YILBAŞI TURNUSOLU
Her gün bu kadarına da pes dedirten o kadar çok şey yaşar olduk ki.
Biri soğumadan öbürü tuz basıyor.
Birisi otuza yetmiş muhabbeti ile terk edip gidiyorum dedi.
Öbürü iyi ki imam hatipli değilim,
Bir başkası başörtüsünün İslam da yeri yok ve Türkiye Araplaşıyor,
Bir diğeri geçmişte kutlayamadığı yılbaşılar için ah vah etti.
Denenlerin ardı arkası kesilmiyor.
Şimdi düşünün, otuz-yetmiş muhabbeti yapan arkadaş hangi çarşıda malına alıcı bulmuş?
Otuz -yetmiş diye parçaladığı bu çarşıda.
Kim onu nirvana makamında sanatçı mertebesine çıkarmış?
Parçaladığı bu çarşının insanları.
Şimdi ne oldu da arkadaş bu çarşıyı sevmiyor?
Bakanların eşleri başörtülüymüş ve kendisini Çankaya’ya resepsiyona davet etmemişler.
Göklere çıkartılan bir sanatçının ülkenin sosyolojik gerçeklerinden ne yazık ki haberi yok.
Ona yılbaşı gecesi Türkiye’ye bir daha bakmasını öneriyorum. Emin olsun bu ülkede yılbaşı gecesi yaşanacak çılgınlıklar için otuza yetmiş muhabbeti anlamsız kalacaktır. Bakan eşleri başörtüsüz olan gideceği ülkedeTürkiye’deki kutlamaları hatırladıkça ah ülkem diye de yutkunacaktır.
Fazıl Say kendisini kandırmasın, o ve onun gibiler bu ülkede başörtüsünü anlamsızlaştırmak için elinden geleni yaptı ve başarılıda oldular.
Bu konuda yapılanlar da henüz bitmiş de değil.
Ülkede din eğitimcilerini yetiştiren bir ilahiyat fakültesindeki Doçentin bile başörtünün İslam da yeri yok dediği bir ülkede yaşıyor Fazıl Say.
Gideceği ülkede en azından vasat bir bilim adamı bile böyle bir saçmalık ortaya atmaz.
Tavuktan kurban olur diyen Profesörleri bile masum bırakacak bu açıklamanın ardından aynı Doçent Türkiye Araplaşıyor demiş. Arap mikro milliyetçiliğinin Türkiye için ne büyük tehlike olduğunu ifade etmiş.
E şimdi bu doçente de söylenecek bir çift sözümüz var hani.
Sayın hoca lütfen sizde yılbaşı gecesi televizyonları açın ve izleyin. Emin olun varsa eğer Araplaştığını söylediğiniz kesimlerde sizin yaptığınızı yapacaktır o gece. Ayrıca mutlaka uydu vasıtasıyla Arap kanallarını da açıp izleyin. Mesela Dubai’de yapılacak kutlamaları takip edin. Hıristiyanları bile imrendirecek ve bizdeki kutlamaları sönük bırakacak görüntüler karşınıza çıkacak orada.
Korkmayın. Dediğiniz o Arapların birçoğu bugün batı tarzı yaşamda sizi ve Avrupa’yı bile solladı. Bilesiniz ki bunda Türkiye’nin de rolü azımsanamayacak kadar çoktur.
Sonra sizi yalnız bırakmayacak o kadar çok yandaşınız var ki bu ülkede.Bunların sayıları azalmıyor, her geçen gün biraz daha artıyor.
Mesela sonradan aranıza katılan şu iki kişi:
Biri İmam-Hatip mezunu iken TV starı olunca dönen ve dönmenin kerametlerini anlata anlata bitiremeyen bir arkadaş, diğeri de iyi ki İmama-Hatipli değilim diye bir yerlere mesaj gönderen ve koskoca bir camiayı sabıkalı konumuna düşüren bir arkadaş.
Terk edip gittiği kesimin omuzlarına basarak parayı ve gücü tanıyan birinci arkadaş kutlamasız geçen yılbaşı gecelerine nasıl hayıflandığını anlatıyor bu günlerde. Nişan taşının mübarek bir yer olduğunu anladığı günden bu yana Nişantaşı’nın lüks kafeteryalarından çıkmayan bu arkadaş o gece de bu mekânların birinde olacaktır en azından. Ya da Moskova’ya gidip soğuk kış gecesinde votka içmekten burnu kızaran yoldaşlarının yüzüne baka baka kutlayacaktır bu geceyi.
İmam-Hatipli olmaktan utanan ikinci arkadaşa gelince o da o gece utanmadığı kesimlerin kutlamalarını izlemekten duyduğu mutluluğu kaleme alacaktır herhalde. Ve ertesi gün evraka evraka diye sevinç naraları atacaktır.
Verilen oyların rengine bakarak Türkiye’den korkanlar yılbaşı gecesi Türkiye’ye bir kere daha baksınlar.
Sonra ertesi gün bir kere daha düşünsünler, ya onların bildiği Türkiye bu Türkiye değil, ya da o gece yaşananlar bu ülkede yaşanan olaylar değil.
Sizce hangisi?