SON DAKİKA
Anasayfa | Künye | Bizi Tanıyın | Sitene Ekle | Bize Ulaşın | Giriş Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle
    Gazete 1. Sayfaları
Yazı Karakteri Boyutu:
   
10 Temmuz 2007 Salı 21:12
  M.Ali ÖZTÜRK
  Düşündükçe
MEMLEKETİN HALİ ve SOKAĞIN DİLİ
    3 Kasım 2002’yi 4 Kasım’a bağlayan gece yarısıydı. Sandıkların önemli bir kısmı açılmış, AKP’nin tek başına hükümet olacağı görülmüştü. O sırada takip etmekte olduğum TV’nin sunucusu telefonla Korkut ÖZAL’ı aradı ve şuna benzer bir soru sordu:
 — “Sayın Özal, Tayip bey partisinin kazandığını görünce önce Sayın Demirel’i, arkasından da sizi aramış, birbirinize bu kadar mı yakınsınız?” Özal’ın cevabı:
 — “Biz, 1973’ten beri birlikte çalışıyoruz,” oldu.
     Bunu niye hatırladım biliyor musunuz? AKP’nin bilbordlar, yazılı ve görsel medya, hâsılı mümkün olan her vasıta ile yapılan seçim reklâmlarından. Bu konuya geçmeden önce de aklıma geleni hemen söyleyivereyim: Anlaşılan Tayyib bey sadece Erbakan Hoca’nın derslerinden kırıp arka bahçede futbol oynamaya kaçmamış; asıl dersini gizli gizli bu ikiliden almış.
     Şimdi asıl konuya geçiyorum. Müşterinin dilinden iyi anlayan marketler, toz şeker vb. bir iki temel gıda maddesi ile bunun yanında kalitesi söz götürür birkaç diğer maddenin fiyatını düşük tutup bunları ilan ve reklâm ederler. Bunlar sayesinde çok iyi karla sattıkları diğer metalarla işi götürürler.
     AKP de bunun gibi; reklâmları döşenmiş: Mesela bir vatandaşa “istediğim hastanede bedava tedavi oluyorum,” dedirtiyorlar. Allah için haksız da değiller, toz şeker misali. Ama diğerlerine ne demeli: “Ders kitaplarımı bedava alıyorum”, “42 il doğalgaza kavuştu”, “şu kadar duble yol yapıldı”, “enflasyonda rekor düşüş”,  “ihracatta rekor üstüne rekor” gibi.
     Ders kitaplarını millet kesesinden bedava dağıttıran Milli Eğitim, öğrencilerini, o kitapları evin bir köşesine atıp, para ile aldırılan dergilerden ders yapma zorunluluğundan kurtaramıyor. AKP iktidarı, Avrupa’nın en pahalı doğalgazını kullandırtarak vatandaşına kömürün üç katı ısınma bedeli ödettiriyor. Bunun alternatiflerini aramıyor, çünkü o alternatifi kendi eliyle itti. Evet onca duble yol yapıldı, ama, ben o yolların duble kullanıldığını pek görmedim. Hep bir yönü bakımda, hem de hemen yapılıp açıldıktan sonraki günlerden itibaren. Evet, ihracat rekor seviyede, ama ithalattan, ama dış ticaret açığından ne haber? Evet, enflasyon düştü, hatta son ay enflasyon negatif çıktı, ama neye mukabil ve nasıl? Enflasyonun negatif çıkması iflas demektir; çünkü satıcı malını maliyetinden düşük fiyata satıyordur, bu durumda. Ayrıca mezarlıklarda da enflasyon sıfırdır, çünkü alan yoook, satan yok. Ama nasıl olsa sokaktaki adam bunları bilmiyor ya, sen reklâma devam. Tayyib Bey, Allah için sokağın dilini iyi biliyor. Tıpkı asıl hocaları Demireller ve Özallar gibi.
     Şimdi bir an sokaktaki adamın AKP’yi dinlemesini bırakalım, biraz da ekonomiyi iyi bilen birilerine kulak verelim. Hayır, bir an aklınıza geldiği gibi Erbakan Hoca’dan söz etmiyorum. O, bu yaşına rağmen durmadan konferanstan konferansa, mitingden mitinge koşarak Türkiye’yi sallamaya devam ediyor. Onun uyarılarını sağır sultan bile işitti. Eğer hala “ben duymadım” diyen varsa, bu, onun duymayan kulağı ile kalbinin sorunu.
