SON DAKİKA
Anasayfa | Künye | Bizi Tanıyın | Sitene Ekle | Bize Ulaşın | Giriş Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle
    Gazete 1. Sayfaları
Yazı Karakteri Boyutu:
   
15 Ocak 2008 Salı 14:18
  Nevzat LALELİ
  
HALİMİZ, AHVALİMİZ (2)
Nevzat Laleli         nlaleli@mynet.com              www.yuvamiz.net  
Nereye gidiyoruz yazı serisi                                                                 
            NİÇİN BUNLARI DESTEKLİYORUZ
            2007 yılında bunun onlarca örneğine şahit olduk. Annapolis toplantısı bunlardan sadece biriydi. Annapolis kentinde 50’ye yakın ülke Amerika’nın ev sahipliğinde bir araya geldi. Amerika ve İsrail’in öncülüğünde gerçekleşen bu toplantıya maalesef en büyük desteği veren de Türkiye ve AKP iktidarı oldu.

Adı sözde barış toplantısıymış… Sözde Filistin sorununu çözeceklermiş… Barışçıl çözüm bulacaklarmış… Akan kanı durduracaklarmış…

Biz sizin bu toplantılarınızı çok gördük. Bu masallara artık karnımız tok. Dünyanın gözünün içine baka baka yalan söylüyorlar.

O kadar barış yanlısıysanız; Felluce’de camide masum Müslüman’ın kafasına kurşun sıkan kim! Ebugureyb’de Müslüman kadınların ırzına geçen kim! Irak’ta en az 550 bilim adamını öldüren kim! Elinde sapanla vatanını savunmaya çalışan Filistinli çocukların üzerine tank süren kim! 32 gün boyunca Lübnan’daki masum sivillere misket bombası yağdıran kim!

Bütün bunları yapanlar bu toplantıları yapanlarla aynı kişiler değil midir? Bunlar Kimi kandırıyorlar!
Sicilleri böylesine kabarık ve karanlık olanların barış ve demokrasi için çalıştıklarını söylemeleri tarihin en büyük ikiyüzlülüğüdür. Biz sizin barış ve demokrasi nutuklarınızın ne anlama geldiğini çok iyi biliyoruz. Ama şunu asla unutmayın ki bir gün bütün bu yaptıklarınızın hesabını vereceksiniz!
ABD’NİN ROLÜ
ABD Başkanı Bush, kendisini, “İsrail’in korunmasına ve ilerlemesine adamış bir başkan” olarak nitelendirmektedir. Bu yüzden bu sözde konferanslar, barış görüşmeleri bundan öncekilerde olduğu gibi dünyanın gözünü boyamaktan başka bir anlam taşımamaktadır.

Onlar lüks otellerin deniz manzaralı lobilerinde sahte barış nutukları atarlarken, İsrail tankları her gün Gazze’yi bombalamaya devam ediyor. Onlar yalancı tebessümlerle demokrasi havariliğine soyunurken Filistinli çocuklar açlıktan ve ilaçsızlıktan hayatını kaybetmeye devam ediyor.

Açıkça söylüyoruz ki İsrail İşgali altındaki Filistin toprakları iade edilmeden, vatanlarından çıkarılıp, yersiz yurtsuz bırakılan Filistinli mültecilerin geri dönmelerine izin verilmeden, Kudüs’ün Filistin’e iadesi gerçekleşmeden bölgeye huzur ve barışın gelmesi mümkün değildir.

TÜY DİKMEK BUDUR
Kendinize gelin! Yüz kere söyledik. Yine söylüyoruz. Amerika’nın ve İsrail’in ipiyle kuyuya inilmez. Domuzdan post bunlardan dost olmaz. Avrupa Birliği’ne,  Amerika’ya bağımlı olmaktan vazgeçelim. Türkiye’ye Batı’ya kuyruk olmak değil, İslam coğrafyasına lider olmak yaraşır. Bin yıllık tarihimiz bize bu misyonu yüklemiştir.

Maalesef bütün uyarılara rağmen Recep Tayip Erdoğan hükümeti bütün beklentileri, bütün hayalleri boşa çıkarmıştır. 6 yıldır “reel politik” sözleriyle bu milletin değerlerine, tarihine, inancına sırtını dönmüştür.

