SON DAKİKA
Anasayfa | Künye | Bizi Tanıyın | Sitene Ekle | Bize Ulaşın | Giriş Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle
    Gazete 1. Sayfaları
Yazı Karakteri Boyutu:
   
Tavırsızlığın sonu teslimiyet
20 Nisan 2008 Pazar 11:23
AKP hangi çareyi bulursa bulsun, daha büyük tavizlerle iktidarda kalmayı deneyecek. Bunun için şimdiden yapmaya başladığı gibi, kendini iktidara getirenleri değil, hakim çevreleri dinleyecek.
Atilla Pamirli / Dünya Bülteni

Oyun çok eski, ama hâlâ revaçta…

Yönetenler ile yönetilenler arasında sürekli gerilimin olduğu bir ülkede, oyuncular ister istemez ellerindeki kartları silah gibi kullanabiliyor.

Bu hükümet, Cumhuriyet tarihinde en yüksek oyu alalı daha bir sene olmadı. Hem de bir darbe teşebbüsünün, Anayasa Mahkemesi'nin verdiği tartışmalı bir kararın ardından… Şimdi Anayasa Mahkemesi'nin vereceği karar, kimin gerçekten iktidar olduğunu gösterecek.

Evet, bir taraf oyunu böyle oynuyor. Peki toplumdan bu kadar büyük destek almış iktidar ne yapıyor?
Menderes'in ve Özal'ın ikinci dönemlerinde olduğu gibi, halkın iradesini öne almayı pek tercih etmediğini görüyoruz. O da, kendisine karşı açılan kampanyaya cevap olarak, aslında resmî söylemlere ne kadar uyduğunu göstermeye çabalıyor. Hatta CHP'den bile fazla laik, Atatürkçü, çağdaş olduğunu her fırsatta ilân ediyor.

Nitekim AKP'nin gençlik kollarının Ankara'da düzenlediği salonda ''10. Yıl Marşı'' çalınmış. Bir ülkenin 10. Yılını tamamladığı için bestelenen bir marşı, aradan 75 yıl geçmesine rağmen tekrarlayıp durması size neyi ifade eder? Ama AKP, "reformcu" parti hüviyetinden hızla "statükocu" parti kimliğine doğru döndü. Bakın, Başbakan aynı toplantıda ne söylüyor:

"Milletimizin laiklikle bir problemi yok. Baykal'ın dayatmacı anlayışıyla problemi var... Milletimiz laikliğe de demokrasiye de hukuk devleti anlayışına da sahip çıkmasını bilir. Türkiye'de laikliğin oylanmasına ihtiyaç yoktur. Buna ihtiyaç da yoktur. Çünkü Sayın Baykal ve zihniyetinden başka, milletimizin laiklikten yana olduğu konusunda kimsenin şüphesi yoktur."

Bütün bunlar, önce başörtüsü serbestisi, daha sonra da kapatılma davası nedeniyle başlayan kampanyaya karşı takınılan savunmacı yaklaşımı sergiliyor. Oysa aslında gerçek kriz, bütün bu kavramların toplum ve devlet arasında aynı şekilde anlaşılmaması, tanımlanmaması, yaşanmamasıdır. Şu andaki en elzem ve AKP'yi de gerçekten iktidar yapacak iş ise, sağa-sola çekile çekile muğlaklaşmış ve dolayısıyla adaletsizliğin kaynağı haline gelmiş kavramları demokratik bir şekilde tanımlamaktır. Bunun yolu ise acilen anayasa değişikliği yapmaktır…

Seçimlerden hemen sonra büyük bir debdebe ile ilan edilen anayasa değişikliği, önce Kuzey Irak'taki askeri operasyon vesilesiyle gündemden düşmüştü. Sonra da Ergenekon ve kapatma davası tuz-biber oldu…

Şimdi hükümetin tehdit altında olması, onu yargıda reform yapmaya sevk ediyor. Fakat bunu yaparken yine bütüncül bir yaklaşım görmüyoruz.

Hatırlayın, hükümetin bugüne kadar sistemi demokratik hale getirmeye, yani halkı yeniden söz sahibi yapmaya yönelik en büyük girişimi ilk başlarda planladığı kamu yönetimi reformuydu. Onu da hakim çevreler Ömer Dinçer'in şahsını hedef alarak bitirdiler. Gerçi bu reform özgün bir düşünceye değil, liberal Batı modeline dayanmaktaydı ama, sonunda o bile hayata geçirilemedi. Sonuçta bir çok temel sorunun kaynağı olan bürokrasi eskiden olduğu gibi işlemeye devam etti.

Şimdilerde AKP yeni bir yol ayrımına gelmiş durumda. Bu kez elbette daha kritik bir dönemeçte. Çünkü eğer parti kapatılırsa, arkasından bir dizi ekonomik ve siyasi çalkantı gelecek… AKP hangi çareyi bulursa bulsun, daha büyük tavizlerle iktidarda kalmayı deneyecek. Bunun için şimdiden yapmaya başladığı gibi, kendini iktidara getiren ve acilen reform isteyen insanları değil, hakim çevreleri dinleyecek. Zaten bütün bu yapılanlardan amaçlanan da bu.

Bugünün can alıcı sorusu şu: Menderes ve Özal'ın on yıllarından sonra, Erdoğan'ın on yılı da reform ümitleriyle başlayıp, statükonun zaferiyle mi bitecek acaba?
 
108
   
Bu haber toplam 1903 defa okunmuştur
Diğer Başlıklar

Ali Sami Palaz
Köşe Bucak Dünya
Nevzat LALELİ
Adem KAHRİMAN
Sosyolog-Yazar
M.Ali ÖZTÜRK
Araştırmcı-Yazar
Hüseyin ALTINALAN
Tamer KORKMAZ
Yeni Şafak
Tüm Yazarlar
    » Piyasalar
$ USD
1.2290
€ Euro
1.9100
IMKB
42.498
Altın
35.78
    ISTANBUL 17.05.2008
İmsak
-
3:48
Güneş
-
5:37
Öğle
-
13:08
İkindi
-
17:02
Akşam
-
20:26
Yatsı
-
22:06
Ana Sayfa | Künye | Bize Ulaşın | Giriş Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle |
anadoluweb© 2007-2008