SON DAKİKA
Anasayfa | Künye | Bizi Tanıyın | Sitene Ekle | Bize Ulaşın | Giriş Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle
    Gazete 1. Sayfaları
Yazı Karakteri Boyutu:
   
İnsanlığa örnek bir yaşam
19 Nisan 2008 Cumartesi 21:01
Her anlamda bir güzellik timsali, dünyada var olan bütün güzel sıfatların sahibi, kutlu nizamı anlatan son peygamber Hz. Muhammed (sav) 571 yılında alemlere rahmet olarak gönderildi.
Her anlamda bir güzellik timsali, dünyada var olan bütün güzel sıfatların sahibi, insanlığa insanlığı öğreten, kutlu nizamı anlatan son peygamber Hz. Muhammed(sav) (20 Nisan 571) Rebiulevvel ayının onikinci günü pazartesi gecesi tanyeri ağarırken karanlığa gönderilen bir ışıktı. Bu ışık öyle bir aydınlatıcı ki, öyle bir yol gösterici ki tüm insanlığın kıyamete kadar rehberidir.

 
 
BİR GECE
Ondört asır evvel, yine böyle bir geceydi,
Kumdan, ayın ondördü bir Öksüz çıkıverdi!
Lâkin o ne hüsrandı ki: Hissetmedi gözler;
Kaç bin senedir, halbuki bekleşmedelerdi!
Nerden görecekler? Göremezlerdi tabiî
Bir kerre, zuhur ettiği çöl, en sapa yerdi.
Bir kerre de, mâmûre-i dünyâ, o zamanlar.
Buhranlar içindeydi, bugünden de beterdi.
Sırtlanları geçmişti beşer yırtıcılıkta;
Dişsiz mi bir insan, onu kardeşleri yerdi!
Fevzâ bütün afakına sarmıştı zemînin.
Salgındı, bugün Şark'ı yıkan, tefrika derdi.
Derken büyümüş, kırkına gelmişti ki Öksüz,
Başlarda gezen kanlı ayaklar suya erdi!
Bir nefhada insanlığı kurtardı O Mâsum,
Bir hamlede kayserleri, kisrâları serdi!
Aczin ki, ezilmekti bütün hakkı, dirildi;
Zulmün ki, zevâl aklına gelmezdi, geberdi!
Âlemlere rahmetti, evet, şer–i mübîni,
Şehbâlini, adl isteyenin yurduna gerdi.
Dünya neye sâhipse, O'nun vergisidir hep;
Medyûn O'na cem'iyyeti, medyûn O'na ferdi.
Medyûndur O mâsûm'a bütün bir beşeriyyet...
Yârab, bizi mahşerde bu ikrâr ile haşret.
                                                  
 Mehmed Âkif ERSOY
 
 
PEYGAMBER EFENDİMİZİN DÜNYAYA TEŞRİFLERİ SIRASINDA MEYDANA GELEN HADİSELER 
 
Teşrif ettikleri gece bir yıldız doğdu.
 
Medâyin'deki kisrâ sarayından on dört burç çatırdayarak yıkıldı.


Kâbe'nin içini karanlık ve kirlere boğan putların pekçoğu başaşağı yıkıldı


İstahrabat'ta bin seneden beri yanmakta olan mecûsîlerin kocaman ateş yığınları bir anda sönüverdi.


Save (taberiyye) gölü kurudu.


Dünyaya teşrifleri anında, şark ve garbı küçük bir oda gibi aydınlatan bir nur görüldü.


Semave vadisi taşan seller altında kalıp, suya gark oldu.


Gök kubbeden salkım salkım yıldızlar döküldü.

PEYGAMBERİMİZ (SAV)'İN TÜM İNSANLIĞA ÖRNEK ADALETİ

 
Allah Kuran'da müminlere "Allah için şahidler olarak adaleti ayakta tutun. (Onlar) ister zengin olsun, ister fakir olsun; çünkü Allah onlara daha yakındır. Öyleyse adaletten dönüp heva (tutkuları)nıza uymayın" (Nisa Suresi, 135) şeklinde buyurmaktadır. Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav), hem Müslümanlar arasında verdiği hükümler, hem diğer din, dil, ırk ve kavimlerden olan kişilere karşı adil ve hoşgörülü tutumu, hem de Allah'ın ayetinde bildirdiği gibi zengin, fakir ayırmaksızın herkese eşit davranmasıyla tüm insanlar için çok büyük bir örnektir.

