SON DAKİKA
Anasayfa | Künye | Bizi Tanıyın | Sitene Ekle | Bize Ulaşın | Giriş Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle
    Gazete 1. Sayfaları
Yazı Karakteri Boyutu:
   
18 Aralık 2007 Salı 19:37
  Nevzat LALELİ
  
ÖNCE AHLAK VE MANEVİYAT

        Nevzat Laleli    nlaleli@mynet.com     www.yuvamiz.net    

 

        Nereye gidiyoruz                                                        

        Geleceğimizi düşünmek ve yapacağımız hareketlere ona göre şekil vermek durumundayız. Çünkü bugünler bizimse, gelecek çocuklarımızın ve torunlarımızındır ve onlara bırakacağımız ülkemizin nasılını düşünmek bizim evlatlarımızı düşünmemiz demektir.

Bugünümüzü sorgulamaya “önce ahlak ve maneviyat” açısından ele almak istiyorum. Ahlak, insanı yücelten erdemlerin başında gelmektedir. Yaratan Allah’ın her an bizleri murakabe ettiğine inanan, yaptığı bütün işleri O’nun rızasını kazanmak için yapan, kendi hakkına razı ve başkalarının haklarını gözeten insanlar yüksek ahlaka ermiş olanlardır. Peygamberimiz Hazreti Muhammed (s.a.v) “Ben yüksek ahlakı kemale erdirmek için gönderildim” buyurmuştur.

         Ahlakın insanlara, küçük bir çocukken verilmesi, verilmeye çalışılması gerekir. Atalarımız buna, “Ağaç yaşken eğilir” demişlerdir. Önce ailede anne ve babanın söylem ve hareketlerinde kullandığı değerler çocukların gönlüne ve kafasına kazınır. Daha sonra okul ile çevre ve etkin tanıtım vasıtası gazeteler ve televizyon çocuklarımıza ahlakın verilmesinde önemli unsurlardır.

AHLAK VE AHLAKSIZLIK

 

Şunu hemen belirtmeliyim ki, yeryüzünde ve tarihler boyunca ahlak tek dir. O da İslam dan kaynaklanan ahlaktır, İslam ahlakıdır. Adem (a.s) dan son peygamber Hz. Muhammed’e (s.a.v) kadar bütün peygamberler işte bu tek ahlakın örneği ve önderi olmuşlardır. Onun dışında ahlak var zannetmek en azından ahlak’ın ne olduğunu bilmemek, ahlaksızlık uçurumuna düşmektir.

1974 yılında CHP-MSP koalisyon hükümetinin protokol hazırlama safhasında MSP (Milli Selamet Partisi) tarafı okullara “ahlak dersleri konulacak” şartını getirirken, CHP tarafı da batılı bir takım düşünür ve felsefecilerin ahlakları da vardır diye karşı propaganda yapmışlardı.

Bizim ve çocuklarımız için insanların en mükemmeli ve “üsvetün hasene- en güzel örnek” olan Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v); “Her çocuk İslam fıtratı üzerine doğar. Daha sonra ebeveyni (ana-babası) onu Müslüman’sa Müslüman, Hıristiyan’sa Hıristiyan, Mecusi ise Mecusi yapar” buyurmuştur.

Çocuklarımızın etrafını çevreleyen bütün eşya ve canlılar, onların üzerende bir takım izler bırakırlar. Bu eşya ve canlıların çocuk üzerinde müspet (olumlu) izler bırakmasını sağlamak önce ana-babaya, sonra da çevre olarak tanımladığımız arkadaşlarına, okul ve öğretmenlere, gazete ve televizyonlara düşer. Çocuğun her yönde bir ahlak numunesi (örneği) görmesi, onlardaki güzel hasletlerin (özelliklerin) çocuğa yansımasını sağlayacaktır.

 

İçlerinde kıymetli bir zatın da bulunduğu bir sohbet toplantısında odaya bir küçük çocuk girer. Sohbeti yapan zat hemen ayağa kalkar ve çocuğu karşılar. Sohbette bulunanlar bu olaya şaşırırlar. Uygun bir zamanda kendisine: “Üstat, gelen çocuk için ayağa kalktınız. Bunun sebebi nedir?” derler. O zat, “Çocuk, hayatında yapması gereken hareketleri bizden görmezse bunları başka nereden öğrenecek?” diye cevap verir.

Ahlak ve maneviyat, insanların temel ihtiyaçlarından olan yemek yemekten, giyinmek için elbise ve ayakkabı tedarikinden, içinde oturacağımız meskenlerden, fert ve toplumun mutluluğu için yapılacak siyasetten daha önce olması gelmesi gerekir.

