|
Seyid Çolak
İlk filmimiz Su Atı Film, bulduğu garip bir cismin içinden çıkan yaratıkla sıcak bir dostluk kuran bir çocuğun tutku ve macera dolu arkadaşlığını anlatıyor. İkinci film 'Macera Adası' ise bilim insanı olan babasıyla birlikte sadece kendilerinin bildikleri bir adada yaşam savaşı veren küçük bir kızın gözünden adadaki zorlu yaşam ve küçük kızın adasına sahip çıkabilme savaşını konu alıyor. Üçüncü filmimiz ise ilginç bir konuyu ele alan bir animasyon filmi 'Horton'. Filmde bir fil ve toz zerresi arasında geçen olaylar maceracı bir tonda anlatılıyor.
Çocuk filmlerinde bazı ailelere itici gelen konular mevcuttur. Bu sebeple her gördüğüne özenme evresindeki çocuğunun olumsuz etkilenebileceğini düşünen ebeveyn, çocuk filmlerinde daha seçici olabiliyor. Bu yüzdendir ki, Türkiye geneline bakıldığında her aile büyüğü çocuğunun elinden tutup da sinemaya götürmeyi pek tercih etmez. Amerika ya da Avrupa'dan gelen çocuk filmlerinde de kendi yaşam tarzlarına göre bir sunuş hazırladıklarından olsa gerek, bu tür filmler bazı dikkatli aileleri rahatsız edebilir. Bir birey, filmi çocuğuyla birlikte seyrettikten sonra 'Noel baba bize de gelecek mi baba'? Ya da "Biz neden Noel’i kutlamıyoruz anne'" tarzında soruyla karşılaştığında rahatsız olabilir. Ülkemize gelen bir çok filmde Batılı yönetmenler kendi din ve kültürlerinden temalar koyarlar. Fakat bu gibi konulara değinmeyen, sadece eğlence amaçlı çocuklara yönelik filmler de yapılmaktadır. Bu durumda filmi ülkemize getiren yapımcılar devreye girip kendi insanının yaşam biçimine uyan çocuk filmlerini tercih etmelidir. Bu tutum sayesinde bir çok çevrede sinemaya olan olumsuz düşünceler silinebilir ve sinema salonları her kesimden gelen çocuklarla şenlenebilir.
Keşfedilmemiş adada Nim’in başına gelenler
Ülker firmasının desteğiyle ülkemize gelen film, bilim adamı babasıyla birlikte henüz keşfedilmemiş bir adada yaşam savaşı veren Nim'in başından geçen olayları konu alıyor. Nim henüz onlu yaşların başında, macera sever bir ruha sahip kızdır. Bir gün babası bir araştırma için küçük bir tekne turuna çıkmış, fakat fırtınanın oluşturduğu ağır tahribat neticesinde teknesiyle birlikte kızının da bulunduğu adadan uzaklara sürüklenmiştir. Zorlu fırtınalarla savaşan baba, kızından bir haber okyanusun ortasında kendi imkanlarıyla hem hayatta kalma mücadelesi vermekte hem de kızına ulaşmaya çabalamaktadır. Adada ise evcilleştirdiği Fok, İguana ve Pelikan’ıyla yalnız başına kalan Nim'in yaşamı şimdi daha zorlu olacaktır. Korkusuz ve maceracı bir yapıya sahip Nim, okuduğu kitaptaki Alex Rover karakterine hayran olduğu için kitabın yazarıyla irtibata geçerek onu yardım amacıyla adasına davet etmek zorunda kalacaktır.
