peygamber efendimize sevgisini göstermişti.

- Medyanın Namaz Alerjisi

Daha önce, “Akmerkez’de namaz”, “Lisede namaz skandalı” ve “Boğaz Köprüsü’nde namaz” gibi asparagas haberlerle namaz alerjisini açıkça gösteren medya, geçtiğimiz hafta da ilkokul öğrencilerinin Kurtuluş Savaşı müsamerelerini diline doladı. Bu kez olay, İstanbul Kartal’daki bir ilköğretim okulunda yapılan 23 Nisan kutlamaları müsameresinde, minik çocukların Çanakkale Savaşı’nda askerlerimizin toplu halde namaz kılmasını temsili olarak canlandırmalarıydı. Okul müdürünün ve yöneticilerinin hedef gösterildiği bu çarpıtma haber de, “İlkokul öğrencilerine namaz kıldırdılar” şeklinde oldu. Medyanın adeta savaş açtığı bir tiyatro oyunundaki küçük bir sahne, vatandaşların “Velev ki gerçekten namaz kılsalar n’olur?” sorularına ve tepkisine neden oldu.

Namaz’a saldıranlar Atatürk’e kulak versin:

Evvela 5 vakit namaz!

Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Adana'dan Kuvva-i Milliye birliklerine “Evvela beş vakit namaz” yazılı emir belgesi, sözde Atatürkçü geçinen medyaya verilmiş en güzel cevap. Atatürk’ün, "Bir gaza ettik ki hoşnut eyledik Peygamberi" yazılı olan ve göğsünde madalyalar olduğu halde çektirdiği fotoğrafın yer aldığı emir belgesinde, Fransızlara karşı çarpışan Kuvva-i Milliye birliklerine “evvela 5 vakit namaz” kılmalarını telkin ediyor.

- Bu haberler yalan!

Özellikle Cumhuriyet gazetesi ile Doğan Grubu'na bağlı gazete ve televizyonlar, İslam dinine ait namaz, abdest, hac gibi ibadetleri “skandal” haber olarak yansıtmaya büyük gayret ediyor. Bu olumsuz üslubun toplumsal barışı zedeleyecek kadar kışkırtıcı olması ise “işin arkasında daha büyük senaryolar mı var?” sorularına neden olacak cinsten.

- 2001 yılında Bağcılar Lisesi'nin bodrumundaki bir odanın mescit haline getirildiğini iddia eden Hürriyet gazetesi, öğrencilere ders saatlerinde zorla namaz kıldırıldığını iddia etmiş ve olay daha sonra yalanlanmıştı.

- Doğan Grubu'nun haber ajansı DHA’nın “Ak Merkez'de namaz” haberinde namaz kılan çiftin, daha sonra kamera kayıtlarının incelenmesi üzerine Arap turist çift olduğu ortaya çıkmıştı.

- 'Namaz Molası' haberi de 2007’nin sansasyonel haberlerindendi. Samsun Terme'den İstanbul'a gelen Metro Turizm'e ait otobüsün yolcuları arasında namaz yüzünden tartışma çıktığı iddia edilen Hürriyet’in haberi bizzat otobüsün şoförü tarafından yalanlanmıştı.

- Geçen yıl Milliyet Gazetesi'nin bir haberinde de, Amasya Anadolu Kız Meslek Lisesi ve liseye bağlı yurtta dini baskı uygulandığını ve bu yüzden 4 kız öğrencinin okuldan kayıtlarını aldırdığı yazılmıştı. Haberin yalan olduğu kızlardan 3'ünün hiç yurtta kalmadığı anlaşıldı.

Spor yazarı Kemal Belgin:

İstavroz çıkaranı alkışlıyorlar!

