SON DAKİKA
Anasayfa | Künye | Bizi Tanıyın | Sitene Ekle | Bize Ulaşın | Giriş Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle
    Gazete 1. Sayfaları
Yazı Karakteri Boyutu:
   
01 Kasım 2007 Perşembe 21:53
  Muhammed ÖZYİĞİT
  
HALK MI SEÇECEK DEDİNİZ?
 
 
21 Ekim 2007 günü yapılan Anayasa değişikliği referandumunun resmi sonuçları dün (31 Ekim 2007) Resmi Gazete'de yayılanarak yürürlüğe girdi. 
 
Açıklanan sonuçlara göre, 42,7 milyon seçmenden 28,8 milyonu oy kullandı. Referandumda EVET diyenler 19,4 milyon ve HAYIR diyenler de 8,5 milyon kişi olarak ortaya çıktı.
 
Buna göre, Referandum oylamasında toplam seçmenlerin; % 67,7'si oy kullanmış ve oy kullananların  % 68,95'i EVET, % 31,05' i de HAYIR demiştir. 
 
Referandumda seçmenler;
 
1-TBMM'nin belirlenmesi için yapılacak olan Milletvekili seçimlerinin bundan böyle 4 yılda bir değil de, 5 yılda bir yapılmasına,
 
2-Cumhurbaşkanı'nın halk tarafından seçilmesine!!!,
 
3-Daha önce bazı konular ve özellikle de Cumhurbaşkanlığı seçimi sürecinde yeni bir sorun olarak ortaya çıkan, TBMM toplantı yeter sayısının 367 değil de, 184 olmasına,
 
4-Cumhurbaşkanlığı adaylığı için aranan şartların da şöyle olmasına,
Cumhurbaşkanı, kırk yaşını doldurmuş ve yüksek öğrenim yapmış, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri veya bu niteliklere ve milletvekili seçilme yeterliğine sahip Türk vatandaşları arasından, halk tarafından seçilir. Cumhurbaşkanı'nın görev süresi beş yıldır. Bir kimse en fazla iki defa Cumhurbaşkanı seçilebilir. Cumhurbaşkanlığı'na Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri içinden veya Meclis dışından aday gösterilebilmesi 20 milletvekilinin yazılı teklifi ile mümkündür. Ayrıca, en son yapılan milletvekili genel seçimlerinde geçerli oylar toplamı birlikte hesaplandığında % 10'u geçen siyasi partiler ortak aday gösterebilir. Cumhurbaşkanı seçilenin, varsa partisi ile ilişiği kesilir ve Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliği sona erer.
EVET demişlerdir.
 
Görüldüğü gibi,
 
Anayasa değişikliği ile bundan böyle TBMM seçimleri 5 yıl yerine, 4 yılda bir yapılacak.
 
Bazı konular için 367 olan TBMM toplantı yeter sayısı 184 olacak.
 
Cumhurbaşkanı'nı güya halk seçecek!!! Niçin güya diyorum, çünkü, Cumhurbaşkanı adayını belirleme yetkisi, en az 20 milletvekiline ya da en son genel seçimlerde geçerli oylar toplamı birlikte hesaplandığında % 10'u geçen siyasi partilere verimiş oluyor. En son genel seçimlerde toplam % 10 oy alan partilerin biraraya gelerek ortak aday göstermeleri pratikte mümkün olmadığına göre, 20 milletvekilinin onayını almadan hiçbir kimse Cumhurbaşkanı adayı olamayacak. Bir kimse kendiliğinden Cumhurbaşkanı adayı olamayacağına göre, Cumhurbaşkanı'nı yine halk seçemeyecek. Prof. Dr. Necmettin ERBAKAN'ın siyasi literatürümüze kazandırdığı ifade ile "Halkın Yönetime Alet Edilmesi" anlamına gelen ve bir tür "DİKTATÖRLÜK" olan "DEMOKRATUR" rejimi devam edecek.
 
Halbuki, milletimiz, Referandum oylamasına giderken, bundan böyle Cumhurbaşkanı'nı ben seçeceğim diyordu. Şu anda farkında değil ama Cumhurbaşkanı seçimi geldiğinde, kendi kendine hani ben seçecektim, diyecek.
 