Bu yüzden Siyonist planların en büyük mimarı İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Perez’i TBMM’de konuşturmuşlardır. Konuşturmakla kalmayıp ayakta alkışlamışlardır. Bu yüzden Papa’nın heykeli önünde Avrupa Birliği Anayasasını imzalamayı marifet sayabilmişlerdir. Hava-i fişekler atarak bayram diye kutlayabilmişlerdir.

TÜRK-KÜRT KARDEŞLİĞİNİ BOZMAK
2007 yılında yüreğimizi parçalayan bir başka gelişme de teröre verdiğimiz şehitlerdir. Sevr arzusundan hiçbir zaman vazgeçmeyen karanlık ellerin sahipleri, hain planlarını 2007 yılında arttırarak uygulamaya koymuşlardır. Cudi’den, Gabar dağlarından gelen şehit haberleri, bayramlarımıza gölge, sevinçlerimize hüzün düşürmüştür. Nitekim bir müddet önce Diyarbakır’da patlayan ve masum çocuklarımızı hedef alan bomba bir kere daha Terörün iğrenç yüzünü göstermiştir.

Bu alçakça saldırıda hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, kederli ailelerine ve milletimize sabırlar, yaralı kardeşlerimize de acil şifalar diliyorum.

Bu hain ellerin ülkemiz üzerinde oynamakta olduğu en alçakça oyunlardan biri Türk- Kürt kardeşliğini bozmaya yöneliktir. Bunu taşeron ve ateist PKK terör örgütü eliyle yapmaya çalışmaktadırlar.

Ancak inanıyoruz ki, bundan önce olduğu gibi bundan sonra da bu kardeşliğini bozmaya kimsenin ama kimsenin gücü yetmeyecektir. Çünkü Türk-Kürt kardeşliği bu topraklarda yeni yeşermeye başlamış bir filiz değildir. Kökü 1000 yıllık din, tarih ve kültür birliğine dayanan bir ulu çınardır.

Çanakkale’den, Sarıkamış’a, İstiklal savaşından Kıbrıs’a aynı vatan, aynı ideal, aynı din için feda edilmiş bir can kardeşliği, kan kardeşliğidir.

Bu alçakça oyunlara karşı Türk’üyle, Kürt’üyle hepimiz uyanık olmak zorundayız. Birlik ve beraberliğimizi muhafaza etmeliyiz.  Çünkü görünen odur ki 30 bin cana, 100 milyar doların üzerinde ekonomik kaybımıza neden olan bu oyun sık sık sahnelenmek istenmektedir. Bu konuda gereken tedbirler mutlaka yerinde ve zamanında alınmalıdır.

Bu yüzden meseleyi sadece terör boyutuyla ele almak ve çözümü sadece askeri tedbirlerde aramak tarihi bir hata olur. Güneydoğu meselesini sadece ekonomik boyutuyla ele almak da yeterli değildir. Dış güçlerin oyun ve planlarını göz ardı ederseniz, getireceğiniz bütün çözüm önerileri sonuçsuz kalmaya mahkûm olur.

Gelecek yazı: HALİMİZ VE AHVALİMİZ  (3)

Yazarın Diğer Yazıları

Nevzat LALELİ
Mehmet Ali ÖZTÜRK
ozturk158@hotmail.com
Ali Sami PALAZ
Köşe Bucak Dünya
Tüm Yazarlar
    Anket
    Son 15 yılın hükümetleri göz önüne alınsa olası yeni bir ekonomik krizden hangi çözümle çıkılabilir?
    Ak Parti bu işin üstesinden gelebilir
    Ak Parti Ekonominin başına K.Derviş'i Getirmeli
    Milli Görüşle (SP) çözülebilir
    Bu Ekonomi düzelmez
    Fikrim yok
    » Piyasalar
$ USD
1.3970
€ Euro
1.8980
IMKB
28.961
Altın
37.35
    ISTANBUL 14.10.2008
İmsak
-
5:41
Güneş
-
7:08
Öğle
-
12:57
İkindi
-
16:01
Akşam
-
18:35
Yatsı
-
19:54
Ana Sayfa | Künye | Bize Ulaşın | Giriş Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle |
anadoluweb© 2007-2008