Ekmeğin topraktan sofralarımıza gelinceye kadar geçirdiği evrelerde çalışan insanların ahlak ve maneviyat ehli olması gerekir ki maliyet fiyatı içerisinde lüzumsuz masraflar ve israflar bulunmasın. Yoksa 15 kuruşa yiyeceğimiz ekmek bize 50 kuruşa mal olacaktır. Çünkü ahlak ve maneviyat insanların dürüst olmalarını sağlayan yegane ölçüdür. Onun için 37 yıldır çalışmalarımızda sloganımız, “gencin süsü, güzel ahlaktır” olmuştur.

SİYASETTE AHLAK

 

Siyasette ahlak çok daha fazla öneme sahiptir. Siyaset, malın, canın, evlatların, ırz ve namusun ve her şeyin emanet edildiği çok önemli bir yerdir. Siyaset sahipleri, isterlerse bu değerlere sahip çıkar, onları korur, gözetir ve geliştirirler. Ve eğer isterlerse bu değerlere önce kendileri musallat olurlar. Çünkü ellerinde yetki ve salahiyet vardır. Çıkaracakları kanunlarda, yönetmeliklerde, tebliğlerde halkın mutluluğunu esas almak yerine bir kısım azınlığın mutluluğunu esas alıyorlarsa orada ahlakın önemi daha açık görülecektir.

Halkımızın siyasetçi için söylediği; “Onlar, bizim dert ve dileklerimizi sigara paketinin arkasına not ederler, pakette sigara bitince onu çöpe atarlar”  böylece halkın dert ve dilekleri üzerinde ne kadar durduklarını ispat ederler şeklindedir.

Siyasetçiler, okullara ahlak ve maneviyatı derslerini koymuyor ve çocuklara öğretmiyorlarsa o çocuk bunları başka nereden öğrenecektir? Ahlaktan yoksun yetişen çocuk bir müddet sonra önce evindeki annesine “kocakarı” babasına da “moruk” demeye başlayacak, “moruk harçlığımı artır, yoksa çeneni kırarım senin” diyebilecektir. Bu ters hareketler daha sonra hayatının her safhasında çevresindeki insanlara yansıyacaktır.

Hâlbuki ahlak çocuklarımızın, anne ve babalarına “anneciğim,  babacığım” demesinin adıdır. Bir ayette belirtildiği gibi, “Onlardan biri veya ikisi senin yanında ihtiyarlarsa onlara of bile dememesi” gerektiğinin adıdır. Sonuçta, evlatlarımızı “evliya gibi...” ya da, “eşkıya gibi...” yetiştirmek başta bizim ve sonra da siyasetçilerin icraatlarıyla yakından ilgilidir.

        

YORUMLAR (1) adet
    Hasan TARHAN
    Eğitimli Eğitimci
    Çok iyi... şimdi çocukları EVLİYA gibi yetiştirdik, sokağa saldık ! akşam eve geldi "şey baba, ehem baba, kehem baba" demeye başladı... Ne yapacağız veya ne cevap vereceğiz? Sen uyma, sen uzak dur, sen karışma vs. Konuyu biraz daha açalım mı ? açmayalım, genelde herkes neyin ne olduğunu biliyor. Nasıl önlem alınırı ise; Savaş için yapılan eğitimler, karşınıza çıkacak olası durumlar önce savaşçıya gösterilir. Savaşçı bu öğrendiği durumlara karşı nasıl çare bulunur, nasıl içinden çıklır onun eğitimini yapar. Eğitim denen konu o kadar zor o kadar zor ki önce " EĞİTİMLİ EĞİTİMCİ" gerekmektedir. İşte bütün mesele burada !
    25 Aralık 2007 Salı 10:10

Yazarın Diğer Yazıları

    Anket
    Ergenekon yapılanmasının tüm unsurlarına ulaşıldımı?Ergenekon yapılanması derin devletle aynı şeymi?
    Evet, Evet
    Hayır, Evet
    Hayır, Hayır
    Evet, Hayır
    Fikrim Yok
Ali Sami PALAZ
Köşe Bucak Dünya
M.Ali ÖZTÜRK
Araştırmacı-Yazar
Muhammed ÖZYİĞİT
Adem YILDIRIM
Adem KAHRİMAN
Sosyolog-Yazar
Tüm Yazarlar
    » Piyasalar
$ USD
1.1910
€ Euro
1.8850
IMKB
37.946
Altın
36.76
    ISTANBUL 20.07.2008
İmsak
-
3:48
Güneş
-
5:41
Öğle
-
13:18
İkindi
-
17:13
Akşam
-
20:42
Yatsı
-
22:25
Ana Sayfa | Künye | Bize Ulaşın | Giriş Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle |
anadoluweb© 2007-2008