Açılan davanın şu ana kadar kamuoyuna yansıyan gerekçelerine bakarsınız daha önce kapatılan Refah Partisi ve Fazilet Partisinin kapatılma gerekçeleriyle neredeyse aynı.
Bu yönüyle dava sadece Ak Parti’ye karşı açılmış bir dava değildir.
Geniş halk kesimlerini ilgilendiren insan hak ve özgürlük taleplerine karşı açılmış bir davadır.
Açılan bu dava ile artık benzer taleplerde bulunmak neredeyse imkânsız denilmek istenmektedir.
Sokaktaki iki kişiden birisinin oyunu almış ve geniş halk kesimlerini temsil eden bir partiye karşı eğer bu gerekçelerle kapatma dava açılabiliyorsa ve bu gerekçeler laikliğe karşı bir tutum olarak gösterilmek isteniyorsa çok rahatlıkla denilebilir ki bu dava millete karşı açılmıştır.
Örneğin üniversitelerde başörtüsüne özgürlük talepleri milletimizin büyük çoğunluğunun talebidir. Dolayısıyla bu taleple ilgili yasakçı yaklaşım ve bu talebi laikliği tehdit eder bir algılama olarak sunma milleti laiklik ile karşı karşıya getirmekten başka bir şey demek değildir.
Beğenseniz de beğenmeseniz de bu ülkenin insanları biziz. Eğer başörtüsü konusunda özgürlük talebi bu çağda hala parti kapatma davasına gerekçe olarak gösterilebiliyorsa kusura bakmayın kendinize başka bir halk bulmak zorundasınız.
Şimdi Ak Parti ve ona oy veren insanların dışında da aynı talepleri dile getiren ve başörtüsünün serbest olması için destek veren diğer siyasi partileri ne yapacaksınız?
Onlara da mı kapatma davası açacaksınız? O zaman toptancı bir yaklaşım sergileyin ve tüm sağ partileri kapatın. Hatta bu konuda sağ partilerle aynı düşüncede olan sol aydın ve siyasilere de siyaset yasağı getirin.
Ama bütün bunlar bu taleplerin önünü kesebilir mi?
Hayır, zira bu millet aynı millet.
Sorunun çözümü için önünüzde tek yol var; milleti kapatın.
Daha da ötesi siyasi yasak getirin, yani oy kullanmasını,sandık başına gitmesini yasaklayın.
Bu davanın milletimize vereceği en büyük zararlardan bir tanesi de artık milletimizin siyaseti çözüm olarak görme inancını baltalayacak olmasıdır.
Bu ülkede yaşayacaksınız ve taleplerinizi siyasi olarak dile getireceksiniz.
Bunun için 40 yıl mücadele edeceksiniz.
Ama hep talepleriniz parti kapatma gerekçesi olarak karşınıza çıkarılacak.
Evet, bu millet aynı millet. Var olduğu müddetçe aynı talepleri mutlaka sürdürecektir. Ümit ederim ki bu davayla milletimizin demokrasiye olan inancı yara almasın. Siyaseti çözümsüzlük mekanizması olarak algılamasın.
Aksi takdirde açılan bu dava ile millette kapatılmış olur.
Ama her şeye rağmen bu kez bir parti kapatma davasında Anayasa Mahkemesinin Ak Parti’nin kapatılmaması yönünde karar vererek hukuka olan inancımızı bari açık tutmasını temenni ediyoruz.



