Peki, bunu kim böyle bile.
Baykal ve avanesi.
Neden?
Aman çok gürültü patırtı çıkarmasınlar diye.
Peki, onların yapacağı gürültü ne kadar dikkate değer?
Emin olun çok. Zira o yüzden düzenleme sadece üniversitelerle sınırlı.
Sınır bu kadar mı? Hayır. Bir de çene altı sınırı var.
Peki, şimdi durup dururken bu çene altı muhabbeti nereden çıktı?
Elbette ki sınırlı sorumlu türban sorunu çözücülerinden.
Peki, bu sınırı kim belirliyor.
Baykal’ın iktidar üzerindeki baskısı.
Büyüksün Baykal. Kendi partin içindeki gücün olabildiğine erirken iktidar üzerindeki baskın etkisinden hiçbir şey kaybetmiyor.
Birde rektör ve üniversite hocalarının baskısı var. Öyle gürültü koparıyorlar ki aman bir maraza çıkmadan hiç olmazsa bu iş üniversitelerde hallolsun dedirttiriyorlar insana.
Yani;bir ölümü gösterip sıtmaya razı olun durumu oluşturuyorlar.
Bu arada bu ülkenin üniversitelerinde öğretim görevlisi olupta bu yasağın kalkmasını isteyen hiç mi üniversite hocası yok merak ediyor insan.
Ey hocalarımız neredesiniz? Neden sesiniz çıkmıyor.
Birileri yasak devam etsin diye cübbeleriyle meclise çıkarmalar yaparken başörtülüler üniversitelere girerse gök kubbe başımıza yıkılmaz diye en azından görüş serdetseniz ne olur.
Çok iyi olur. O halde yapın şu iyiliği.
Hatırlarsanız iktidar sahipleri başörtüsü problemi yüzde bir buçuk’un sorunu demişti ya. Evet.4 yıllık üniversite eğitimi alacak olanlar her halde bu yüzde bir buçuğa tekabül eder.
Peki, iktidar sahiplerinin sorun olarak kabul etmediği bu yüzde bir buçuk’un dışındaki başörtülüler ne olacak?
Onlar başka bir yüzde kırk yedilik bahar, bir de Baykal’sız CHP bekleyecekler.
Tamam, sorumlulukta bu noktaya kadar, bunu da anladık. Bu sebeple bu noktada ümit yok.
Peki, ya üniversite sıralarında 4 yıl dirsek çürütüp büyük umutlarla mezun olanlar da bu yüzde bir buçuğun dışına çıktıklarında ne olacak?
Çünkü özgürlük sadece 4 yılla sınırlı.
Bu 4 yıldan önce başınız açık,4 yıl süresince kapalı, sonrasında yine açık.
Aç, kapa. Aç, kapa.
Bu düzenlemeye yakışacak en güzel isim bu galiba.
Aç kapa yasası.



