Bir akşam babamla oturmuş sohbet ederken nefs, dünya ve şeytan üzerine konuşuyorduk. Babam kalemi alarak içinden geçenleri kağıda döktü. Ben de hiçbir cümle ve kelimesine katkı yapmadan sizlerle paylaşmak istedim. Faydalı olması ümidiyle…
Nefsim bana hep kötülüğü emreden ve benimle her an savaş halinde olandır. Yani ruhumla… Peygamber Efendimiz (sav) savaş meydanından ashabıyla birçok şehit verip dönerken “nefsin cihadı bunun fevkindedir” diye buyurmuştur. Nefisle cihat, onun birçok isteklerine karşı durmaktır. Rabbimiz “benden namazla ve ibadetle yardım isteyiniz” diye buyuruyor.
Hani derler ya “müzik ruhun gıdasıdır” diye. Hayır, hayır sana ilahi mesajlar vermeyen müzikler ruhunun değil, asıl nefsinin gıdasıdır. Nefs birçok şeylerden gıda alır; yemek içmek ve benzerlerinden olduğu gibi. Ruh gıdasını almazsa nefsin istekleri bitmez…
Nefs dünyamıza ve ahiretimize zarar veren bir mahluktur. Birkaç cümleyle nefsimizi tarif edemeyiz ama, buna karşı koyabiliriz. Bunun tek yolu da ibadet ve itaattir… Ruhumuz gıdasını alırsa nefsimizin istekleri azalır… Güzel sözler ve ibadetler, ilahi rahmet indiren sohbetler… İşte bunlardır ruhun gıdası… Rabbimin bana verdiği vaadleri ve yardımları, işte o zaman geleceklerdir…
Ruhumuzun hastalık belirtileri nelerdir? Yapılan ibadetlerden haz duyamamak, isabetli, keskin görüşlü ve sözlü olamamak…
Şeytan… Ezeli ve ebedi düşmanım. En keskin silahı vesvese vermek ve tembelliğe alıştırmak…
Bir kova suya necisin düşmesi gibidir yani. İbadetlerimi boşa salar, kalbime zehirli okunu atar… Nefsimin en büyük yardımcısıdır o. İşte o zaman ruhumun iniltisi başlar.
Çaresi mi? Tabii ki benim gücüm yetmez. Gücü yetene sığınırım.
Bir dostumun, yüz yaşında olan kayınvalidesinin ziyaretine gittiğimde “nene nasılsın” diyerek
halini sordum. “Elhamdülillah” dedi ve “oğlum ben ALLAH’ ıma dua ediyorum. Kendi ismini dilimden düşürmemesi için”. İşte tüm duaların özeti buradadır. Rabbimiz “zikrederseniz beni; benimle olursunuz, yoksa şeytanla olursunuz” diye buyuruyor. Öyleyse şeytandan kurtuluş yolumuz O’nu, yani beni, seni ve canlı cansız bütün yaratılmışları yaratanı anmak ve Ona yönelmektir.
Dünya… Nefs ve şeytanın hoşuna giden, şeydir. Dünya küçük bir çocuğun elindeki oyuncak ve onunla avunması gibidir. Dünya, bir gölgelik, bir misafirhane, bir sınav yeri, o sınavı kaybetme ya da kazanma yeridir. İç huzurunu bulmak ya da bulamamak yeridir. Hiç unutmuyorum, merhum üstadımızın şu sözünü “şişe sarhoşu ayıkır ama dünya sarhoşu zor” derdi. Muradım Rabbimden; dostlarından ayırmasın bizleri…
AMİN…



