SON DAKİKA
Anasayfa | Künye | Bizi Tanıyın | Sitene Ekle | Bize Ulaşın | Giriş Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle
    Gazete 1. Sayfaları
Yazı Karakteri Boyutu:
   
06 Ekim 2007 Cumartesi 13:17
  Mehmet Ali ÖZTÜRK
  Düşündükçe
AĞLAMAYI BARİ BİZE BIRAKIN
    “ABD'li ünlü aktris Angelina Jolie, her gün onlarca kişinin öldüğü Irak'a giderek evlerini terk eden yüz binlerce mülteci Iraklıyı mülteci kampında ziyaret etti. Birleşmiş Milletler (BM) İyi Niyet Elçisi olan güzel sanatçı, önceki gün ilk önce Suriye'de Iraklı mültecilerle bir araya geldi. Daha sonra birkaç saatliğine de olsa Irak'a geçerek yaşanan dramı yerinde gören güzel yıldız, burada gözyaşlarına hâkim olamadı.”
    Bu haber geçtiğimiz günlerde bir kısım gazetelerde ve internet sitelerinde yer aldı, yukarıdaki satırlar da Takvim gazetesine ait.
    1983 seçimleri öncesinde TV’de Amerikan seçimlerinin çirkin içyüzünü ortaya koyan, Holywood yapımı bir film gösterilmişti. Sadece devlet televizyonunun olduğu o günlerde cumhurbaşkanı Kenan Evren’in talimatıyla ve demokrasinin çirkinliğini(!) halka anlatmak amacıyla yapılmıştı bu. Ama uyanık bir dostum enteresan bir tespitte bulundu bu film üzerine; “Amerika o kadar kıskanç ve bencil ki kendisinin tenkit edilmesini bile başkasına bırakmıyor” diyerek.
    Yukarıdaki haberi okuyunca benim de aklıma o dostumun bu tespiti geliverdi: Başlattığı Haçlı Seferinin hedeflerinden biri olarak yakıp yıktıkları Müslüman Irak için ağlamayı bile Müslümanlara bırakmıyorlar; kendileri ağlıyorlar. Bize gelince; bırakın Müslümanların derdiyle dertlenmeyi, derdine merhem olmaya çalışmayı, ağlamayı bile aklımızdan geçirmiyoruz.
    Denebilir ki; Bayan Jolie gerçekten ağlamış olamaz mı? Eğer bunu kişisel bir eylemi olarak yapmış olsaydı, belki. Ama bizim asıl konumuz da zaten Bayan Jolie değil, onun o sırada temsil ettiği dünya. O dünya ki sadece kendisini insan olarak görür. Tanıdığı insani değerleri de sadece kendi hakkı olarak tanır. Eğer başkaları için bu değerlerden bahsediyorsa, bilelim ki bu işin içinde bir hinlik vardır. Kendisine hizmet eden kanlı ve hırsız diktatörlerin halkları için demokrasi ve özgürlük hiç aklına gelmez. Tıpkı Saddam kendisinden yana olduğunda sesleri çıkmazken, o kendileri için tehlike arz etmeye başlayınca birden “Irak için demokrasi” sloganları atmaya başladıklar ve tanklarda, bombardıman uçaklarıyla Irak’a demokrasi(!) taşıdıkları gibi. 
    Bunda Jolielerin, Johnların ne suçu var denirse ben de derim ki; ürettiklerinden çok tüketen Amerikan toplumu bu tüketim haklarının nereden geldiğini çok iyi biliyordur. Tabiî ki şehirlerin varoşlarında yaşayan zenci ve göçmenleri, California’da üç kilo portakal parasına tam gün saat portakal toplayarak ürettiğinden çok çok az tüketme hakkı elde eden gariban hariç. Dünyayı soyup soğana çeviren çok uluslu şirketleri olmasa, onları kollamak ve yol açmak için silahlı kuvvetleri dünyanın jandarmalığını yapmasa, istihbarat örgütleri bunların işini kolaylaştırmak için durmadan dünyanın başına çorap örmese nelerin olacağını biliyor onlar. Daha doğrusu nelerin olmayacağını biliyorlar. 
    Onun için de rol icabı göz yaşı da dökerler, şöhretlerine ve sözüm ona karizmalarına aldırmaksızın soytarılık da yaparlar. 
    Ah bir de biz anamızın ağlayacağı gün gelmeden göz yaşı dökmeyi bir aklımıza getirebilsek.
Yazarın Diğer Yazıları

    » Piyasalar
$ USD
1.5130
€ Euro
2.0290
IMKB
28.708
Altın
41.00
Mehmet Ali ÖZTÜRK
ozturk158@hotmail.com
Adem KAHRİMAN
Araştırmacı/Sosyolog-Yazar
Behçet BÜYÜKGÖKMEN
Ali Sami PALAZ
Köşe Bucak Dünya
Tüm Yazarlar
    Anket
    Yerel seçimler de hangi partiye oy vereceksiniz?
    AK PARTİ
    BBP
    CHP
    DP
    DSP
    DTP
    MHP
    SP
    ANKARA 06.01.2009
İmsak
-
5:32
Güneş
-
7:04
Öğle
-
12:01
İkindi
-
14:24
Akşam
-
16:47
Yatsı
-
18:11
Ana Sayfa | Künye | Bize Ulaşın | Giriş Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle |
anadoluweb© 2007-2008