SON DAKİKA
Anasayfa | Künye | Bizi Tanıyın | Sitene Ekle | Bize Ulaşın | Giriş Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle
    Gazete 1. Sayfaları
Yazı Karakteri Boyutu:
   
19 Eylül 2008 Cuma 16:29
  Nevzat LALELİ
  
Erbakan'ın suçu neydi?

Nevzat Laleli        nlaleli@mynet.com      www.yuvamiz.net 

Güncel yazılar serisi                                                                        

Ülkemizde yaşanan iç ve dış bunca karamsarlığın ve bunca tedirginliğin içinde içimizi rahatlatan bazı gelişmeler de olmaktadır. Bunlardan biri de Muhterem Necmettin Erbakan’ın (ev) hapsinin sona erdirilmesidir.
54. Hükümet Başbakanı ve Milli Görüş Lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın siyasi hayatı boyunca hakkın, doğrunun, güzelin, adaletin tecellisi için mücadele vermiş bir liderdir. Ülkesine büyük hizmetler vermiş bir devlet adamıdır. Sadece Türkiye’nin değil, tüm mazlum milletlerin önünü açacak dünya çapında büyük projelere imza atmıştır.  
Hizmetleriyle milletimizin gönlünde taht kurmuş böylesine önemli bir şahsiyetin hapse mahkûm edilmesi, elbette tüm milletimizin vicdanını yaralamıştı. Milletimiz yürekten inanıyordu ki bu karar, 28 Şubat sürecinin antidemokratik ortamında verilmiştir. Sayın Şevket Kazan’ın kaleme aldığı, “Erbakan nasıl yargılandı” isimli kitap bu davanın hangi mesnetsiz belgelerle karara bağlandığını bütün çıplaklığıyla gözler önüne sermektedir.
Bu nedenle bu mahkûmiyet toplumun tüm kesimlerince “haksızlık!” olarak değerlendirilmişti ve vicdan sahibi hiç kimse bu mahkûmiyeti kabul etmemişti.
BU HAKKIN İADESİDİR
Bu yüzden Sayın Cumhurbaşkanı’nın takdiri, toplumun bu yöndeki beklentisine cevap verir niteliktedir. Sayın Cumhurbaşkanı toplum vicdanının sesini dinlemiştir. Üç-beş 28 Şubat çığırtkanına değil, millete, milletin sesine kulak vermiştir. Bu kararıyla bir haksızlığın ortadan kaldırılmasını ve bir hatanın kısmen de olsa telafi edilmesini sağlamıştır.
Hukuki ve teknik terimi ne olursa olsun bu takdirin “af” olarak değerlendirilmesi uygun değildir. Çünkü Af, bir suçun karşılığıdır. Oysa ortada bir suç yoktur, sadece 28 Şubat’ın antidemokratik ortamında verilmiş bir karar vardır. 28 Şubat’ın da nasıl bir süreç olduğunu bugün yaşadığımız Ergenekon operasyonuyla çok daha net bir şekilde görüyoruz. Komplolar, sahte belgeler, irtica senaryoları ve karanlık tezgâhlarla dolu bir süreçtir.
Buna rağmen bazı 28 Şubat artıkları, bu kararı eleştirmekte ve “Erbakan nasıl affedilir!” diye yaygara koparmaktadırlar. Dikkat edilirse bu yaygarayı koparanlarla, 28 Şubat sürecinde “postal yalayanlar”la aynı kesimler olduğu görülecektir.
ERBAKAN’IN SUÇLARI
Sayın Erbakan bir şeyle suçlanacaksa, evet, bazı suçları vardır ve bunlar açıktır. 
Yeniden büyük Türkiye ve Yeni bir dünyayı kurma çalışmalarıdır. IMF’ye teslim olmak yerine, milli kaynakları harekete geçirmektir. Ülkenin stratejik ve kârlı tesislerini yabancılara peşkeş çekmek yerine, Edirne’den Kars’a Türkiye’yi fabrikalarla donatmaktır.

