Olacak şey değil di.
Ama oldu.
Durduk yerde bir kapatma davası daha.
Durduk yerde diyorum.
Çünkü Ak Partinin Laiklik karşıtı eylemlerin odağı haline gelmekten dolayı kapatılmasının istenmesi gerçekten yapılabilecek en son iddiadır.
Durduk yerde diyorum.
Çünkü iddianamede sayılan (şimdilik yansıyan şekliyle) eylemlerin hiç birisinin ne laiklik karşıtı olmakla ne de rejim düşmanı olmakla yakından uzaktan alakası yok.
Eğer en tabi hakların istenmesi bile laiklik karşıtlığı olarak algılanıyorsa o zaman bir hukuk devletinden bahsetmenin de bir anlamı yoktur aslında.
İnsanların din ve vicdan hürriyetlerini korumayan ve güvence altına almayan hiçbir anayasa hukuk temeline dayandığını iddia edemez.
Bu mantık ancak oligarşik ya da monarşik düzenlerde,
Hadi yeni bir tarifle söylemek gerekirse kendini yeterince tarif edememiş “teokratik laisizm” temelli yapılarda kendine yer bulabilir.
Gerçi Ak Partinin iktidar sürecinde öyle ahım şahım bi özgürlük talebi de olmamıştı ama.
Demek ki sistemin refleksi olarak yansıtılan bu tür eylem odaklarının tahammül eşikleri oldukça alt sınırlara inmiştir.
Korumacı refleks odaklarından olduğu söylenen Anayasa Mahkemesi sadece bikini yada şarap şişesinin özgürlüğünü sebep göstererek bu sistemi koruma altına alamaz.
Kendi vatandaşlarının büyük çoğunluğunu yok sayarak varılabilecek tek yer çıkmaz sokak olduğu defalarca görüldü.
Şimdi pek çok teori üretilecektir.
Üretilecek teorilerin pek çoğu ıvır zıvırdan öte gitmeyecektir.
Ama asıl bakılması gerekenin bu davanın kimin işine yaradığı ve bu kapatma davasının kimin amaçlarına hizmet edeceğinin sorgulanması olmalıdır.
Ama bunun tartışılması için de henüz çok erken.
Şimdi yapılması gerekenin kapatma davasına oldukça yüksek perdeden itiraz etmek ve gerekirse bunun için bu güne kadar yapılmamış tarz ve şekilde (ama hukuk ve demokrasi sınırlarında) bir sivil itaatsizliğin gündeme getirilmesi olduğunda şüphe yoktur.
Ancak ve maalesef şu da bir gerçektir ki; son yıllarda depolitize olmuş bir halk profiliyle karşı karşıyayız.
Bu profilde sivil itaatsizliği aklı selimle yönetecek bir lider yada liderler gurubuna da ihtiyaç olduğu muhakkaktır.
Gerisi faso fiso.



