Geçtiğimiz haftaya bir bakın.
Eski İslamcı! Şimdi ne idüğü belirsiz adamın biri çıkmış hocalara üç soru başlığında “Yahudi ve Hıristiyanları dost edinmeyiniz” (Maide 51) ayetini tartışmaya açıp, Müslüman erkeklerin Yahudi ve Hıristiyan kadınlarla evlenmesine cevaz verilmesinin çelişki olup olmadığını sorguluyor.
Bu eski İslamcı! Yazarın patronu da aynı ayetin Eminönü’nde bir caminin kapısında bulunan tahtaya yazılı olduğundan bahisle bu ayetin cami kapısına yazılmasının ne kadar tehlikeli olduğundan bahsederek olayı diyanet işlerine kadar taşıdıklarını anlatıyor.
…
Her yanı keskin bir başka yazarımız ise Müslüman beylerin “gay” lerini hayırlıyor.
Sanki bu izni sınırsız destek verdikleri bu hükümet vermemiş gibi.
Ve sanki kireç suyunu ayran diye yutturanlar kendileri değilmiş gibi.
…
Güya her dem kendine göre bir bakış açısını bulmakta mahir bir başka yazar ise daha yakın zamana kadar “siyasal İslama” kızgınlığıyla on vurup bir okşayan tavırlar içinde bir şeyh bozmasının zikir ayinini ele alıp ahkâm kesiyor.
Neymiş efendim. Bu kadar rezalet olur muymuş?
El cevap.
Neden olmasın efendi.
Rakı içip sarhoş olmamak mümkün mü?
Bu millete gelişim, uzlaşma ve uyumlu olma adı altında yutturduğunuz gelecek değil midir bu?
İktidar olmak arzusuyla yanıp tutuşan toplumun iktidar şurubunu içerken düştüğü hal budur işte.
Eşi başörtülü başbakan sevdasıyla yaktığınız ateşin sonucudur bu.
Bir kereden bi şey olmaz mantığıyla başlattığınız tevil cümbüşü içinde her naneye uydurduğunuz kılıfların ürünüdür bu.
Sayfalarınızın bir yanında cumhuriyet gazetesine çatıp cambaza bak derken, öbür yanında kocaman puntolarla zinaya yasal dayanak üreten, gaylara dernek açma izni veren hükümete çanak tutmanızın meyvesidir bu.
Beyler boşuna sağa sola çatıp durmayın.
Sizlersiniz bu halin baş sorumlusu.
Milletin önder diye tuttuğu, yazılarından ilham alarak kendine yön çizdiği sizlersiniz sorumlular.
İnandığınız değerlerin önüne geçen iktidar hırsınızın milleti getirdiği noktadır bu.
Şimdi ağlamayın boşuna.
Ve hani sizler hep bir ağızdan amma konuşuyor yaw.
Bacak bacak üstüne de attı.
Üff be.
Şu CHP ye de ağzının payını verdi diyerek göklere çıkarıyorsunuz ya.
Hani geçen hafta terörist ülkenin kan emici vampir devlet başkanını mecliste ağırlarken gıkınızı bile çıkarmadığınız hükümet var ya.
Faizi yeniden tanımlamalıyız dediklerinde (katsayı adaletsizliği kalkıyor) cambaza bak türünden haberlerle millete şerbet sunduğunuz hükümetiniz var ya.
İşte onun iktidarında oluyor bütün bunlar.
Şimdi onların yönettiği bu ülkede ne zaman türbanlı güzel seçeceğiz diye sormaya başladınız sizler.
Ve şimdi onların yönettiği bu ülkede ayetlerin tartışılmaya başladığına şahit oluyoruz hep birlikte.
Eğer yüreğiniz yetiyorsa.
Ve birazcık samimiyseniz bu yazdıklarınızda.
Yine cambazı göstermeyin millete.
Hiç olmazsa bu kez gözünüzü açın ve Annapolis’e çevirin.
Bakın oralarda neler oluyor?
Hani Ortadoğuya demokrasi getirip kurtaracak olanlar vardı.
Ve hani bizim başbakanımız bu planın (BOP) eş başkanı olmakla övünüyordu ya.
Adamın biri ya bizden yanasınız ya da teröristlerden yanasınız dediğinde içi ürperip tabiî ki sizden yanayız yalakalığına yapışanlar var ya.
Bununla iktifa etmeyip ben size daha yakınım, o zaman sizde beni destekleyin diyerek iktidara talip olanlar.
Ve hatta bu da yetmezmiş gibi “İslam medeniyeti batı medeniyeti karşısında kaybetmiştir, biz bu yenilgiyi kabullenerek haddimizi bilmeliyiz” diyenler var ya.
İşte o arkadaşlar bize ait toprakların geleceğini gecesi gündüzümüze asla denk gelmeyen Amerika’da tartışıyor.
Üstelik konu sadece Filistin değil. İran’ın ne kadar tehlikeli olduğuna ikna edilmesi toplantısı.
Onlar ne karışıyorsa artık bunu da size sormak lazım.
…
Üç beş yıl sonra,
“aaa...”
“Bu İstanbul’a bizi neden almıyorlar” diye serzenişte bulunduğunuzu görür gibiyim.
Ama o zaman giremediğiniz yer sadece İstanbul olmayacak.
Size Anadolu’da da yer kalmayacak haberiniz olsun.
![]() | ![]() | [1] 2 | ![]() | ![]() |