Dışarı çıkma fobisi olan ve titizlik hastalığından mustarip yazar
Alex Rover (kitabın kahramanıyla aynı ismi kullanmış) çocuğun dileğini yerine getirebilmek için hem hastalığıyla baş edecek hem de adaya ulaşmak için zorlu doğa koşullarıyla. Nim'in adaya gelen turistleri istilacı sanması ise adayı koruma içgüdüsünü dışarı vuracak ve istilacılarla amansız bir savaşa girişecektir. Nim’in dostları olan yabani hayvanlarla kurduğu bağ ve adadaki doğal yaşam her çocuğun ilgisini çekebilecek türden, fakat Nim'in istilacılarla (turistler) savaş sahnesi biraz daha uzatılabilir ve daha eğlenceli yapılabilirdi. Filmin yönetmen koltuğuna Jennifer Flackett ile Mark Levin ikilisi otururken, küçük yaşına rağmen ‘Little Miss Sunshine’ filmiyle ‘En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu’ dalında Oscar’a aday olan Abigail Breslin’e Jodie Foster, Gerard Butler ve Morgan Griffin eşlik ediyor. Filmin Türkçe dublajında ise ünlü isimler Meltem Cumbul ve Halit Ergenç'i görüyoruz. Macera Adası 19-20 Nisan’da 33 ildeki 125 sinema salonunda bedava gösterime sunulacak.
Su altı
Jay Russell'ın yönetmenliğini üstlendiği film, babası savaş nedeniyle askere gitmiş, annesi ve ablasıyla birlikte yaşam mücadelesi veren Angus MacMorrow adlı çocuğun göl kenarında bulduğu gizemli bir cismin içinden çıkan yaratıkla tanışmasıyla başlıyor. Angus, Cruose adını verdiği yaratığını başlarda kimseye göstermemeyi denese de obur Cruose'nun büyüme hızını hesaba katmadığından bu küçük sırrını önce ablası sonra evlerinde çalışan iyi kalpli ve cesur bir savaş gazisiyle paylaşmak zorunda kalıyor. Önceleri küçük bir varilin içinde beslediği canavar kısa zamanda küvete dahi sığmayacak büyüklüğe ulaştığında, dostu Cruose'un istemeden de olsa gölde yaşamasına karar verir. Asıl macera da bundan sonra başlar. İnanılmaz derecede hızlı büyüyen bu sevimli ‘Su Atı’ bir dinazor büyüklüğüne ulaştığında ise amatör bir gazetecinin fotoğrafına yakalanır. Köy halkının da haberdar olmasına zemin hazırlayan bu gelişme ilk başlarda çevre sakinlerinde ‘gölde canavar var’ korkusunu doğurur. Bu canavardan kurtulmak için askerler ve köy halkı birleşir ve Cruose’ye savaş açarlar. Zararsız dostuna en küçük bir darbe gelmesini istemeyen Angus, Cruose’i korumak adına kendi yaşamını dahi tehlikeye atıp tüm zorlukları giderebilmeye çalışacak, bir süre sonra Angus kendini dostu Cruose ile birlikte macera dolu kovalamacanın içerisinde bulacaktır.
Film bir çocuğu fazlasıyla eğlendirebileceği gibi çocuğun yanında bulunan aile büyüğünü de etkileyebilecek kalitede seyirciye sunuluyor. Senaryonun akıcılığı, yönetmenin harika kareleri filmin kalitesini fazlasıyla tetikliyor. Görsel efektler filme bambaşka bir heyecan katarken sırıtmıyor. 'Dünya üzerinde bir suda mutlaka bu yaratık (su atı) bulunur' gibi masumane bir yalanla seyirciyi etkilemeyi başarabilen film, zamanla izleyiciyi de bu İskoç efsanesine ortak ediyor. Horton
Horton bu hafta gösterime giren animasyon filmi olarak göze çarpıyor. Konusu ise her çocuğun ilgisini çekebilecek türden: Bir gün fil Horton bir toz zerresinden gelen yardım çığlığı duyar. Kimseyi görmemesine rağmen ona yardım etmeye karar verir. Görünce anlar ki, toz zerreciği Kimlerşehri’nde yaşayan Kimler’in evidir. Horton, Kimler’i korumaya karar verir, ama bu ona, zerrenin üzerinde herhangi bir şeyin hayatta kalabileceğini reddeden komşularının eziyetinden başka bir şey kazandırmayacaktır.
Milli gazete
.103 |