Rantiye’nin (çalışmadan kazananlar) değil milletin yüzünün güldürülmesidir. Batı’ya uyduluk ve işbirlikçilik yapmak değil, İslam dünyasına öncülük yapmaktır. Sekiz ülkeyi bir araya getirip (ABD’siz bir pakt olarak) D-8’leri kurmaktır.

Evet, hepimizin ve bütün milletin gözü önünde Erbakan Hocamız bu suçları işlemiştir ve maalesef (!) bizlere de işletmiştir. Ancak bu suça iştirakten dolayı asla pişman değiliz. Bizleri hapse koysanız, yasaklasanız, engelleseniz, her türlü iftirayı atsanız da bu suçları işlemeye devam edeceğiz. Çünkü “sizin suç saydıklarınız, bizim şeref madalyalarımızdır
 ERBAKAN’DAN SONRA OLANLAR
Erbakan’ı yasaklı hale getirip hapse attılar da ne oldu? İşsizlik mi azaldı. Çiftçinin, esnafın durumu mu düzeldi. Emeklinin yüzü mü güldü. Hayır, tam tersine, tarımı bitirdiler. Çiftçimizi perişan ettiler. Esnafımızı, memurumuzu, işçimizi, emeklimizi yoksullaştırdılar.
Biz yeniden Büyük Türkiye diyorduk. Kendi kendine yeten, üreten Türkiye diyorduk. Ve bunun gereğini yapıyorduk. 
Ama şimdi, ekonomi tam bir krizin içerisine sokuldu. Tüketici geleceğe güvensizliği ve satın alma gücünün düşmesi sebebiyle, tüketmiyor. Üretici ise yatırım yapmıyor ve üretimini artıramıyor. 2008 bütçesinde yatırıma %6, faize %25 pay ayrılmıştır. İyi mi? 
Enflasyon aldı başını gidiyor. Açıklanan enflasyon hedefinde %200’ ü aşan bir sapma var. Piyasada yaprak kımıldamıyor. Esnaf tam anlamıyla perişan. Kapatılan işyeri sayısı, geçen yılın ilk 7 aylık dönemine göre, %75 oranında arttı. Büyüme yavaşladı. İşsizlik arttı. Tekstil üretimi iyice düştü, sanayinin çarkları durma noktasında… 
Sanayi üretiminde ve inşaat sektöründeki durgunluk tehlikeli boyutlara ulaştı. Dış ticaret açığı 72 milyar dolarla rekor kırıyor. Cari açık Haziran sonunda 45 milyar dolara ulaştı.
           Doğalgaz ve elektrik zamları üreticiyi de, tüketiciyi de isyan ettirdi. Bu yanlış ekonomik politikalar, sonucunda, en büyük tahribat tarım kesiminde oldu. Bir yanda kuraklık, bir yanda yanlış politikalar üretimi baltaladı.
           YA ÇİFTÇİNİN, ÜRETİCİNİN HALİ
           Pamuk üreticisi perişan. Beyaz altın diye adlandırılan, en önemli ürünümüz pamuğu ekmemeye başladı. 1980 li yılarla kadar pamuk ihracatçısı olan Türkiye, bu yıl bir milyon tondan fazla pamuk ithal edecek.
           2001 yılında kabul edilen “Tütün Yasası” ndan sonra, tütün üretimi de büyük bir darbe yedi. 2003 te 334 bin üretici, 183 bin hektar alanda 150 bin ton tütün üretirken, 2007 yılına gelindiğinde, üretici sayısı 207 bine, üretim ise, 80 bin tona geriledi. Bir yandan pancar üretimi düşüyor, diğer yandan da şeker fabrikalarının özelleştirilmesi yapılıyor.
          Şeker fabrikaları stratejik, sosyal, ekonomik ve siyasi anlamda son derece önemlidir. Bu fabrikaların doğrudan ve dolaylı olarak, 10 milyon kişiyi ilgilendiren şeker fabrikalarından özellikle Doğu Anadolu’daki fabrikaların özelleştirilmesinin durdurulması şarttır.
Fındık üreticisi de perişan. Fındığın geçen yılın 5 YTL olan fiyatından fazla olması bekleniyordu fakat yapılmadı. Fındık üreticisi değil Avrupalı Hans sevindirildi. Destek fiyatının açıklanması geciktiği için çiftçi borçlarını ödemek üzere fındığını tüccara 2,5 YTL den sattı ve perişan oldu. Arpa ve mercimek ihraç eden Türkiye, ithalatçı oldu.
            Bakın Erbakan’ı yasakladıktan sonra başka neler olmuş? 
            Ekmeğin fiyatı 57 kat, etin fiyatı 65 kat, sütün fiyatı 50 kat, yumurtanın fiyatı 140 kat artmış. 5 sene önce işsizlik ve açlık yüzünden böbreğini satanlar vardı. Şimdi artık insanlar böbreği geçti, bebeğini satıyor. Daha geçen gün, 1.500 YTL’ye bebeğini satan anne babanın haberleriyle doluydu gazeteler. 
           Gördünüz mü? Meğer Erbakan’ı hapsetmek, her şeyi halletmek olmuyor, bilakis her şeyi berbat etmek oluyormuş.