 Allah bir ayetinde Resulüne şöyle buyurmaktadır:

Onlar, yalana kulak tutanlardır, haram yiyicilerdir. Sana gelirlerse aralarında hükmet veya onlardan yüz çevir. Eğer onlardan yüz çevirecek olursan, sana hiçbir şeyle kesin olarak zarar veremezler. Aralarında hükmedersen adaletle hükmet. Şüphesiz, Allah, adaletle hüküm yürütenleri sever. (Maide Suresi, 42)

Peygamberimiz (sav) böylesine zorlu bir kavmin içinde dahi, Allah'ın emrine uymuş ve hiçbir zaman adaletten taviz vermemiştir. Daima "Rabbim adaletle davranmayı emretti…" (Araf Suresi, 29) diyerek her devirde tüm insanlara örnek olmuştur.

Hz. Muhammed (sav)'in peygamberliği süresince adil tutumuna örnek teşkil eden birçok olay yaşanmıştır. Peygamberimiz (sav)'in yaşadığı coğrafyada çok çeşitli din, dil, ırk ve kabileden insan bir arada yaşıyordu. Bu toplulukların bir arada huzur ve güven içinde yaşamaları, aralarına nifak sokmaya çalışanların etkisiz bırakılmaları çok zordu. En küçük bir sözden veya tavırdan hemen bir grup diğerine karşı öfkelenip saldırabiliyordu. Ancak Peygamberimiz (sav)'in adaleti, Müslümanlar için olduğu kadar bu topluluklar için de bir huzur ve güvence kaynağı olmuştur. Asr-ı Saadet döneminde Arabistan Yarımadasında Hıristiyan, Musevi, putperest, ayırt etmeksizin herkese adil davranılmıştır. Peygamberimiz (sav) Allah'ın "Dinde zorlama (ve baskı) yoktur…" (Bakara Suresi, 256) ayetine uyarak, herkese hak dini anlatmış ancak seçimlerini yapmak konusunda serbest bırakmıştır.

Allah, Peygamberimiz (sav)'e bir başka ayetinde de, farklı dinlerden insanlara karşı nasıl bir adalet ve uzlaşma içinde olması gerektiğini şöyle bildirmiştir:

Şu halde, sen bundan dolayı davet et ve emrolunduğun gibi doğru bir istikamet tuttur. Onların heva (istek ve tutku)larına uyma. Ve de ki: Allah'ın indirdiği her kitaba inandım. Aranızda adaletli davranmakla emrolundum. Allah, bizim de Rabbimiz, sizin de Rabbinizdir. Bizim amellerimiz bizim, sizin amelleriniz sizindir. Bizimle aranızda 'deliller getirerek tartışma (ya, huccete gerek)' yoktur. Allah bizi biraraya getirip-toplayacaktır. Dönüş O'nadır." (Şura Suresi, 15)

Peygamberimiz (sav)'in Kuran ahlakına uyarak gösterdiği bu güzel tavrı, bugün farklı dinlerden insanların birbirlerine karşı tutumları konusunda örnek olmalıdır.

Peygamber efendimizin adaletine binlerce örnek vardır; ancak Müslümanlar bir yana dönemin Yahudileri bile davalarını çözmeleri için Peygamber Efendimizin adaletine sığınmışlardır. Nitekim Kur’an-ı Kerim’de bu olay açıkça anlatılmıştır. İslam’dan önce Benu Nadir ve Benu Kureyza Yahudileri arasında senlik-benlik davası ve rekabet vardı. Kureyza kabilesinden biri herhangi bir Nadir’liyi öldürse, o da öldürülürdü. Ama eğer Nadir’li bir Kureyzalı’yı öldürse kan bedeli olarak yüz deve yükü kuru hurma verirdi. İslam döneminde böyle bir olay meydana gelince Kureyza kabilesi Hz. Peygambere gelip davacı oldu. Hz peygamber hemen Tevrat’ın ana maddesini oluşturan –cana can- hükmüne göre iki kabile arasında eşitlik sağlayarak kısas uygulamasına karar verdi.
 

