|
ASKON Konya Şubesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen programa dernek üyelerinin yanı sıra çok sayıda sanayici ve işadamı katıldı. Programın açılış konuşmasını ASKON Konya Şube Başkanı Ali Sarı yaptı. Sarı konuşmasında, ASKON un kurulduğu günden buyana üyelerin ve kamuoyunun duyarlı olduğu konularda bilgilendirilmek üzere, konunun uzmanı ve kendisini isbat etmiş profesyonel şahsiyetlerle buluşturduklarını ifade etti. Ayrıca, Ülke ekonomisinin gidişatına yönelik değerlendirmelerde bulunan Ali Sarı, çok önemli bir süreçten geçildiğine vurgu yaparak sözü, “Dünyadaki Mevcut Ekonomik Kriz ve Türkiye’ye Yansımaları” konulu söyleşisi için Erhan Göksel’e bıraktı.
![]() DÖRT YILLIK DEĞİŞİM, YOL KENARLARINDA GÖRÜLÜYOR
Türkiye’nin içinde bulunduğu durumu somut göstergelerle ortaya koyarak konuşmasına başlayan Erhan Göksel, buna örnek olarak şunları söyledi: “Konya’ya en son 4 yıl önce gelmiştim. Şimdi gelişimde gördüm ki, hiç bir şey değişmemiş. Yol üzerinde hiçbir yeni fabrika ya da inşaat yok. Sadece Cihanbeyli’de yeni bir bina yapılmış. Yol kenarında evler gördüm, çatıları dahi yoktu. Hemen o evlerin yanı başında öyle güzel villalar var ki, şaşırıyorsunuz. Gelir dağılımındaki adaletsizlik bu derece arttı.”
ANKARA’DAKİLER ÜLKEYE DÜRBÜNÜN TERSİYLE BAKIYOR
Ülkenin içinde bulunduğu bu ekonomik duruma rağmen hükümeti kast ederek “Ankara’da koltuğa oturan dürbünün tersiyle bakıyor” diye konuşan Erhan Göksel, büyük bir kriz yaşandığına işaret etti. Erhan Göksel, Türkiye’nin bu yaşadıklarının hükümet, hatta devletin bile farkında olmadığını kaydetti. “O kadar kötü bir gelecek görüyorum ki” diyen Göksel, bazılarının kendisini felaket tellalı olarak gördüğünü ancak gerçeği ifade ettiğini söyledi. Göksel, Türkiye’nin en büyük sorunlarından birini Cumhuriyet döneminden beri devleti tırmalayan burjuvazi ve medya olduğunu söyledi. Ülkemizin bankalarının yüzde 50’si ve sigorta şirketlerinin yüzde 80’i yabancılara satılmış durumda. Abdullatif Şener’in bana şahsi olarak söylediği bir söz var: Bir ülkede verilen kredilerin yüzde 70’ini yabancılar veriyorsa o ülkede bağımsızlıktan söz edilemez. Bugün yabancı sermaye Türkiye’yi ele geçirmiş durumda, işin tehlikeli yanı bu. Türk halkının gelecek 20 yılı ipotek altında. Tüketici kredileri, kredi kartları ve bireysel kredilerin toplamı 75,4 milyar dolar. Bu çok vahim. Bu ülkede çocuklarımız ileride yabancılara uşaklık yapma noktasına geleceklerdir.
ABD’deki kriz, Türkiye’de Tsunami gibi hissedilir
ABD ve dünyadaki küresel ekonomide bir kriz dalgası olursa Türkiye’ye bu tsunami olarak yansır. Çünkü bu ülke üretmiyor. Dünyada kriz olurken, Türkiye’de olması belki kabul edilebilir bir şey. Ama biz de, daha büyük olursa dengeleri değiştirir. Siyasi yapıya kadar her şeyi etkiler. Bunun olmamasını sağlayacak bir tek güç var dünyada, oda ABD dir. ABD siyasi olarak Türkiye’deki krizi önlemeye yönelik hareket ederse, bunu önler. Bir laf vardır: ABD nezle olursa Türkiye zatürre olur, bu durum çok anlamlı ve acıdır. Ülkenin şu andaki durumu öyle bir sürece doğru gidiyor.
Yılbaşından bu yana İMKB satışlardan 13 milyar dolar değer kaybetti. Borsadaki hisse rakamlarından hesaplarsanız, şirketlerin değeri 55 milyar dolar küçüldü.
2008 in sonlarındaki muhtemel kriz 2001’den daha tehlikeli olacak.
2008’in sonlarına doğru olacak muhtemel ekonomik kriz, 2001’dekinden daha tehlikeli olacaktır. 2001 krizi ekonomisi kırılgan olan Türkiye’de siyasi belirsizlikten kırılmıştı. Makro ekonomik kararlar her zaman siyasidir. Ama bir yere kadar. Yani siyasi hatalardan, yumruk yediğinizde yere düşersiniz. Ekonomik olarak yediğiniz darbeden nakavt olursunuz. Bu sefer ki krizin ekonomik bir nakavt ile gelme ihtimali var. İnşallah olmaz.
Sürekli Türkiye ekonomisi sağlam ve istikrar varmış gibi gösteriliyor
31 Aralık 2005 Mart’ında Türk özel sektörünün borcu; 27 milyar dolardı. 31 Aralık 2007’de, bu borç 157 milyar dolara yükseldi. Özel sektör bugün yurtdışından kredi alıyor, ipotek veriyor. Şartnameye uymadan bir tane taksidini aksatsa, 24 saatte anahtarlarını verir.
Şu anda ülkemizde 100 milyar doların üzerinde sıcak para var
Türkiye’de şu anda bulunan sıcak para, 100 milyar doların üzerinde. Borsanın da yaklaşık 83 milyar doları yabancının elinde. Bu paranın yaklaşık 40 milyar doları gidicidir. Kalanı, en büyük kriz çıksa da gitmez. Çünkü, yabancılar hisselerden kârının temettüsünü alıyor. Herkesin atladığı şey bu. Ayrıca Türkiye’de 500 büyük şirketin yüzde 51’inden fazlası yabancıların olan, 147 şirket bulunuyor. Bu 147 şirket, 500 büyük şirketin üçte birinden daha aza tekabül ediyor. Kârının yüzde 37’sini alıyor. Bugün Türkiye ekonomisi küresel sermayenin denetimi altındadır ve onların piyonu haline gelmiştir. Hükümet de, eli mahkûm olduğu için buna garanti vermiştir. Türk burjuvazisi de kendisinden bekleneni yapmıyor. Zaten siyasetçiden, daha acz içinde. Yani Türk burjuvazisi, bugün şirketlerini 1 YTL’ye satıyorsa, yarın 3 YTL’ye satmanın peşinde. Bu iktidara, destek de oradan geliyor. Koç gibi, birkaç şirket dışında hiçbirisi hesap yapmıyor. Bizim Türk burjuvazisi için en kârlı yol, devlete çok kâğıt satmaktır. Tek ayırdığım şirket yatırım yapan koç ailesidir. Dedi.
Programın sonunda ASKON Şube Başkanı Ali SARI günün anısına Erhan GÖKSEL’e Mevlana amblemli bir tablo hediye etmiştir.
.103 |



