SON DAKİKA
Anasayfa | Künye | Bizi Tanıyın | Sitene Ekle | Bize Ulaşın | Giriş Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle
    Gazete 1. Sayfaları
Yazı Karakteri Boyutu:
   
30 Temmuz 2008 Çarşamba 22:58
  Serdar AKCA
  
Yola Doğru Devam Etmek
 
Ak Parti hakkındaki kapatma davası nihayet neticelendi. Siyasi partiler millet tarafından kurulmalı ve sandık sonuçlarına göre yine millet tarafından kapatılmalı. Bir partinin yargı kararı ile kapatılması ancak teröre ve şiddete bulaşması halinde mümkün olmalıdır.
 
Kapatma davasında savcılığın iddialarını okuyunca kapatılmak istenen Ak Parti değil millet diye vurgulamıştık. Zira iddianamede yer alan ve özelliklede temel insan hak ve özgürlükleri ile ilgili hususları dikkate alarak bu iddianın sahiplerinin bu konularda özgürlük bekleyen ve milletimizin büyük bir kesimini oluşturan halkı uzaya gönderip oradan da kendi kafalarına uygun yeni bir millet getirmesi gerektiğini düşünmüştük.
 
14 Marttan bu yana geçen sürecin Türkiye’ye maliyetleri hakkında herkes farklı şeyler söyledi. Ama umarız mahkeme tarafından verilen bu kapatmama kararı ile hiç olmazsa bir normalleşme süreci başlar ve bu süreçte iktidar partisinin mağduriyetleri ile değil icraatlarıyla milletin önüne çıkacağı demokratik bir zemin oluşur.
 
Fakat kararın matematiksel denklemi üzerinde de ciddiyetle durmak gerekiyor. Zira karar kılı kılına bıçak sırtında bir karar. Dolayısıyla mahkemenin verdiği bu kararın rey tercihlerinin önümüzdeki süreçte benzer gerekçelerle yeni davaların açılması için bir cesaret unsuru oluşturabileceğini unutmamak gerekir.
 
Hepimizin bildiği gibi 2001 yılına kadar parti kapatma kararı salt çoğunluk ile alınıyordu. 2001 yılında DSP-MHP-ANAP koalisyon hükümeti döneminde Anayasa ve Siyasi Partiler Kanununda yapılan değişikliklerle parti kapatma için 5'te 3 çoğunluk öngörüldü. Yani 11 üyeli mahkemede 7 üyenin oyu zorunlu kılındı. Bugün Ak Parti’yi sadece ½ oranında hazine yardımından mahrum bırakarak bıçak sırtından döndüren işte bu değişikliktir.
 
Oysa Ak Parti tam 7 yıldır iktidarda. Ama bu 7 yıl zarfında herkesin değişmeli dediği Siyasi Partiler kanununda bir değişiklik yapmadı. Gerek 3 Kasım seçimleri sonrası gerekse 22 Temmuz seçimleri sonrası seçim neticelerinin verdiği güç ile yapılan ilk açıklamalar ne kadar ümit verici ise atılmayan adımlarlar da o kadar hayal kırıklığı olageldi.
 
Şimdi mahkemenin bu olumlu kararı ile Ak Parti bundan sonraki tüm mazeretlerini geçersiz kılacak yeni bir seçim sonrası zaferi gibi önemli bir milatla karşı karşıya. Nitekim karar sonrası yapılan açıklamalar kısmen de olsa seçim zaferi edasıyla yapılan konuşmalara benziyor. Ama bu milat daha öncekiler gibi iyi yazılmış demokrasi nutuklarından ibarette kalmamalı.
 
Görünen o ki artık parti kapatma davaları Anayasa Mahkemesine ağır gelmektedir. Anayasa Mahkemesi başkanının dava sonucunu açıklamak için yaptığı konuşmada bu açık bir biçimde görülüyor. Bu sebeple Ak Parti’nin ilk yapması gereken daha önce bu konuda kendisinden beklenen ve atmadığı adımları atmasıdır. Yani parti kapatmaları zorlaştırmak için Siyasi Partiler Kanunu ve ilgili Anayasa maddelerini değiştirmesi ve geniş anlamda Türkiye'nin ihtiyacı olan bir  sivil Anayasayı gerçekleştirmesidir. Stresli konuların iş yükü altında ezilen Anayasa Mahkemesi ile ilgilide  Anayasa mahkemesinin kurulduğu günden bu yana süre gelen geleneksel yapısına ilişkin sıkıntıları giderecek günün şartlarına uygun yeni düzenlemeler yapmasıdır.
 
Hatırlarsanız bir önceki Anayasa Mahkemesi başkanı Mustafa Bumin mahkemenin mevcut üye sayısıyla artan iş yükünün altından kalmakta zorlandığını ve üye sayısının arttırılması gerektiğini ifade etmiş ve bu çağrıyı açık bir adrese teslim şeklinde Ak Parti hükümetine yapmıştı. Eğer Ak Parti o gün bu çağrıyı değerlendirseydi ve üye sayısını 22’ye çıkararak 11 üyeyi meclisten seçerek mahkeme üyeliğine atama düzenlemesi getirseydi Türkiye bu kadar gerilimli bir siyasi süreç yaşamamış olacaktı. Eminim ki Yargıtay başsavcısı da bu davayı açmayacaktı. Hiç şüphesiz ki savcıyı cesaretlendiren en önemli etkenlerden birisi mahkeme üyelerinin deşifre olmuş kimlikleri ve kimler tarafından atanmış olduklarıdır.
 
