SON DAKİKA
Anasayfa | Künye | Bizi Tanıyın | Sitene Ekle | Bize Ulaşın | Giriş Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle
    Gazete 1. Sayfaları
Yazı Karakteri Boyutu:
   
Gençlik nereye gidiyor
06 Mayıs 2008 Salı 11:12
Anadolu Gençlik Derneği Konya Şube Başkanı Yusuf Güneş, gençliğin milli ve manevi tahribatlarla sürekli yozlaştırıldığına dikkat çekerek, Gençliğimiz nereye gidiyor bunu sorgulamalıyız dedi.
Geleceği şekillendirecek olan Türkiye ve dünya gençliği sürekli tahrip ediliyor. Özellikle son yıllarda ülkemizde hiç karşılaşmadığımız suç ve olayları duymamız, anne babalarını ve çocuklarını öldürenlere sık sık rastlamamız, alkol uyuşturucu ve sigara kullanımının gün geçtikçe artması gençliğin içinde bulunduğu durumu gözler önüne seriyor. Konuyla ilgili Anadolu Gençlik Derneği Konya Şubesi Başkanı Yusuf Güneş’e sorularımızı yönelttik. Ülkedeki tahribatın yönetimden kaynaklandığına dikkat çeken Güneş tahribata karşı tek çözümün maneviyat eğitimi olduğunu açıkladı.
 
ÜLKENİN EN ÖNEMLİ SORUNU GENÇLİĞİN TAHRİBATI

Hocam öncelikle gençliğin içinde bulunduğu durum ile ilgili bize bir durum tespitinde bulunabilir misiniz?

Öncelikle böyle çok önemli bir konuyu gazeteniz ile tekrar gündeme taşıyacak olduğunuz için sizlere çok teşekkür ederim. Bu konu Türkiye’nin birinci öncelikli sorunu olarak ele alınması gereken çok önemli bir konudur. Çünkü ülkenin geleceğini şekillendirecek olan gençliğimizin tahrip edilmesinden bahsediyoruz. Evet bugün ülke gençliği çok büyük bir tahribat ile karşı karşıyadır. Hem dini değerleri hem de milli değerleri ellerinden alınan gençlerimiz amaçsız şekilde yaşamını sürdürme gayesinde. Bugün gençlerimizin çok büyük kısmının amacı yok. Türk gençliği acı ile ifade etmek isterim ki yok olmakta. Artık bardağın bakılabilecek dolu tarafı da kalmadı. Bugün bir üniversite öğrencisi annesini boğazlayarak öldürüyorsa, anneler çocuklarını gözünü bile kırpmadan çöpe atıyorsa; içki, uyuşturucu, alkol ve fuhuş gençler arasında son derece yaygınlaşmışsa burada çok önemli bir sorun var demektir. Bugün gençlerimizin çok az bir kısmı milli ve dini şuura sahip.

BİZ ZAFERLERİMİZİ BAŞARILARIMIZI MİLLİ VE MANEVİ ŞUURLU GENÇLER İLE KAZANDIK

Peki gençliğin milli ve manevi değerlere sahip olması niçin önemli?

Bakın Müslüman Türk milleti olarak bizim bin yıllık bir tarihimiz var. Bu tarihimizde şöyle bir arkaya bakın. Kazandığımız zaferlere göz gezdirin. Göreceksiniz ki bu millet bu zaferlerini milli ve manevi değerleri sayesinde kazanmıştır. Fatih Sultan Mehmet İstanbul’u kaç yaşında ve hangi şuurlar fethetti. Bir destan olan Çanakkale Zaferi hangi güçle kazanıldı. Malazgirt Zaferi düşman askerinin onda biri kadar asker ile nasıl kazanıldı? Biz bu değerlerimiz sayesinde asırlarca dünyayı adalet, huzur ve hoşgörü altında yönettik. Bunlar bizi biz yapan değerlerimizdir. Milli ve manevi değerlerimiz olmazsa diğer milletlerden bizim ne farkımız kalır. Gençlerimiz bu değerlerle yetişmiyor o zaman bu gençlerimizin Avrupa’daki Amerika’daki sapkın Hıristiyan gençlerden ne farkı kalacak? Bizim üstünlüğümüz hep şuurlu ve imanlı gençliğimizdir. ‘’Vatan sevgisi imandandır’ düsturu ile yüzyıllarca vatanı için fedakarca askerlik yapan Türk gençliğinin şimdi askerliği bir zühul olarak görüyorsa bunun ardındaki nedenleri aramalıyız. Ne oldu da gençliğimiz askere bile gitmekten kaçar hale geldi?