 
PEYGAMBERİMİZ (SAV)'İN ZORLUKLAR KARŞISINDAKİ GÜZEL TAVRI
 
Hz. Muhammed (sav), peygamberliği boyunca daha önce de belirtildiği gibi, türlü zorluklarla karşılaşmıştır. Kavminden inkar edenler ve müşrikler ona karşı son derece incitici sözler söylemişler, hatta büyücü veya delidir demişler, bazıları da Peygamberimiz (sav)'i öldürmek dahi istemiş ve bunun için planlar kurmuştur. Buna rağmen, Peygamberimiz (sav) her kültürden ve karakterden insanı eğitmeye, onlara Kuran'ı, dolayısıyla güzel ahlakı, güzel tavrı öğretmeye çalışmıştır.

Kuran ayetlerinde bildirildiği gibi, bazı kişiler en temel görgü kurallarından dahi habersiz olduğu için Peygamberimiz (sav) gibi ince düşünceli, üstün ahlaklı bir insana sıkıntı verebileceklerini düşünmemişlerdir. Peygamberimiz (sav) ise tüm bunlara karşı büyük bir sabır göstermiş, her durumda Allah'a yönelerek Allah'ın yardımını istemiş ve müminlere de sabrı ve tevekkülü tavsiye etmiştir.

Allah, Kuran'da Peygamber Efendimize birçok ayeti ile inkâr edenlerin söylediklerine karşı sabırlı olmasını şöyle tavsiye etmektedir:

Öyleyse sen, onların dediklerine karşılık sabret ve Rabbini güneşin doğuşundan önce ve batışından önce hamd ile tesbih et. (Kaf Suresi, 39)

Onların sözleri seni üzmesin. Şüphesiz 'izzet ve gücün' tümü Allah'ındır. O, işitendir, bilendir. (Yunus Suresi, 65)

Andolsun, onların söylemekte olduklarına karşı senin göğsünün daraldığını biliyoruz. (Hicr Suresi, 97)

Şimdi onların: "Ona bir hazine indirilmeli veya onunla birlikte bir melek gelmeli değil miydi?" demeleri dolayısıyla göğsün daralıp sana vahyolunanlardan bir kısmını terk mi edeceksin? Sen yalnızca bir uyarıcısın. Allah herşeye vekildir. (Hud Suresi, 12)

Peygamberimiz (sav)'in nelere sabır göstererek üstün bir ahlak sergilediğini düşünen müminlerin karşılaştıkları olaylarda kendilerine onu örnek almaları gerekir. Nefislerine ters düşen en küçük bir olayda ümitsizliğe kapılanlar, en küçük bir itirazda tahammülsüzlük gösterenler, Allah'ın dinini anlatmaktan vazgeçenler ya da yaptıkları ticarette başarısız olunca mutsuz olanlar, bu tavırlarının Allah'ın Kitabı'na ve Peygamberimiz (sav)'in sünnetine uygun olmadığını bilmelidirler. İman edenler, her olayda sabır gösterip, Allah'ı vekil tutup O'na hamd ederek, Peygamberimiz (sav) gibi üstün bir ahlak göstermeli ve Rabbimizin rızasını, rahmetini ve cennetini ummalıdırlar.

 
(Harun Yahya'nın yazısından faydalanılmıştır)
 
