|
|
|
İNSAN YÜREĞİ
Öyle bir yürek taşır ki insan, koskoca dünyada hiç bir teknoloji üretemez onun bir benzerini. Öylesine geniş öylesine, uçsuz bucaksızdır ki, bütün dünyanın derdini, sevincini, sıkıntısını sığdırır içine. Sevdiklerinin sevincine ortak olur, üzüntüsünde ise kahrolur. Ama sevmediğimi birilerini ne yaparsan yap kar etmez. Engin denizler gibi coşar bazen, bazen çağlayanlar gibi çağlar. İnsana huzur veren durgun bir dere olur bazen, bazen coşkun bir sel. Bilemezsin az sonra ne olacağını... Ama Rabbimin ve Resulünün sevgisiyle dolarsa eğer, mutmain olur doyuma ulaşır. Ne dünyanın sıkıntısı , ne insanların eziyeti kar etmez ona. Çünkü sevdiği-güvendiği; engin rahmet sahibi olan, Rahman ve Rahim olan, Malik'ül Mülk olan, Malik'i Yevm-iddin olan yüce Yaratandır. Önderi, imamı ise Nebiler Nebisi, Alemlere Rahmet olarak gönderilen, Güzeller güzeli Rasulüllah (sav)'dir. Daha ne ister daha ne bekler. Fakat dünya sevgisi doldurur, dünya hırsı kaplarsa o yüreği; Bir vadi dolusu altını olsa bir ikincisini ister... Böyle buyurur O Kutlu Nebi. Daha da korkuncunu bildirir Rabbim; Bir dünya dolusu malı olsa, ikincisini ister. Yani mal hırsı, dünya hırsı doyumsuzdur. Ne korkunç, ne hazin bir durum Ya Rabbi... Rabbim en güzel nimet olarak akıl vermiştir bizlere, Doğruyu-yanlışı, iyiyi-kötüyü ayırt edelim diye. Bizleri yolunda olmaya, rızana uygun yaşamaya, Resulünün sancağı altında toplanmaya MUKTEDİR KIL YA RABBİ... Mehmet Ali KARABACAK .117 |



