Tevhide’nin yüzüne çarpılan gerçek, realitenin ta kendisidir aslında.
Her adımı reelize edip sonucunda bir şeyler kazanmaya çalışanların realitesidir bu.
Reel politika sonucu Irakta Müslümanların katledilmesine göz yuman güruhun realitesidir.
Kapıdan kovuldukları okulların içine örtülerinin üstüne başkasının kıllarını koyarak girmek zorunda olanların realitesidir.
Bir yanda ıstırap içinde kıvrananların…
Ama diğer yanda kendi geleceklerine ulaşmak için her eylemi caiz görenlerin realitesidir.
Yani herkesin gerçekliğini kendince yaşadığı bir realitedir bu.
Hayallerin realitesi.
Beklentilerin realitesi.
Umutların realitesi.
Ve gerçeklerin realitesi.
…
Yıkılan bir gönül.
Yok olan Tevhid hayalleri.
Katledilen Tevhide’nin umudu.
Ve kararan Tevhide’lerin özgürlük beklentisi.
Ama hiç önemli değil.
Sayın başbakanın Tevhide kızı arayıp gönlünü almasıyla unutturulan kızgınlık realitesidir bu.
Neden olmuyor ve ne zaman olacak sorgusunun cevabının gizlenme gerçekliğidir aslında bu arayış.
…
Görmek istemeyince saklandıkları reel politik gerçeğinin kör ettiği gözler göremiyor artık.
Geleceğe bırakılan umutların, gelecek geldiğinde gelemeyen özgürlükleri görmezden gelen gözlere dönüşmüş onlarınki.
Bir yıl önce Yaş kararlarına şerh koyanlara övgüler yağdırıp bu gün onayladığı zaman “her şey hemen olmaz, acele etmemek lazım diyerek” kalp gözlerine mil çeken cellâtların realitesidir bu aslında.
Ve eminim ki Tevhide’ye “geç yerine kızım” diyerek yol gösteren o müdür de, o makamda oturmanın hangi realitenin eseri olduğunu bildiği için yalamış yutmuştur asıl gerçekliği.
En realisti Çankaya’da otururken ve her açıya göre bir reel yaklaşım geliştirirken bir ilçe müdürüne ne ola ki en uzak ama en yakın gerçekliği görebilsin.
…
İrtica hortlayıp ta yeni kurbanlar istediğinde,
Ama bu kurbanları Sezer yerine Gül verdiğinde,
Sezerin ki şerhli Gülünki şerhsiz olduğunda,
Bu neyin realitesidir acaba.
…
Anlaşılan o ki;
Yeniden Kızıldeniz’den geçmek kaçınılmazdır artık.
Biz razıyız aslında.
Kızıldeniz’den geçenlerden olmaya.
Bütün realiteleri arkada bırakıp direniyoruz geride kalıp helak olmaya.
…
Ve biliyoruz ki;
Onun için korkmuyoruz.
Her nefis ne getirdiyse realiteyi orda görecek.
Süleyman’a kalmayan mülk kimseye kalmayacak.
Ve o gerçeğin altında.
Analar bebelerine bile bir yol bulamayacak.
Ve yine biliyoruz ki;
Bir gün;
Hak gelince batıl mutlak zail olacak.
İnna fetahnayı bütün dünya bir kez daha duyacak.
Ve inşallah Tevhide inananlar Tevhide’lerle gülecek.