YOZLAŞTIRMANIN EN ÖNEMLİ SEBEBİ DIŞ GÜÇLERİN GÜDÜMÜNDEKİ YÖNETİCİLER

Bu süreç sizce ne zamandır devam ediyor. Bunu kimler sağlamaya çalışıyor?

Aslında bu yeni bir süreç değil. 17. yüzyıldan bu yana Türk gençliği milli ve manevi değerlerinden sistematik olarak uzaklaştırılmaya çalışılıyor. Ama çalışmalar bu dönemdeki kadar hızlı olmamıştı. Gençlik hızla değerlerinden uzaklaştırılıyor. Hz. Peygamber Efendimiz (SAV) şöyle buyuruyor: ‘Bir milletin iki sınıfı vardır bunlardan biri bozulursa o millet yok olur. İlim adamları ve yöneticiler’ Bizim hem ilim adamlarımız hem de yöneticilerimiz maalesef bu sürecin en önemli aktörleri. Yöneticileri kontrolleri altına alan iç ve dış güçler ilim ve irfan yuvalarımızda bu yozlaşmayı başlattırdı. Bugün okullarımız içki, sigara, uyuşturucu ve fuhuş yuvası haline getirildiyse bunun en büyük sorumlusu idarecilerdir. Yöneticilerimiz maalesef tüm bunları şuan için sorun olarak bile görmüyor. Üniversitelerimizde ilim ve bilim konuşulması gerekirken, üniversite bahçelerimizde silahlı satırlı kişiler adeta savaş çıkartıyor. Başörtülü genç kızlarımız kapılardan çevriliyor.

Ülkemizdeki eğitim sistemi bozuk olduğu için yaşanıyor tüm bunlar. Eğitimimiz maalesef vatan ve din düşmanı yetiştiriyor. Siz eğer okullarınızdaki din eğitimini azaltırsanız, milletimizin yüz aklarını yetiştiren imam hatipleri kapatırsanız, Hıristiyan Avrupa öze dönüş için çaba sarf ederken siz din düşmanlığını bir ülke politikası haline getirirseniz olacağı budur. Gençliğimiz dini değerleri alınarak heba ediliyor.

İMAN ŞUURU İLE YETİŞEN GENÇLİK BUNLARI YAPMAZDI

Gençliğin dini değerlere sahip olmasının neden önemli olduğundan bahseder misiniz?

Bugün gençliğimizin içine düştüğü duruma bakarsak şunu görebiliriz bu gençler Allah’tan korksaydı bunu yapmazdı. İslam inancına sahip olan şuurlu bir genç içki, kumar, fuhuş, uyuşturucu, kapkaç ve diğer suçlara yönelir mi? Cennet Anneler’in ayağı altındadır’ diyen bir dine gönülden bağlı bir genç annesinin boğazını kesebilir mi? Ülkede her geçen gün biraz daha artan suçların önüne polisiye önlemler ile geçilemez. Eğer sen gelecek nesillerini İslam şuuru ile yetiştirirsen onlar zaten yaptıklarının günah olduğunu ahirette bunların hesabını vereceğini çok iyi bilir. Bu nedenle çocuklarımıza önce Allah ve Peygamber’i öğretmemiz gerekir. Biz gençliğimizi Kur’an ile eğitmeliyiz. Son çıkan yasalara göre 15 yaş altındaki çocuklara Kur’an Kursu’na gitmesi yasak. Ama aynı çocuk baleye gönderiliyor. Böyle bir kararı ancak İslam düşmanı kişiler alabilir. Kahir bir el gelip imam hatiplerin büyük kısmına kilit vurdu.
Gençlik iman ve milli duygulara sahip olamadığı için ulaşamadığı huzuru bu sefer sapkın inançlar, uyuşturucu, alkol, sigara ve fuhuşta aramaya başladı. Bunları göz önünde bulundurmalıyız.

Tüm bu sebepler nedeniyle önce iman ve İslam düsturu ile yola çıkmalıyız. İslam ile şekillenen örf ve adetlerimiz bizi biz yapan değerlerimizdir. Onları gençlerimize aktarmadıktan sonra bizim diğer insanlardan farkımız ne kalacak?

Tüm bu sebeplerle biz diyoruz ki yöneticiler laik olacağız diye İslam düşmanlığını yaygınlaştırmasın. Laiklik herkesin dininin gereklerini özgürce yerine getirmesidir. Başörtüsü yasağı ile dinin gereğini yerine getiremeyen binlerce bayanın bulunduğu bir ülkede laiklikten nasıl bahsedilebilir. Devlet gençliğin içine düştüğü milli ve manevi tahribatı öncelikli sorun olarak göz önünde bulundurmalı ve buna karşı önlem almalı. Önce hastalık tespit edilmeli. Ondan sonra tedavinin yolları aranmalı.

