SON DAKİKA
Anasayfa | Künye | Bizi Tanıyın | Sitene Ekle | Bize Ulaşın | Giriş Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle
    Gazete 1. Sayfaları
Yazı Karakteri Boyutu:
   
02 Aralık 2007 Pazar 21:30
  Veli TOLU
  
TEVHİDEDEN TEVHİDE

Tevhide’nin yüzüne çarpılan gerçek, realitenin ta kendisidir aslında.

Her adımı reelize edip sonucunda bir şeyler kazanmaya çalışanların realitesidir bu.

Reel politika sonucu Irakta Müslümanların katledilmesine göz yuman güruhun realitesidir.

Kapıdan kovuldukları okulların içine örtülerinin üstüne başkasının kıllarını koyarak girmek zorunda olanların realitesidir.

Bir yanda ıstırap içinde kıvrananların…

Ama diğer yanda kendi geleceklerine ulaşmak için her eylemi caiz görenlerin realitesidir.

Yani herkesin gerçekliğini kendince yaşadığı bir realitedir bu.

Hayallerin realitesi.

Beklentilerin realitesi.

Umutların realitesi.

Ve gerçeklerin realitesi.

Yıkılan bir gönül.

Yok olan Tevhid hayalleri.

Katledilen Tevhide’nin umudu.

Ve kararan Tevhide’lerin özgürlük beklentisi.

Ama hiç önemli değil.

Nasılsa bir telefon açıp seni okutacağız demek işleri çözüyor en realistçe bakış açısıyla.

Sayın başbakanın Tevhide kızı arayıp gönlünü almasıyla unutturulan kızgınlık realitesidir bu.

Neden olmuyor ve ne zaman olacak sorgusunun cevabının gizlenme gerçekliğidir aslında bu arayış.

Görmek istemeyince saklandıkları reel politik gerçeğinin kör ettiği gözler göremiyor artık.

Geleceğe bırakılan umutların, gelecek geldiğinde gelemeyen özgürlükleri görmezden gelen gözlere dönüşmüş onlarınki.

Bir yıl önce Yaş kararlarına şerh koyanlara övgüler yağdırıp bu gün onayladığı zaman “her şey hemen olmaz, acele etmemek lazım diyerek” kalp gözlerine mil çeken cellâtların realitesidir bu aslında.

Ve eminim ki Tevhide’ye “geç yerine kızım” diyerek yol gösteren o müdür de, o makamda oturmanın hangi realitenin eseri olduğunu bildiği için yalamış yutmuştur asıl gerçekliği.

En realisti Çankaya’da otururken ve her açıya göre bir reel yaklaşım geliştirirken bir ilçe müdürüne ne ola ki en uzak ama en yakın gerçekliği görebilsin.

İrtica hortlayıp ta yeni kurbanlar istediğinde,

Ama bu kurbanları Sezer yerine Gül verdiğinde,

Sezerin ki şerhli Gülünki şerhsiz olduğunda,

Bu neyin realitesidir acaba.

Anlaşılan o ki;

Yeniden Kızıldeniz’den geçmek kaçınılmazdır artık.

Biz razıyız aslında.

Kızıldeniz’den geçenlerden olmaya.

Bütün realiteleri arkada bırakıp direniyoruz geride kalıp helak olmaya.

Ve biliyoruz ki;

Bu canlar Allah’ındır. Ve mutlak ona dönecek.

Onun için korkmuyoruz.

Her nefis ne getirdiyse realiteyi orda görecek.

Süleyman’a kalmayan mülk kimseye kalmayacak.

Ve o gerçeğin altında.

Analar bebelerine bile bir yol bulamayacak.

Ve yine biliyoruz ki;

Bir gün;

Hak gelince batıl mutlak zail olacak.

İnna fetahnayı bütün dünya bir kez daha duyacak.

Ve inşallah Tevhide inananlar Tevhide’lerle gülecek.

YORUMLAR (14) adet
    talat keskinnacak
    ...
    bazı ahmaklar başörtüsüne ve müslümanlara 28 şubat üslubunda saldırı olunca aha yine hedefleri tayyibi ve hükümeti yıpratmak diyebiliyorlarhalbuki bu ahmaklar bilmiyor ki adamların hedefi ne tayyip ne de hükümet adamların hedefi kendi öz inançları ve özgürlükleriama insanların beyni okadar şartlanmış ve sulanmış ki alem yıkılsın tayyip yaşasın gibi saltanatçı sen çok yaşa padişahımcı bir ahmaklık sergiliyorlarhalbuki 28 şubat üslubunda saldırıların tayyibin umrunda bile olmadığını bile anlıyamıyorlarmillet uyutuluyor tayyip iyi bir aktör...kral da çıplak hocada abdestsiz...
    08 Aralık 2007 Cumartesi 21:46

    mehmet zahit
    haksızlık edelim
    ahmet kardeşimiz demiş ki haksızlık etmeyelim başbakan ne yapabılirki. başbakan bişey yapamazz. cumhurbaşkanı bişey yapamaz, kim bi şey yapacak bu ülkede. başbakan bişey yapamaz demeyelm tayyip bişey yapamaz diyelim daha doğru olsun.
    08 Aralık 2007 Cumartesi 14:47

    ahmet
    HAKSIZLIK ETMEYELİM
    arkadaşlar yazıyı bende okudum. ama biraz haksızlık yapıyor gibiyiz.heralde onlarda istemezler böyle olmasını. başbakan ne yapabilir ki.
    06 Aralık 2007 Perşembe 14:28

    mehmet zahit
    anlayan çok bile
    artık az şeylerden çok mutlu olmayı bilen bir topluluk olduk. başbakan telefon açtı, teselli etti diye ne kadar mutlu olduk. ama mutlu olanlar mutluluktan akıllarına da zeval geliyoki, sormuyolar bile sen teselli etmiyecen, bu işi çözeksin diye. hala iktidar olup ta muktedir olamadıysan o koltuğu boş yere eskitmeyin sayın başbakanım.
    06 Aralık 2007 Perşembe 14:06

    büşra
    hiç değişmedi
    yıllardır aynı manzara...yeni gelenlerin kalıplarına bakıp ümitlenmiştik..nerden bilirdik vaatlerinin aslının olmadığını?? ve nerden bilirdik kişiler değişsede yine destek görmeyeceğimizi......??genç bir kızın gruru kişisel tercihi yüzünden kırılıyor, hem de toplu bir ortamda..!! onların medeniyet dedikleri bu(mu)dur???bir kişiyi teselli etmek neye yarar ki?? Tevhide o acıyı çeken bir çok bayanın dramını yansıttı... dediğiniz gibi bir kaç günde de konuyu kapatmasını bildiler.olayı çok güzel açıklamışsınız... diyecek başka şey kalmamış...
    06 Aralık 2007 Perşembe 00:39



Yazarın Diğer Yazıları

    » Piyasalar
$ USD
1.6770
€ Euro
2.0980
IMKB
21.966
Altın
41.63
Zahid KUTUB
Abdullah Kuşlu
Mehmet Ali ÖZTÜRK
ozturk158@hotmail.com
Nevzat LALELİ
Behçet BÜYÜKGÖKMEN
Ali Sami PALAZ
Köşe Bucak Dünya
Tüm Yazarlar
    ANKARA 22.11.2008
İmsak
-
5:04
Güneş
-
6:33
Öğle
-
11:42
İkindi
-
14:13
Akşam
-
16:37
Yatsı
-
18:00
Ana Sayfa | Künye | Bize Ulaşın | Giriş Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle |
anadoluweb© 2007-2008