- Toplam borçların 212 milyar dolardan; 400 milyar dolara çıkmış olduğundan hiç bahsetmeyerek; borçların çok az bir kısmını oluşturan İMF’ye olan borçların 24 milyar dolardan; 9 milyar dolara düşmüş olmasını “borçlar azalıyor” manşet ve açıklamalarıyla bu gerçekği milletimizden sakladılar.
- 48 milyar dolardan yine korkunç oranda artarak; 135 milyar dolara çıkan ithalat (dış alım) rakamlarından da hiç bahsetmeyerek; 40 milyar dolardan, ithalata göre çok cüzi bir miktarda artarak, 88 milyar dolara çıkan ihracat (dış satım) rakamlarındaki bu artışı da “ihracat rekorlara doymuyor” manşet ve açıklamalarıyla anlattılar.
- Yine cari açığın 1,5 milyar dolardan; 32 milyar dolara çıkarak ekonomimizi tehdit eder duruma gelmesinden de hiç bahsetmeyerek, hep “düşük kur” nedeniyle, yükselmiş gibi görünen büyüme rakamlarını “4 yılda aralıksız büyüdük” manşet ve açıklamalarıyla alkışladılar.
AKP İktidarı döneminde, rakamlar o kadar çok hırpalandı ki, yukarıdaki örnekler bunlardan sadece birkaçı.
Seçimlerden sonra da rakamları yanlış aktarma hastalığının ilk görüntüsü olarak,
Seçime katılanların % 46,7’sinin oyunu alan AKP için, yöneticileri ve yandaşı medya, bu durumu sanki seçime katılanların değil de, seçmenlerin % 46,7’sinin oyunu almışçasına göstermeye ve hatta daha da ileri giderek, “sokakta yürürken siz oy vermemişseniz, mutlaka karşınızdan gelen kişi AKP’ye oy vermiştir” abartısını yapmaya başladılar.
Oysa ki, toplam seçmen sayısı 42.515.877 kişidir, ama kullanılan oy, sadece 34.810.432 olmuştur. Yani kabaca, yaklaşık 8 milyon kişi oy kullanmamıştır.
Görüldüğü gibi, AKP, “sokaktaki iki kişiden birinin değil, üç kişiden birinin oyunu, ancak alabilmiştir.
AKP ve yandaşı medyanın “rakam oyunları” bakalım, daha nereye kadar gidecek. İzleyerek göreceğiz.