Burada Abdullah GÜL'ün Cumhurbaşkanlığı'nın düşüp-düşmediği, bir sonraki seçimin 2011 de mi yoksa 2012 de mi yapılacağı? ya da Abdullah GÜL'ün Cumhurbaşkanlığı süresinin 5 yıl mı, yoksa 7 yıl mı olduğu? tartışmalarına girmeden, dikkatinizi bunlardan daha da önemli olan, yapılan bu düzenleme eğer bir sonraki Cumhurbaşkanlığı seçimine kadar değiştirilmezse, bu yetkilerle Cumhurbaşkanı adaylarının seçim sürecinde vaat noktasında çok zor duruma düşeceklerini belirmek istiyorum.
Şöyle ki, mevcut Anayasa' ya göre, Cumhurbaşkanı'nın yetkileri şu şekidedir:
ANAYASA MADDE 104. – Cumhurbaşkanı Devletin başıdır. Bu sıfatla Türkiye Cumhuriyetini ve Türk Milletinin birliğini temsil eder; Anayasanın uygulanmasını, Devlet organlarının düzenli ve uyumlu çalışmasını gözetir.
Bu amaçlarla Anayasanın ilgili maddelerinde gösterilen şartlara uyarak yapacağı görev ve kullanacağı yetkiler şunlardır :
a) Yasama ile ilgili olanlar :
Gerekli gördüğü takdirde, yasama yılının ilk günü Türkiye Büyük Millet Meclisinde açılış konuşmasını yapmak,
Türkiye Büyük Millet Meclisini gerektiğinde toplantıya çağırmak,
Kanunları yayımlamak,
Kanunları tekrar görüşülmek üzere Türkiye Büyük Millet Meclisine geri göndermek,
Anayasa değişikliklerine ilişkin kanunları gerekli gördüğü takdirde halkoyuna sunmak,
Kanunların, kanun hükmündeki kararnamelerin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün, tümünün veya belirli hükümlerinin Anayasaya şekil veya esas bakımından aykırı oldukları gerekçesi ile Anayasa Mahkemesinde iptal davası açmak,
Türkiye Büyük Millet Meclisi seçimlerinin yenilenmesine karar vermek,
b) Yürütme alanına ilişkin olanlar :
Başbakanı atamak ve istifasını kabul etmek,
Başbakanın teklifi üzerine bakanları atamak ve görevlerine son vermek,
Gerekli gördüğü hallerde Bakanlar Kuruluna başkanlık etmek veya Bakanlar Kurulunu başkanlığı altında toplantıya çağırmak,
Yabancı devletlere Türk Devletinin temsilcilerini göndermek, Türkiye Cumhuriyetine gönderilecek yabancı devlet temsilcilerini kabul etmek,
Milletlerarası andlaşmaları onaylamak ve yayımlamak,
Türkiye Büyük Millet Meclisi adına Türk Silahlı Kuvvetlerinin Başkomutanlığını temsil etmek,
Türk Silahlı Kuvvetlerinin kullanılmasına karar vermek,
Genelkurmay Başkanını atamak,
Millî Güvenlik Kurulunu toplantıya çağırmak,
Millî Güvenlik Kuruluna Başkanlık etmek,
Başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu kararıyla sıkıyönetim veya olağanüstü hal ilân etmek ve kanun hükmünde kararname çıkarmak,
Kararnameleri imzalamak,
Sürekli hastalık, sakatlık ve kocama sebebi ile belirli kişilerin cezalarını hafifletmek veya kaldırmak,
Devlet Denetleme Kurulunun üyelerini ve Başkanını atamak,
Devlet Denetleme Kuruluna inceleme, araştırma ve denetleme yaptırtmak,
Yükseköğretim Kurulu üyelerini seçmek,
Üniversite rektörlerini seçmek,
c) Yargı ile ilgili olanlar :
Anayasa Mahkemesi üyelerini, Danıştay üyelerinin dörtte birini, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcıvekilini, Askerî Yargıtay üyelerini, Askerî Yüksek İdare Mahkemesi üyelerini, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu üyelerini seçmek.
Cumhurbaşkanı, ayrıca Anayasada ve kanunlarda verilen seçme ve atama görevleri ile diğer görevleri yerine getirir ve yetkileri kullanır.
 
Görüldüğü gibi, Cumhurbaşkanı'nın görev ve yetkileri arasında ekonomiyle ve dış politikayla ilgili herhangi bir görevi, yetkisi ve sorumluluğu yoktur. Bu durumda seçim propagandası sırasında adayların ekonomi ve dış politika alanlarında yapabilecekleri bir vaatleri de olamayacaktır. Peki, nasıl vaatlerde bulunabilecekler. İşte bunu şimdiden kestirmek gerçekten çok zor.
 
Başbakan, Recep Tayyip ERDOĞAN hayatı boyunca ve özellikle de Başbakan olduktan sonra hep Başkanlık ya da bu mümkün değilse, Yarı Başkanlık sistemini savunmuştur. Kendisi Cumhurbaşkanı olamayıp da, Abdullah GÜL Cumhurbaşkanı olunca, bilinen nedenle, birçok konuda olduğu gibi bu görüşünden de çark ederek, "Güçlendirilmiş Başbakan" yani, Cumhurbaşkanı'nın bir kısım  yetkilerinin Başbakan'a devredilmesini dile getirmeye ve Yeni Anayasa ile bunu uygulamaya koymaya çalışmaktadır. Yani Başbakanın bulunduğu makam ve mevkiye göre, sistem arayışı devam etmektedir.
  
Yazarın Diğer Yazıları

    » Piyasalar
$ USD
1.5160
€ Euro
2.0250
IMKB
28.512
Altın
40.73
Mehmet Ali ÖZTÜRK
ozturk158@hotmail.com
Adem KAHRİMAN
Araştırmacı/Sosyolog-Yazar
Behçet BÜYÜKGÖKMEN
Ali Sami PALAZ
Köşe Bucak Dünya
Tüm Yazarlar
    Anket
    Yerel seçimler de hangi partiye oy vereceksiniz?
    AK PARTİ
    BBP
    CHP
    DP
    DSP
    DTP
    MHP
    SP
    ANKARA 06.01.2009
İmsak
-
5:32
Güneş
-
7:04
Öğle
-
12:01
İkindi
-
14:24
Akşam
-
16:47
Yatsı
-
18:11
Ana Sayfa | Künye | Bize Ulaşın | Giriş Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle |
anadoluweb© 2007-2008