Nevzat Laleli nlaleli@mynet.com www.yuvamiz.net
Güncel yazılar serisi
Silahlı Kuvvetlerimizin, terör örgütü PKK’ya yönelik gerçekleştirdiği sınır ötesi kara harekâtının başarılı bir şekilde neticelenmesini bütün kalbimle temenni ederken, harekât sırasında şehit düşen askerlerimize Allah’tan rahmet, aziz milletimize başsağlığı dilerim.
Askerimiz, olumsuz kış şartlarına ve ABD, İsrail ve AB Ülkelerinin desteği ile en gelişmiş, en modern silahlara sahip bulunan PKK terör örgütünün kamplarına yönelik operasyonu başarıyla gerçekleştirerek, dost-düşman herkese bu konudaki cesaret ve kararlılığımızı göstermiş olmasından dolayı kutluyorum.
PKK’ya ve onun doğurduğu teröre karşı Türk ordusu, 21.Şubatta başlattığı askeri harekâtta 50 000 askerimiz zorlu kış şartlarında dağlarda barınmış bir taraftan açlık, diğer taraftan soğuk ve zorluklarla mücadele ederken bir taraftan da kendisine kurulan haince tuzaklardan korunmaya çalışıyordu. Bütün zorluğuna rağmen düşmanı kahredecek ve yok edecek son darbeyi vurmaya çalışıyordu.
İşsizine iş, aç kalanına aş bulmakta zorlanan ülkemizin trilyonlarca lirayı bulan bir harekât harcamasının bedelini de ülkemiz insanı severek yüklenmişti. Çünkü ortada vatanın ve milletin korunması mevzu bahisti, vatan evlatlarının bir daha katledilmemesi lazımdı.
Bu arada 270 kadar PKK’lı terörist öldürülmüş, bunların çok değişik yerlerdeki değişik amaçla kullandıkları kamplar da bombalanmış ve tahrip edilmişti.
Milletimiz tarafından heyecanla takip edilen harekâtın, ABD Savunma Bakanı Robert Gates’in ülkemizi ziyaretinden hemen sonra durdurulmuş olduğunun açıklanması, her kesin kafasında bir takım soru ve istifhamları da beraberinde getirdi.
Bu soruların, rejimi demokrasi olan ülkemizde milletimizce bilinmesi gerektiğine inanıyorum. Kafalarda oluşan ve cevap bekleyen soruları şu şekilde sıralayabiliriz.
1- Operasyonda arzulanan veya planlanan hedefe ulaşılmış mıdır?
2- PKK terör örgütü tamamen bitirilmiş midir?
3- Bundan sonra yüreklerimize ateş, ocaklarımıza acı düşüren şehit cenazeleri son bulacak mıdır?
4- Harekât belirlenen hedefe ulaşıldığı için mi yoksa ABD istediği için mi sona erdirilmiştir?
Bunlar taşeronları PKK terör örgütü eliyle ülkemizi istikrarsızlaştırmaya, milletimiz arasına nifak tohumları ekmeye çalıştılar. Bu yüzden binlerce yavrumuzu PKK terörüne kurban verdik. Yüreklerimize ateş, ocaklarımıza hüzün düştü. Bu ülkenin kalkınması, bu milletin refahı için harcanabilecek milyarlarca dolar, terör belası yüzünden heba oldu gitti.
Kaymakam’a sordum; “Bunlar kimlerdir?” Kaymakam bey; “Amerikalılar” dedi. Amerika’dan gelmişler, Barış Gönüllüleriymiş(!) Oysa ortada savaş falan yok. İnsanlar bin yıldır orada huzur, barış ve kardeşlik içinde yaşıyorlar. Savaş olmayan yerde barış gönüllülerinin ne işi var? Bu cevap karşısında merakım iyice arttı.
PKK’nın Kuzey Iraktaki terörist yapılanmasının ana dayanağı “Çekiç Güç” tür. Amerika ve yandaşlarının “Birinci Körfez Harekâtı”nın ardından Çekiç Güç, Bakanlar Kurulunun bir kararı ile Türk topraklarında konuşlandırıldı. Saddam’a 36 paralel’in kuzeyine geçme yasağı kondu. Böylece bu bölgede bir otorite boşluğu oluşturuldu ve bu boşluk PKK’lılar ve Peşmergeler tarafından dolduruldu.
Maalesef o günkü yönetimler ABD ve İsrail’in Çekiç Güç vasıtasıyla oynadığı oyunu iyi okuyamadılar. Bu bölgede ki PKK’yı yıllarca yetiştiren ve büyütenlerin başında ABD’nin geldiğini ve bunu da Çekiç Güç kanalıyla yaptığını anlayamadılar.



