|
Haber Merkezi
Saadet Partisi (SP) Konya İl Teşkilatı, ‘Temmuz Ayı Genişletilmiş İl Divan Toplantısı’ parti il binasında çok sayıda partilinin katılımıyla gerçekleşti. Toplantıda konuşan SP Konya İl Başkanı Veli Tolu, darbelerin dış güçlerin desteğiyle yapıldığını vurgulayarak, darbeye karşı çıkanların dış güçlere de karşı çıkması gerektiğini savundu. Tolu, darbe karşıtı eylemler düzenleyen Ortak Akıl Hareketi’ni de sert bir dille eleştirdi. “Afişlerinize Zalim Amerika’ya, İşgalci İsrail’e karşıyız diye de yazın!”
İşte Saadet Partisi Konya İl Başkanı Av. Veli Tolu'nun basına açık bölümde söyledikleri...
Bu gün bizim için iki ayrı anlam taşımaktadır. Bundan tam 34 yıl önce milletine âşık bir adam çıktı ve Kıbrıs’ta yaşanmakta olan katliamlara son verecek bir süreç başlattı. 1974 yılında başlatılan barış harekâtı, hakkın batıla, imanın silaha nasıl galip gelebileceğinin en önemli misallerinden biridir. Kıbrıs barış harekâtı Cumhuriyet kurulduktan sonra kazandığımız tek askeri zaferimizdir. Ancak bu askeri zafer bir türlü siyasi zaferle taçlandırılamamış ve bizim dışımızdaki herkes ver kurtul politikası izlemiştir. İşte bu hükümetin iktidara geldiği günden bu yana izlediği politikada bundan farklı değildir. Reel politik yalanı altında sürekli aldatılan ada halkı en son Annan planı ile kandırılmıştır. Ancak geldiğimiz noktada ada bir amerikan üssü haline gelmiştir. Bütün bu gelişmeler göstermektedir ki; Kıbrıs’ta nihai bir çözümün gerçekleşebilmesi için iki ayrı devletin tanıtılmasından başka çare yoktur. Bunu başaracak tek bir siyasi hareket vardır oda Saadet Partisidir. Bu vesileyle Kıbrıs barış harekâtında şehit olan asker ve sivillerimizi rahmetle anar, gazilerimizi sağlıklı ve uzun ömürler dileriz. Muhterem arkadaşlar bu günün ikinci anlamı ise Saadet partimizin kuruluşunun 7. yılına denk gelmesidir. Saadet Partimiz yine milli görüş misyonundan aldığı güçle, bağımsız bir ekonomi, bağımsız bir dış politika ve inançlara saygılı bir yönetim iddiasını, yani yaşanabilir bir Türkiye, yeniden büyük Türkiye, yeni bir dünya iddiasını sürdürebilen tek siyasi harekettir. İşte bunun içindir ki; saadet partimiz bu güne kadar dile getirdiği bütün iddialarında haklı çıkmıştır. İşte bunun içindir ki; saadet partimiz ne yaptığını bilen idraki sağlam, feraset sahibi insanların bulunduğu bir teşkilattır. İşte bunun en büyük örneklerinden birisine de son günlerde şahit olmaktayız. Nedir bu? Hepimizin bildiği gibi uzun bir süreden beri Türkiye’nin gündeminde iktidar partisine açılmış bir kapatma davası var. Saadet partimiz gerek demokrasi açısından ve gerekse inandığı değerler açısından bu kapatma davasına en başından bu yana karşı çıkmıştır. Her zaman söylediğimiz gibi bir kez daha tekrar etmek gerekirse; Saadet partisi olarak teröre bulaşmamış ve terörü övmemiş hiçbir siyasi partinin kapatılmasını tasvip etmeyiz ve kabullenmeyiz. Bunu bütün Türkiye artık böyle bilmelidir. Ancak bütün bunların yanında bir takım insanların sırf hükümete yardakçılık yapmak adına Türkiye’nin her yerine afişler asarak başlattıkları ortak akıl tutulması hareketini de kabullenmemiz ve tasvip etmemiz mümkün değildir. Çünkü başlatılan bu hareketin sözcüleri gittiği her yerde son olayları sanki hep hükümetin başarılanı gölgelemek isteyenlerin çıkardıklarını söyleyerek