miş, miş,miş!
Bütün bu süzgeçlerden geçen insanların tarafsız olabileceklerini rahatça söyleyebiliyorsunuz. Ama iş başları örtülü insanlara gelince sadece başlarına örtükleri başörtüsünü gerekçe göstererek birden bire tarafsızlığın mümkün olmayacağını söylüyorsunuz.
Şimdi sırtında cübbesiyle üniversitelerde başörtüsü yasağının devam etmesini isteyen üniversite hocalarını düşünün.
Ya da en azından yasağın üniversitede bile kaldırılmasına karşı çıktığını açıklayan yargı mensuplarını düşünün.
Ya da başörtülülere hak ettiği notu vermeyeceğini söyleyebilen rektörü.
Yani onlar tüm bu tutum ve davranışlarıyla tarafsız kalabiliyorlar şimdi öylemi?
Sırtlarınıza geçirdiğiniz siyah cübbelerinize nasıl bir siyasi amaç yüklediğinizi görmüyor musunuz? Evet, o cübbeler artık bir siyasi simgeye dönüşmüş durumda. Şimdi o cübbelerin içerisinde sizin tarafsız kalabileceğinize nasıl inanalım?
Başörtüsünün üniversiteye girmesini huzuru dinamitleyecek gelişmeler olarak açıklamak nasıl bir anlayışın ürünü olabilir. Bu ülkede başörtülüler her yerde yaşıyor ve hiçbir yerde huzursuzluğun kaynağı değilken neden üniversiteye girdiklerinde huzursuzluk kaynağı olsunlar ki?
Bu tavırlarınızla huzursuzluk istediğinizi açıkça beyan etmiş olmuyor musunuz?
Ona buna taraf diyeceğinize tarafsız olduğunuza inandırın bizi.
Değilse tekerlemeniz bayatladı.
Ortada bir baskı varsa bu baskıyı yapanlar sizlersiniz. Siyasi simge olan bir şey varsa oda üzerinizdeki cübbeleriniz. İdari uygulamalarınız ve yargıda vereceğiniz kararların üzerine şahsi tutum ve davranışlarınızın gölgesi düştü.
Başkalarından istemek yerine önce siz tarif ettiğiniz gibi olun.



