CUMHURSUZ CUMHURİYET...
Yıllarca önce izlediğim bir TV programında, bugün hayatta olmayan demokrasi havarisi bir solcu ile bir ikinci cumhuriyet şövalyesi tartışıyordu. İkinci cumhuriyetçi muhatabına ; “demokrasi nedir?” diye sordu. Cevap “cumhuriyet” oldu. Hayretler içinde kalmıştım: bizim demokrasi havarisi demokrasinin beşiği İngiltere başta olmak üzere birçok demokrat batı ülkesinin, bugün bile cumhuriyetle değil meşrutiyetle yönetildiğini bilmiyordu. İkinci cumhuriyetçinin bu cevap karşısında “nasıl da bildi” gibilerden teslimiyetçi suskunluğu ise hayretimi bir kat daha artırmıştı.
Bugünlerde ise kafamı bir konu, daha doğrusu bir konudaki anlayamadığım iki husus meşgul ediyor:
Geçtiğimiz ay Türkiye’mizin bazı önemli şehirleri “Cumhuriyet Mitingleri”ne ev sahipliği yaptı. Bir takım derin güçler de ülkenin her köşesinden bu mitinglerin yapıldığı şehirlere, bindirilmiş kıtalar diye tanımlanabilecek kitleleri otobüslerle taşıdı. Bu mitinglere katılan ve/veya sempati duyan insanlarımıza baktığımız da gördük ki; bunlardan bir kısmı cumhursuz bir cumhuriyet ve halksız bir demokrasi özlemi içinde olan, tek parti dönemi kalıntısı bir zihniyetin ya mensubu, ya sempatizanı, ya da çeşitli nedenlerle ona angaje olmuş kişilerdir. Bu zihniyet, cumhuriyet ve demokrasiyi öylesine tekeline almış ki, onlara göre kendilerinden başka herkes cumhuriyet düşmanı, kendi teşkilatları dışındaki her kurum ve kuruluş antidemokratik. Ve bu mitingler, halkın, cumhuriyet düşmanı saydıkları çoğunluğuna, yani cumhura karşı bir haykırış, bir nefret kusuş tavrıyla gerçekleştirildi.
Bir diğer kesim ise cumhuriyetin anlamını bilerek katıldı bu mitinglere. Benim anlayamadığım bu insanların; cumhuriyetin adını diline pelesenk eden bir mutlu azınlığın, halkımızın bir kısmına diğer kısmını cumhuriyet düşmanı diye tanıtarak bölücülük yaptığının farkına varıp varmadıklarıdır. Asıl merak ettiğim ise; bu halkın her kesimiyle, sadece bayramını kutlamakla cumhuriyetin olmayacağının yaşasın diye bağırmakla cumhuriyetin yaşamayacağının farkında olup olmadığıdır. Cumhuriyetin bir yaşama biçimi olduğunu ve lafla cumhuriyet gemisinin yürümeyeceğini, halkın çoğunluğu hiçe sayılarak ne cumhuriyetin ne de demokrasinin var olamayacağını ne zaman anlayacaklarıdır.