ANADOLUYU SİLAHLA DEĞİL DEĞERLERİMİZİ YOK EDEREK İŞGAL EDİYORLAR

Dış güçler ülke gençliğinin neden milli ve manevi değerlerden uzaklaşmasını istiyor?

Yüz yıllardır dış güçler silah ile savaş ile vatanımızı işgal etmeye çalışıyor. Artık ülkemizi silah ile işgal edemeyeceklerini anladılar. Baktılar ki böyle olmayacak en iyisi bunların asıl gücü olan milli ve manevi değerlerini yozlaştıralım dediler. Yaklaşık iki yüz yıldır da bu politikayı devam ettiriyorlar. Osmanlı döneminde yabancı okullar ile aramıza girerek işe gençliğimizden başladılar. Ülkenin içini işbirlikçi yöneticiler ve medya ile boşaltmaya başladılar.

MEDYA YOZLAŞTIRMADA TEMEL AKTÖR HALİNE GELDİ

Peki bu yozlaştırmada sadece yöneticiler mi suçlu?

Hayır en az yöneticiler kadar kaynağı az önce belirttiğim dış güçler olan medyanın da suçu var. Özellikle kartel basını ülkenin milli ve manevi değerlerini sürekli tahrip etmeye çalışıyor. Ülkedeki yaygın medya yıllardır hem filmleriyle, programlarıyla, haberleriyle, dizileriyle, gazetelerindeki reklam ve haberleriyle yani bulduğu her fırsatta milli ve manevi değerleri tahrip etmeye çalışıyor. Medya sadece gençliği değil gelecek nesillerin şekillendiği aile kurumunu da tahrip etmeye çalışıyor. Türk milletinin en sağlam değeri olan aile yapımız da aynı şekilde tahrip ediliyor. Tahrip edilmiş bir ailede büyüyen çocuktan bu ülkeye bu insanlığa nasıl bir fayda gelebilir? Bugün bir anne 2 yaşındaki çocuğunu gözünü kırpmadan çöpe atıyorsa, bir kız evladımız annesinin boğazını kesiyorsa bunun sebebi nedir. Konya’da yaşanan vahşeti hatırlayın. Kız annesini kesmiş kanalizasyondan atmak için parçalara bölmüş. Bu hangi zihniyetin hangi aile yapısının eseridir.

GENÇLİĞİMİZ ÇATIŞMALARA ALET EDİLMEK İSTENİYOR.

Peki gençlik arasında çıkartılmak istenen bir çatışma var. Özellikle Akdeniz Üniversitesi’nde geçtiğimiz aylarda yaşanan silahlı çatışma gençliğin aynı zamanda çatışmaya sürüklenmek istediğini gösteriyor. Bu konuyla ilgili ne söylemek istersiniz?

Bu çok önemli bir konu. Bugüne kadar ülke gençliğimiz sürekli kavgalar ve çatışmaların içine sürüklenmek istedi. Önce laik- şeriatçı diye bir çatışma çıkartmak istediler bunu yapamayınca milliyetçiliğe dayalı bir çatışma çıkartmanın yollarını aradılar. Irkçılık bence eroin, esrar, alkol kadar zararlı bir zihniyettir. Peygamber Efendimiz ( SAV) ‘Irkçılık yapan bizden değildir’ buyuruyor. Biz hepimiz kardeşiz. Dünyadaki 6 milyar insan aynı ırktan gelmektedir. Bizim inancımıza göre insanları insan yapan diğerinden ayıran imanıdır. Ülkemizin tek ortak paydası İslam’dır.
 
merhaba
 
.117
   
Bu haber toplam 1445 defa okunmuştur
Diğer Başlıklar

Ali Sami Palaz
Köşe Bucak Dünya
Nevzat LALELİ
Adem KAHRİMAN
Sosyolog-Yazar
M.Ali ÖZTÜRK
Araştırmcı-Yazar
Hüseyin ALTINALAN
Tamer KORKMAZ
Yeni Şafak
Tüm Yazarlar
    » Piyasalar
$ USD
1.2290
€ Euro
1.9100
IMKB
42.498
Altın
35.78
    ISTANBUL 17.05.2008
İmsak
-
3:48
Güneş
-
5:37
Öğle
-
13:08
İkindi
-
17:02
Akşam
-
20:26
Yatsı
-
22:06
Ana Sayfa | Künye | Bize Ulaşın | Giriş Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle |
anadoluweb© 2007-2008