 

 

 

 

YORUMLAR (11) adet
    İhsan kazan
    ÖRNEK ALINMASI GEREKEN
    Kainatın efendisini örnek seçemeyenler,sade YAŞAMI tercih etmeyip,ZENGİNLİĞİYLE öğünenler YANILGI ve HÜSRAN içinde olurlar..!..
    21 Eylül 2008 Pazar 20:01

    İhsan kazan
    AMACIM SİZLERİ ÜZMEK DEĞİL
    Kritiklerimdeki amaç asla sizi ve DEĞERLİ okuyucuları üzmek değil.
    21 Eylül 2008 Pazar 19:56

    İhsan kazan
    HAYALLER BİTMİYOR
    Sonra bizim bu sitedeki YAZARLAR-DAN biri SAADET GÜNEŞİ DOĞACAKTIR diye UMUT yazıları yazıyor..ERDOĞAN neden aynı şatafatla kızını evermedi?
    20 Eylül 2008 Cumartesi 06:38

    İhsan kazan
    LİDERİMİZ DİKKAT ETMEDİ
    Masrafı kimin yaptığının önemi yoktur.ERBAKANIN kızının DÜĞÜNÜ önemliydi..SİYASİ FACİA l7 HAZİRANDA BAŞLADI(2001)Elif-Mehmet sevindi amma milyonlarca MÜMİN acısını çekmekte.
    20 Eylül 2008 Cumartesi 06:35

    İhsan kazan
    DÜĞÜN SİYASİ FACİANIN MİLADI OLDU
    2001 haziran. ÇIRAĞAN iki müslümanın izdivacına ev sahipliği yapıyordu..Düğün masrafları yüzlerce MÜMİN-E ev binlercesine AŞ sağlayacak kapasitedeydi..
    20 Eylül 2008 Cumartesi 06:31



Yazarın Diğer Yazıları

    » Piyasalar
$ USD
1.5280
€ Euro
2.0840
IMKB
27.988
Altın
41.57
Mehmet Ali ÖZTÜRK
ozturk158@hotmail.com
Adem KAHRİMAN
Araştırmacı/Sosyolog-Yazar
Behçet BÜYÜKGÖKMEN
Ali Sami PALAZ
Köşe Bucak Dünya
Tüm Yazarlar
    Anket
    Yerel seçimler de hangi partiye oy vereceksiniz?
    AK PARTİ
    BBP
    CHP
    DP
    DSP
    DTP
    MHP
    SP
    ANKARA 06.01.2009
İmsak
-
5:32
Güneş
-
7:04
Öğle
-
12:01
İkindi
-
14:24
Akşam
-
16:47
Yatsı
-
18:11
Ana Sayfa | Künye | Bize Ulaşın | Giriş Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle |
anadoluweb© 2007-2008