İşte o gün Ak Parti kendi ayağıyla gelen bu teklifi görmezden gelmişti. Şimdi benzer bir çağrı ile yine karşı karşıya. Bu çağrı Haşim Kılıç’ın dava kararını açıklama konuşmasında açık bir biçimde şu şekilde yer alıyor:''Tabii ki bizim bu davada karar verirken bir partinin kapatılmasıyla ilgili hiçbir arkadaşımız mutlu olduğunu söyleyemez. Biz de demokrasi adına herkes gibi bu parti kapatma davalarında karar vermede çok ciddi sıkıntılar çekiyoruz. Bunu da nitekim yine bu davada arkadaşlarımız ne yazık ki dile getirmiştir. Ancak ne yazık ki bu konuda çağdaş demokratik ülkelerle olan bir beraberliği sağlamak adına yapılması gereken Anayasal ve yasal değişiklikler yapılmayıp, ne zaman bir siyasi parti kapatma davası gündeme gelir, o zaman bu kuralların yapılması gerektiği çok ciddi bir şekilde, hızlı bir şekilde tartışılmaya başlar. Oysa bunun böyle olmaması gerekir. Siyasi parti kapatma davaları daha açılmadan ilgili siyasi partilerimizin bir uzlaşma içerisinde bu konuda yapılması gereken değişikliklerin yapmasını arzu ederdik. Ama maalesef bu güne kadar pek gerçekleşmedi ve bu tartışmalar siyasi parti kapatma davaları açıldığı andan itibaren yine canlılığını kazandı. Biz bu vesileyle bir kez daha siyasi aktörlerimize buradan seslenmek istiyoruz: Eğer bu konuda bir rahatsızlık varsa topluma ters gelen kurallar, anayasa değişiklikleri varsa bu konuda uzlaşarak bu değişiklikler süratle yapılabilmelidir.’’
 
Eskilerin güzel bir sözü var neticeye ulaşamama yol yordam bilmemekten kaynaklanıyor anlamına gelen vusulsüzlük usulsüzlüktendir diye. Ak Parti şimdi yeni bir yolun başında ve umut ederiz ki bu kez yola devam ederken önünü görür ve doğru adımlar atarak işe başlar. Zira parti kapatılmamıştır doğru ama mevcut karar bir giyotin gibi ince bir çizgide başlarının üzerlerinde durmaktadır.
YORUMLAR (2) adet
    Hakan Bayhan
    Süper bir yazi Serdar Bey
    Her zaman köse yazilarini zevkle okurum Müthis bir insansin Serdar bey Rabbim razi olsun Almanyaya seminerlere cagirdigimizda gecnlerimizinde cümlesi buydu süper bir tarihci Rabbim sayilarinizi cogaltsin.amin.Igmg Hessen eski Böl.Gen.Bsk.
    09 Ağustos 2008 Cumartesi 11:50

    Hasan TARHAN
    ORTAK AKIL ORTAK KARARDIR !
    Şimdi soralım kendimize; Biz kimiz, nerden gelir nere gideriz.. Kimin nesliyiz, bizden sonra çocuklarımıza ne bırakıyoruz. Aldığımız mirası koruyor muyuz, yoksa ona buna peşkeş mi çekiyoruz.? Yarın gelecek nesillere hesap verebilecekmiyiz. Bunu önce fert olarak sonra Millet olarak ve daha önemlisi Hükümet edenler olarak bu soruya doğru yanıt verebiliyormuyuz. Ben seçildim demekle her istediğimi uygularım , ben seçildim demekle her yeri satarım anlayışı ile bu hesabı verebilecekmiyiz. Bu soruyu herkes kendine sormalı ve buna göre karar vermelidir. Kimse kimseye mahkum olmamalı. Hepimiz birimiz olarak yorumlanmalıyız. Yöneten ayrı yönetilen ayrı telden çalmamalı.Hangi ülke, hangi devlet, hangi terör örgütü birlikte ve tek yürek bir milleti bozabilir ! Birlikte ve tek yürek bir millet toprağına sahip olmazsa neyine sahip olur ki ! Ben isterim ki hepimiz mirasımıza sahip çıkalım. Sanki babamız bize bırakmış gibi vatan toprağına hep beraber sahip çıkalım. Başka diyarlar diyar olmaz diyar senin olmayınca.. Öyle değil midir ? başkasının yari nasıl senin olmuyorsa..Kim bu vatanı kutsal saymazda bir çıkar uğruna satarsa bir karış toprağını bulur elbet ölmeden layığını.
    31 Temmuz 2008 Perşembe 15:02

Yazarın Diğer Yazıları

Ali Sami PALAZ
Köşe Bucak Dünya
Nevzat LALELİ
Mehmet Ali ÖZTÜRK
ozturk158@hotmail.com
Tüm Yazarlar
    Anket
    Son 15 yılın hükümetleri göz önüne alınsa olası yeni bir ekonomik krizden hangi çözümle çıkılabilir?
    Ak Parti bu işin üstesinden gelebilir
    Ak Parti Ekonominin başına K.Derviş'i Getirmeli
    Milli Görüşle (SP) çözülebilir
    Bu Ekonomi düzelmez
    Fikrim yok
    » Piyasalar
$ USD
1.4220
€ Euro
1.9340
IMKB
28.911
Altın
39.77
    ISTANBUL 08.10.2008
İmsak
-
5:35
Güneş
-
7:01
Öğle
-
12:59
İkindi
-
16:08
Akşam
-
18:44
Yatsı
-
20:03
Ana Sayfa | Künye | Bize Ulaşın | Giriş Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle |
anadoluweb© 2007-2008