BİZ SUSARKENDE KONUŞURKENDE ATI ALAN ÜSKÜDARI GEÇİYOR
Şimon Perez TBMM’sinde elini kolunu sallaya sallaya konuştu. Hem öyle bir konuştu ki göndermeleri tarihe meydan okuyacak cinstendi. Mesela okuduğu memleket isterim şiiri adeta Abdülhamit Han’a ikinci bir cevap niteliğindeydi. Bildiğiniz gibi birinci cevabı Şimon’un dedeleri İttihat ve Terakki Cemiyeti marifetiyle Abdülhamit Han’ı azlettirerek ve Osmanlıyı parçalayarak vermişti. Şimdi aynı dedenin torunlarına memleket sevdası ile çıktıkları yolu hatırlattı Perez. Yürüyüşümüz daha bitmedi dedi. Hedef Büyük İsrail. Perez’in istediği memleket işte bu. Onun sınırları da Anadolu’nun yarısını kapsıyor.
Perez’in mecliste konuşacak olmasına grubu bulunan siyasi partilerin hiç birisinden ses çıkmadı. Tüm partiler genel kurul salonundaydı ve salona girişte Milletvekilleri O’nu ayakta karşıladılar.
Perez ve onun Cumhurbaşkanı olduğu İsrail Filistin’de zulümlerini sürdürürken Perez’in Türkiye programının akabinde İsrail işgali altındaki Kudüs’e özgürlük sloganıyla İstanbul’da bir program gerçekleştiriliyor. Programın adı ‘’Uluslararası Kudüs Buluşması’’.İslam ülkelerinden ve batı dünyasında Müslümanları temsil eden önemli isimlerin katıldığı bir program. Program 17 Kasım 2007 Cumartesi günü sona erecek.
Program’ın Türkiye ayağında organizede adı geçen kuruluşları Perez’in Türkiye ziyaretine tepki koyarken göremedik maalesef.
Bu programda organizatörler ve katılımcılar söz alıp konuşmalar yapıyorlar Kudüs üzerine. Biz konuşurken elin oğlu uzun vadeli projelerini adım adım gerçekleştiriyor. Bu tür programların sonunda mutlaka iyi kaleme alınmış bir de bildiri yayınlanır. Bu programda da öyle olacak. Yazıyoruz yazıyoruz ya da konuşuyoruz konuşuyoruz dağılıyoruz. Dağınıklığımızda bu yüzden zaten. Karşınızdakilerin organizasyonlarına bakın.Nerede teraziyi eşitleyecek ve hatta sizi ağır bastıracak kurumlarınız?O konuşulanları nasıl gerçekleştireceksiniz?Neden hala bir İslam Birleşmiş Milletleri kuramıyoruz?Neden bu alanda atılmış D-8 birliğini etkinleştirip İslam Ülkeleri Birleşmiş Milletler Teşkilatı olarak çalıştıramıyoruz?Nerede kendi askeri paktımız.Nerede kendi para fonumuz?...
Hadi bunları geçtik. Türkiye’de yapılan böyle bir toplantıya bu alanda yıllardır projeler üreten ve bu projelere ömrünü adayan İslam dünyasının en aksiyonel ve en akil adamı nerede? Yani Milli Görüş Lideri Prof. Dr. Necmeddin Erbakan. Neden programda yok? Oysa Türkiye’de onun varlığı kadar Yahudileri rahatsız eden başka ne var ki? Eğer bu toplantının en azından İsrail-Amerika eksenli Yahudi erklerini rahatsız etmesi amacıyla gerçekleştirildiği düşünülse bile Sayın Erbakan’ın o toplantıda varlığı bu etkiyi iki katına çıkarmaya yeterde artardı.
Ancak her şeye rağmen light yani yumuşak olmanın moda olduğu bir dönemde içeride birilerini de rahatsız edecek gibi görünen böyle bir programı organize edenleri tebrik etmek istiyorum. Bu buluşmada en fazla üzerinde vurgu yapılan nokta birlik olarak görülüyor.Bunun için konuşma döneminin geçerek bir an önce adım atılması gerektiğini ve en önemli adımında İslam Birleşmiş Milletleri olacağını bize hatırlatması bile önemli bir sonuç olacaktır.Ancak anlayana….