“Ülke için çok şeyini vermiş, ülkesinin bayrağını uluslararası arenada en mükemmel biçimde temsil etmiş, aile reisliğinin tam örneği, ülke futbolunda kırılmadık rekor bırakmamış, Galatasaray takımının en ciddi ekonomik sıkıntılar çektiği dönemde cebinden arkadaşlarına takviye yapmış, basının çirkin yüzleriyle hiç de çirkin ilişkilere girmemiş, kimseyi televizyon veya gazetelere haber uçursun diye kullanmamış bir kişilik, bir profesyonel futbolcu; Hakan Şükür. Ve yüzde doksan beşi Müslüman olan bir ülkede yaşayan bir Müslüman Türk olarak, Kutlu Doğum Haftası ile ilgili açıklama yaparken, hayati derbiye dostluk, kardeşlik taşınması yolunda aracı olan Hakan Şükür, medyanın hedef noktası haline gelirken, Galatasaray Kulübü'nün çok kültürlü kısmından da tepki görüyor. Ama, ayakta duracak hali olmayan ve bunun sebebi de gece kuşluğu olanlar için tek kelime yok.  Alex, maç başlamadan çömelip istavroz çıkartırsa, o alkışlanmalı.  Balili, dini bayramını öne sürerek oynamayı reddederse, aferin ona, ne ilkeli adam damgası!”

Yazar Abdullah Yıldız:

İslami hayatı ortadan kaldırmak istiyorlar!

“Dinin hayatın bütün alanlarından uzak tutulmasını istiyorlar. Sosyal yaşamdan, eğitimden, kamusal alandan, sokaktan, spordan kısacası dinin, hayatın içinden çekilmesini istiyorlar. Örneğin, milli futbolcu Hakan Şükür’ün sözleri, çok masumane ve birleştirici olmasına rağmen, medyanın bazı kesiminden büyük tepki gördü. Namaz konusundaki haberlerde de aynı dışlayıcı bakış açısına rastlıyoruz. Halbuki namaz, İslami hayat tarzının günlük yaşamda en sık kullanılan ritüellerindendir. Hac ibadeti ömürde bir kez yapılır ama namaz günde 5 vakit kılınıyor. Namazı hedefe koyuyorsanız, İslami hayatı bütün yönleriyle ortadan kaldırmak istiyorsunuz demektir!”  

Zaman Yazarı Nedim Hazar:

Pervasızca bir inanç düşmanlığı!

"Türkiye Cumhuriyeti tarihinin hiçbir döneminde bu kadar aleni ve pervasızca inanç düşmanlığı yapıldığı, din hakkında ileri-geri, bilip-bilmeden atılıp tutulduğu dönem olmamıştır. Daha düne kadar 'ne münasebet canım, iftiradır, inançlı insanlara baskı yapılmıyor' diye üfürenlerin gerçek yüzleri en basit bir inanç özgürlüğü talebinde 'yakarız ulan bu gezegeni' dercesine gözlerinin dönmesiyle meydana çıktı. Neymiş efendim, Hakan Şükür yaklaşan derbi öncesi 'Kutlu Doğum Haftası'na yakışır bir maç olsun, seyirciler maça güllerle gelsinler' demiş. Andıç Medyası basuruna mı, nasırına mı basılmış gibi haykırıyor: Vay efendim futbol ile ibadet arasında nasıl bir ilişki olabilirmiş? Bir insanın peygamberini, velev ki bu sevgi peygamberi olan kendi Peygamberimiz ise anması kadar normal, hatta övünülecek bir davranış olamaz. Bu ayıp değildir, suç değildir.”
 
_Milli Gazete
.103
Bu haber toplam 683 defa okunmuştur
Diğer Başlıklar

    » Piyasalar
$ USD
1.5540
€ Euro
1.9780
IMKB
24.671
Altın
38.58
Nevzat LALELİ
Mehmet Ali ÖZTÜRK
Ali Sami PALAZ
Köşe Bucak Dünya
Behçet BÜYÜKGÖKMEN
Tüm Yazarlar
    Anket
    Yerel seçimler de hangi partiye oy vereceksiniz?
    AK Parti
    BBP
    CHP
    DP
    DSP
    DTP
    MHP
    SP
    ANKARA 05.12.2008
İmsak
-
5:17
Güneş
-
6:48
Öğle
-
11:46
İkindi
-
14:10
Akşam
-
16:32
Yatsı
-
17:57
Ana Sayfa | Künye | Bize Ulaşın | Giriş Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle |
anadoluweb© 2007-2008