yaşanmakta olan ekonomik krize kılıf aramaktadır. Şimdi bu ortak akıl tutulması peşinde koşanlara sormak lazım. Sizin ekonomik gelişme dediğiniz bir ailenin borçlarının son dört yılda 7 kat artması mıdır? Sizin zenginleşme dediğiniz; 2003 yılında ailelerin bankalara borcu 13 milyar ytl iken, 2007 yılında 100 milyar YTL ye çıkması mıdır? Sizin istikrar dediğiniz; milletimizin her yıl biraz daha fakirleşmesi midir? Sizin büyüme dediğiniz 2008 de faize ödeyeceğimiz 60 katrilyon Türk lirası mıdır? Sizin gelişme dediğiniz bankaların insafına terk edilmiş çiftçi ve sanayicilerimizin haciz altında inlemesi midir? Yoksa siz bizim de bilmediğimiz başka bir dünyada mı yaşıyorsunuz. Yoksa sizde milleti sömüren küçük azınlığın bir parçası olduğunuz için mi farkına varmıyorsunuz. Muhterem arkadaşlar lafı eğip bükmeye hiç gerek yok. Bunların hepsi uşaklık kokan hareketlerdir. Köle kafalı insanlar her dönemde var olmuş ve olmaya devam edecektir. Eğer bu söylediklerimize itiraz edecek birisi olursa işte meydan. Ne zaman ve nerede isterlerse açık oturuma hazırız. Ne istiyorlarsa onu konuşalım. Ekonomi istiyorlarsa ekonomi, Dış politika istiyorlarsa dış politika, Anayasa değişikliği ise anayasa değişikliği… Kendilerini hangi konuda güçlü hissediyorlarsa o konuda çıksınlar karşımıza da görelim bakalım boylarının ölçüsü ne kadarmış. Türkiye’deki gelişme neymiş, istikrar nasıl oluşmuş bir konuşalım bakalım. Ama çıkamazlar. Onun yerine oradan buradan buldukları akıl zaafı olanları kullanmayı tercih ederler. Muhterem arkadaşlar bütün bunları neden söylüyorum. Şimdi şu soruya cevap arayalım. Ülke içindeki baskılara karşı olanlar ülke dışındaki baskılara boyun eğer mi? Ülke içindeki yasaklara karşı olanlar ülke dışından gelen yasakları kabullenir mi? Darbelere karşı olanlar dünyanın her yerini kan gölü haline getirenleri dost olarak kabul eder mi? İşte bizler yani milli görüşçüler; Baskılara karşıyız, Darbelere karşıyız, Yasaklara karşıyız, Ama bütün bunların yanında Amerika’ya da karşıyız. Ama bütün bunların yanında İsrail’e de karşıyız. Bütün bunların yanında ülke ekonomisinin IMF ye teslim edilmesine, dış politikasının Amerika’ya, iç politikasının da Avrupa birliğine teslim edilmesine de karşıyız. Amerikanın ırakta, İsrail’in Filistin’de yaptıklarına da karşıyız ve asla kabul etmiyoruz. Şimdi bu ortak akıllı adamlar afişlerinde yazdıkları baskı ve yasaklara karşıyız cümlesinin yanına Ortadoğu’da kan döken Amerika’ya, Filistin işgal eden İsrail’e karşı olduğunuzu yazında bizde sizin yanınızda yer alalım. Ama buna yüreğiniz yetmez. Çünkü siz peşinden gittiğiniz adamların siyasi varlıklarının sebebi olan, yıllarca üzerlerine titreyip yetiştiren, Türkiye’nin 1 ve iki numaralı adamlarının üzerinde en çok hak sahibi olan Erbakan hocamıza yapılan haksızlıklara itiraz edemeyecek kadar yüreksiz korkak ve iradesizsiniz. Aynı zamanda vefasız ve sadakatsizsiniz. Sizin ortak akıl dediğiniz başkasının aklına hizmet etmektir. Öyleyse ortak akıl gibi süslü laflarla bizi aldatabilmeniz mümkün değil. İşte bu sebepledir ki Saadet partimize çok büyük görevler düşmektedir. Milletimizi bu gündem kirliliğinden kurtarmak ve gerçek çözüm yollarına ulaştırmak bizim görevimizdir. Ve bunu başaracak güç bizde vardır inşallah" diyerek sözlerini tamamladı. ![]() .117
,99 |



