Bir kişi eksik.
Sağdan sağ aynı.
Soldan say aynı.
Acaba kimdi derken baş sayıcının aklına gelmiş birden bu haftanın gazeteleri.
Evet demiş.
Birisi terk edecekti bu ülkeyi.
Acaba kimdi derken öğrenmişler bu kişinin Fazıl Say olduğunu.
Baş sayıcı şöyle bi düşünmüş.
Amaaan demiş ve bağırmış.
Arkadaşlar bu sefer ortadan sayın milleti.
Ama Fazıl’ı saymayın demiş.
Saymışlar yeniden ülkeyi.
Nüfus bilmem kaç kişi ama mutlak tam kişi çıkıyormuş.
Yani anlayacağınız Fazılı saymayınca nüfustan bir eksilme olmuyormuş.
Fazılı sayınca oluşan eksiklik Fazılı saymayınca oluşmuyormuş.
Allah nasip ederse bu hafta Kurban bayramını idrak edeceğiz.
Hz. İsmail’in itaat ve kulluk,
Ve Hz Muhammed’in Rahmet ve kulluk dolu tavırlarını taklit etmeye çalışarak geçireceğiz.
Ve devamında bu hayırların kullanılacağı alanları anlatmış.
Kurbanı bir et bayramı olarak değil de şefkat, itaat, kulluk ve rahmetin bir tecellisi olarak görenlerin yapması gereken ise bu ve benzeri çağrılara karşılık vermektir.
Haydi o zaman.
Kaybolmuş değerlerimizi yeniden bulabilmek,
Unuttuğumuz hassasiyetlerimizi yeniden hatırlamak,
Vazgeçtiğimiz ideallere yeniden ulaşmak için bu bayramı farklı yaşayalım.
Onlar bize gelmeden biz onlara koşalım.
Önümüzdeki bayrama kadar yaşama garantimiz yok.
Öyleyse bir yıllık eti dolabımıza yığmanın da bir anlamı yok.
Onun yerine Hz. İbrahim’in Oğlu İsmail’i feda etmesindeki manayı hatırlayıp kurbanlarımızdan bolca ikram ve yardım etmek gerek.
Kim adına?
Rahman ve Rahim olan Allah adına.



