SON DAKİKA
Anasayfa | Künye | Bizi Tanıyın | Sitene Ekle | Bize Ulaşın | Giriş Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle
    Gazete 1. Sayfaları
Yazı Karakteri Boyutu:
   
Zaman'ın buzdolabı Önerisi
17 Ağustos 2008 Pazar 22:52
Zaman Gazetesi yazarı Hüseyin Gülerce hükümete başörtüsü ve katsayıyı buzdolabına kaldırmasını önerdi... Hem de Hayrettin Karaman Hoca'nın "altın değerindeki" görüşlerini yedeğine alarak...



 
Müslümanların bütün taleplerini buzdolabına kaldırın
 
Zaman Gazetesi yazarı Hüseyin Gülerce hükümete başörtüsü ve katsayıyı buzdolabına kaldırmasını önerdi... Hem de Hayrettin Karaman Hoca'nın "altın değerindeki" görüşlerini yedeğine alarak... Anlaşılan yine Müslümanların talebi "bir başka bahara" kalacak...
 
 İşte o köşe yazısı:
 
Yeni dönemde AK Parti ve dindarlar
AK Parti'nin kapatılmayışı, her kesime, Türkiye'nin gerçeklerini yeniden doğru okuma ikazı yaptı. Asıl tesirini de, şuurlu dindar kitlede hissettiriyor. Bu hissiyatı değerlendirmeden önce, bunda etkili olan tespitleri hatırlatayım.

Bölgemizdeki gaileler de gösteriyor ki, iktidar partisinin Anayasa Mahkemesi tarafından kapatılması halinde, koskoca ülke tam anlamıyla bir kaosun içerisine sürüklenecekti. Dış politikada içine düşeceğimiz zaafın yanında, bozulan siyasî istikrar, ekonomiyi de olumsuz etkileyecekti. Bundan en fazla da, dar gelirli büyük kitle zarar görecek, mağdur olacaktı. Ayrıca Ergenekon davası, ciddi bir örtbas edilme zemini yakalayacaktı. Bürokratik vesayet, sivil irade üzerinde yeni hamle fırsatları bulacaktı. Siyasetçiler boy hedefi haline getirilecek, geçmiş iktidar dönemlerindeki güçlerini özleyen medya patronları, bir defa daha güç odaklarına yaslanarak, memleketi yönetmeye kalkışacaktı. Çok şükür bunların hiçbiri olmadı.

AK Parti, daha önceki sağ iktidarlara benzemiyor. Birbiriyle daha iyi anlaşmış, güven unsuru daha bir kuvvetli, birbirini epey zamandır tanıyan, ekip ruhu bulunan bir siyasî parti iktidarı bu. Ortada, pazarlıklarla kilitlenen merkez sağın veya merkezin oluşturduğu bir koalisyon da yok. İstikrar adına, bu iktidarın devamı, aldığı oydan daha fazlasını işaret eden bir kamuoyu tarafından arzu ediliyor. Şahsen ben, önümüzdeki yerel seçim sonuçlarının, bunu doğrulayacağına inanıyorum.

Dindar kitlenin hissiyatındaki değişikliğe gelince. Sayın Başbakan, dışarıda "velev ki siyasî simge olsun" diyerek üniversitelerde başörtüsü konusunu gündeme getirdiğinde, sanki birbirleriyle haberleşmiş gibi, çok kişiden "galiba doğru yapmadı" lafını duydum. Ancak MHP'nin de hızlı hamlesiyle ve konunun, köklü Anayasa değişikliklerinden ayrı olarak aniden Meclis'e taşınmasıyla bu "doğru olmadı" lafı yüksek sesle söylenemedi. Zira "işte fırsat, problem çözülüyor, gün bugün, herkes destek vermeli" havası, adeta hepimizi tutsak aldı.

Şimdi Anayasa Mahkemesi'nin kararından sonra bu tutsak olma psikolojisi dağılıyor. Meselâ başta imam hatip camiası olmak üzere, şuurlu dindar kitle üzerinde manevî bir ağırlığı bulunan, tespitlerine ve değerlendirmelerine büyük önem verilen ve ülkemizin gerçekten kanaat önderlerinden olan Sayın Prof. Dr. Hayrettin Karaman, geçtiğimiz günlerde Yeni Şafak gazetesinde çok önemli bir yazı yazdı. Söze şöyle girdi:

"Ülkenin neredeyse bir felaketin eşiğinden döndüğünü de ifade eden demokratlar, milletini ve ülkesini daha ziyade sevenler, bu yeni dönemde iktidarın ne yapması gerektiği konusunda, birbirine oldukça yakın tavsiyelerde bulunuyorlar."