120
   
Bu haber toplam 2900 defa okunmuştur
YORUMLAR (1) adet
    huseyin sevinc
    ONU HAYATIMIZ,DAN DAHA ÇOK SEVİYORUZ:
    ONU HAYATIMIZ,DAN DAHA ÇOK SEVİYORUZ:Alemlerin sultanı efendisi hakikat rehberi el emin müminlerin emirigüvenilirhakkı batıldan ayıran özelliği insanlar arasında hakem yılmadı islam davasını anlatan yaşayan (oku rabbin için ) denildiğinde okuyan ondan mucizeler istenildiğinde şakkül kamer ayın ikiye bölünmesi o doğarken iran,ın kisra saraylarının yıkılması insanlar sevdi sahabe sevdi bizde seviyoruz neden mi? kuran ,ı kerimde anlatılan kıssalar onu melekler sevdi taş sevdi diken sevdi dağlar mağara arkadaşlarısevdi onun yolunda ne cefalar çekildi: bunu tüm dünyaya haykıracağız onu anlamak onu yaşamak apayrı bir duygudur: onun bizim gibi eli, ayağı, gözü, kulağı, ağzı, dili, kalbi, vardı: bütün insanlar gibi anneden babadan doğmuş kundağa sarılmış bebek doğmuş bazen ağlamış bazen oynamış zıplamıştı velhasıl ALLAH (cc) tarafından ona üstün meziyetler verilmiştir: fizyolojik olarak mükemmel doğmuştur:fahri kainat efendimiz: ailesi akrabası çevresi arkadaşları milleti vardı.konuşur tebessüm eder doğruluğu dürüstlüğü adaletli olmayı severdi sevdiğive sevmediği şeyler olurdu yemek yer su içer istirahat eder çarşıya çıkıp ihtiyaçlarını temin ederdi. yol gösterici örnek insan bir rehber doğruya iletici bir önderdi. ilahi nizamın son hak savunucusu tebliğcisiydi. ALLAH (cc) sevmiş bu sevgi uğruna alemleri yaratmış peygamberlik vasifesini ona vermiş çeşitli vesilelerle insanlar arasında itibarını artırmıştır. gençliğinde el emin oluşu kendisine verilen emanete tüm anlamıyla koruması kabe onarıldığı anda :hadis i şerifte hacerül esved ALLAH u teala tarafından yollanacak herkesin davet ettiği yere gitmeyip devenin oturduğu yerde ilk cami yapılacak akıllara apayrı bir güzellik katacak büyük bir savaşı önlemiş çünkü ilahi dava omuzlarına bindiği zaman yine hakem olacaktı. ayeti kerimede: ( biz seni ancak alemlere bir rahmet olarak gönderdik ) aynı şekilde ümmüydi.doğruyu doğru zamanda doğru bilgilere doğru şekilde anlatırdı. kendisine soru sorulduğu zaman teker teker anlatırdı.cesur bir asker dirayetli bir komutan idi. hak ile batılın mücadelesi sözden öte geçip silaha dönüştüğünde galibin belirlenebilmesi için silahlar konuştuğunda zırhını giyer kılıcını kuşanıp rabbinden yardım dileyerek ashabı ile birlikte düşmana karşı savaşırdı hem cesur bir komutan olur. düşmana karşı birliğini komuta ederdi.ordunun zaafa düştüğü zamanlarda ümitsizliğe kapılmazdı orduyla güzel iştişare ederdi doğdu : ümmetim ümmetim dedi. yaşadı: ümmetim ümmetim dedi. israda: ümmetim ümmetim dedi. huzuru ilahide: ümmetim ümmetim dedi.can boğazda son nefeste:ümmetim ümmetim dedi. lüvail hamd bayrağı elindeyken:ümmetim ümmetim dedi. mizan terazisi nin başında:ümmetim ümmetim dedi.makam - ı - mahmud da ümmetim ümmetim dedi.kıldan ince kılıçtan keskin sırat köprüsünde:ümmetim ümmetim dedi.havza - i - kevser başında :ümmetim ümmetidedi.bütün peygamberler ve insanlar nefsim nefsim diye feryat ederken ...?cennetin kapısında ( gir ya muhammed ) (s.a.v )diye nida olunduğundagözleri yaşlı boynu bükük kalbi mahzun bir halde :ya rabbi ;...! ümmetim ümmetim diyecektir.)BİR GARİP YOLCU.selam ve dua ile....acitatli@windowslive.com
    25 Nisan 2008 Cuma 19:26

Diğer Başlıklar

    Anket
    Ergenekon yapılanmasının tüm unsurlarına ulaşıldımı?Ergenekon yapılanması derin devletle aynı şeymi?
    Evet, Evet
    Hayır, Evet
    Hayır, Hayır
    Evet, Hayır
    Fikrim Yok
Serdar AKCA
Ali Sami PALAZ
Köşe Bucak Dünya
M.Ali ÖZTÜRK
Araştırmacı-Yazar
Muhammed ÖZYİĞİT
Adem KAHRİMAN
Sosyolog-Yazar
Tüm Yazarlar
    » Piyasalar
$ USD
1.2020
€ Euro
1.8870
IMKB
38.555
Altın
36.10
    ISTANBUL 23.07.2008
İmsak
-
3:52
Güneş
-
5:44
Öğle
-
13:18
İkindi
-
17:13
Akşam
-
20:39
Yatsı
-
22:21
Ana Sayfa | Künye | Bize Ulaşın | Giriş Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle |
anadoluweb© 2007-2008