Karaman Hoca'nın kendisinin de katıldığı dört tavsiyeden ikincisi şöyle:

"İyi niyetle ve halkın büyük çoğunluğunun talebi yönünde de olsa başörtüsü meselesinin, anayasanın bütünüyle değişmesine kadar ertelenmeyip, bir partinin de haydalaması yüzünden erken ele alınması, bir yanlış örneğidir. Bu tür yanlışlara düşmemeli, toplumu geren, savaşçı muhalefetin eline fırsat veren söz, davranış ve teşebbüslerden vazgeçmelidir. Katsayı, başörtüsü, din dersi gibi -muhalefet tarafından- çığırından çıkarılmış meseleleri buzdolabına kaldırmalı ve çözümünü genel normalleşmeye bırakmalıdır." (3 Ağustos 2008) Ülkemizin temel problemlerini, toplumsal bir mutabakatla çözme adına bu tavsiye altın kıymetindedir. Dindar insanların niyetinin bağcıyı dövmek değil, hep birlikte üzüm yemek olduğu, en samimi şekilde ifade edilmektedir.

Böyle düşünmek; ferdî hak ve hürriyetlerden, daha engin, olgun ve ileri bir demokrasi talebinden vazgeçmek anlamına da gelmiyor. Tam tersine, teenni, sağduyu ve ortak akılla gerçekleşecek, AB üyelik süreci ile tahkim edilecek bir normalleşme sürecine duyulan ihtiyacı hatırlatıyoruz.
 
Hüseyin Gülerce-Zaman
Bu haber toplam 4801 defa okunmuştur
YORUMLAR (11) adet
    Necmeddin Fazil ERSOY
    EL İNSAF
    Tayyip'in Kadın-Erkek Genç ve Cesur Amerikan askerlerinin az kayıpla dönmeleri için yapılan dua ile geliş neticesinde KÜRDİSTAN Kurulmuş ve askerleri için dua ettiği Amerika, KÜRDİSTAN'ı desteklediğini açıklamış. Sayın Gülerce, Anayasa Mahkemesi,'nden kapatma kararı çıksaydı, Dış Politikamız zaafa uğrardı diyor. Bu olay, Zaaf değil de ŞEREF midir acaba? ERGENEKON, Örtbas edilecekmiş. Kapatma kararı çıkmayınca, Ergenekon değil ama, Ergenekon'a konu olan Tayyip-Ağar arasında ceeyan eden 60 MİLYON, Örtbas edilmek üzere. AKP İktidarı her yönüyle dökülüyorken, Gülerce, neyin peşinde???
    21 Ağustos 2008 Perşembe 14:21

    ali konya
    ne beklenirki
    kedi okullarının kurtulması için imam hatiplerin kapanmsını byık altı gülücüklerle karşılayan samancılardan ne beklenebilir.ALLAHa nasıl nasıl hesap verecekler merak ediyorum.yeterki para gelsin,okulları kurtulsun dershaneleri para bassın.tamam onlar için islam bu.inanın hakaret için söylemiyorum acı gerçek bu.Allah ıslah etsin
    19 Ağustos 2008 Salı 13:39

    selahattindemirkale
    ALLAH INSANDAN AR VE HAYAYI ALMASIN
    Bu sahis diyalok diye gavurcuklar icin can atarken.saadetlilerden bahs etmeye degmez diyecek kadar kaliteli.hakimiyet ALLAHINDIR.size ihtiyac yoktur.slm
    19 Ağustos 2008 Salı 11:44

    serdar koral
    Zaman gazetesi bunu hep yapıyor
    yahu arkadaşlar bu zaman gazetesini alıp okumayın evinize dahi sokmayın ya ne tehlike böyle bizden görünüp bizi vuruyor
    19 Ağustos 2008 Salı 08:47

    Mustafa ZUGUL
    İKTİDAR
    Herhangi bir Ülkede bir İktidarın varlık sebebi, o ülke sorunlarını çözmek için olmasına rağmen, bu güne kadar Ülkemiz'de eline kalemi alan hiçbir kimsenin, "AKP, bu Ülke'de falanca sorunu çözdü." dediğivaki değildir. Ammaaa, eline kalemi alan herkes, mevcut sorunların varlıklarını çok önemli ve de özel bahanelerle önce mükemmel bir şekilde makul göstermeye çalışmışlar, sonra da o sorunların bekletilmesini, çözülmesi için acele edilmemesini salık vermişlerdir. Bu da onlardan birisidir. Mademki Türkiyem'in sorunları çözülmeyip bekleyecekti, İKTİDARA ne gerek vardı?
    18 Ağustos 2008 Pazartesi 22:34



Diğer Başlıklar

    » Piyasalar
$ USD
1.6770
€ Euro
2.0980
IMKB
21.966
Altın
41.63
Zahid KUTUB
Abdullah Kuşlu
Mehmet Ali ÖZTÜRK
ozturk158@hotmail.com
Nevzat LALELİ
Behçet BÜYÜKGÖKMEN
Ali Sami PALAZ
Köşe Bucak Dünya
Tüm Yazarlar
    ANKARA 21.11.2008
İmsak
-
5:04
Güneş
-
6:33
Öğle
-
11:42
İkindi
-
14:13
Akşam
-
16:37
Yatsı
-
18:00
Ana Sayfa | Künye | Bize Ulaşın | Giriş Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle |
anadoluweb© 2007-2008