    AKP döneminde ekonomi 2,5 kat büyüyerek bir rekor kırmış. Ama hiç birimizin cebine ve hayatına bunun değil tümü, yarısı bile, hatta çeyreği bile yansımamış. Bu konuda işte o ekonomiyi bilenler diyorlar ki:  “Gayri Safi Milli Hâsıla (GSMH) 181 milyar dolardan 410 milyar dolara çıktı. Yani 2,5 katı artış var fakat hiçbirimizin yaşamında 2,5 kat kalite artışı yok. Bunun temel nedeni büyük ölçüde döviz kurundan kaynaklanıyor. TL ile hesapladığımız zaman artışın aslında yüzde 40–50 civarında bir iyileşmeyi işaret ettiğini ama kurdan gelen katkıyla bunun yüzde 200-250’ye çıktığını görüyoruz. ….. Ama bizden hissetmemiz istenilen şey yüzde 250. Bunu hissetmiyoruz çünkü o kısmı sanal; kurla ilgili. (Mehmet Altan: Ekonomist-Gazeteci)
    “Büyüme bizim gelirimize ve tüketimimize yansıyamıyor. Biz milli gelirin herkese eşit dağıldığını varsayıyoruz, milli gelir büyüdükçe bunu nüfusa bölüyoruz, eskiden 2 bin 500 dolardı, şimdi 5 bin dolara çıktı diyoruz. Hâlbuki gelir artışı insanlara eşit oranda dağılmıyor. Özellikle gelirlerin büyük bölümü faize gittiği için düşük kesimlerden yüksek kesime bir transfer var. Emeğin karşılığı alınamıyor. Neden alınamıyor? Emekte sadece enflasyon oranında bir artış öngörülüyor. Dar ve sabit gelirlilerin gelir artışları, milli gelirdeki artış oranında değil, enflasyondaki artış oranında. Bu yüzden dar ve sabit gelirliler büyümenin nimetlerinden aynı ölçüde yararlanamıyorlar. Türkiye’de işsizlik var, göç var, bütün bunları dikkate aldığınız zaman gelişmenin nimetlerinden belli kesimlerin yararlanamadığı görülüyor.
Dar ve sabit gelirlilerin gelirleri, enflasyon oranında sabit tutulmaya çalışılıyor. Hâlbuki onların gelişmenin nimetlerinden yararlanabilmeleri için bunun üzerinde bir gelir artışının sağlanması gerekir. Bugünkü kapitalist sistemin esası işsizlere iş vermeyeceksin -verirsen maliyete yük olacak-, ücretleri sabit tutacaksın, verimliliği arttıracaksın, ondan sonra halktan vergiyi toplayıp faize vereceksin. Bu sistemde tabii ki halk ekonomik iyileşmeyi hissedemez.” (Mahfi Eğilmez: Hazine Eski Müsteşarı) Kaynak: 04.07.2007, Haberx
    Ha, bir de rekor kıranlar arasında borsa var. “borsa, en büyük yıllık artışını yüzde 493 ile 1989'da yapmış. Kim o zaman başbakan? Akbulut. Fıkra gibi di mi? Borsa'nın yükselmesi, Hükümet'in başarısını gösteriyorsa eğer... AKP'nin 4.5 yıllık toplamı, Akbulut'un anca yarısı ediyor... Gerçek bu. Üstelik... Kaç kişi oynuyor Borsa'da? 3.265 kişi... Evet, 3.265 kişi... Çünkü bu 3.265 kişi, Borsa'nın yüzde 86'sına sahip. Gerisi, 3–5 kuruş. Kuru kalabalık yani. Hatta... Bu 3.265 kişinin de, 1.504'ü yabancı... Aslan payını, yüzde 65'ini, yabancılar elinde tutuyor. Başbakan'ın, düştüğü zaman "düştü paşam" diye kahrolduğu Borsa, işte bu... 1.504 yabancı. Ve dün... Borsa, 50 bini gördü. Cumhuriyet'in elindeki son altın yumurtlayan tavuk, Petkim'i, giderayak yabancıya sattılar. Emekliye de zam yaptılar. Ayda 20 lira. Günde 66 kuruş. Mazot ne olur bilmem ama... Memurun payına düşen... 1 YTL”. (Yılmaz Özdil -SABAH / Memur 1 YTL)
Yazarın Diğer Yazıları

    Anket
    Ergenekon yapılanmasının tüm unsurlarına ulaşıldımı?Ergenekon yapılanması derin devletle aynı şeymi?
    Evet, Evet
    Hayır, Evet
    Hayır, Hayır
    Evet, Hayır
    Fikrim Yok
Ali Sami PALAZ
Köşe Bucak Dünya
M.Ali ÖZTÜRK
Araştırmacı-Yazar
Muhammed ÖZYİĞİT
Adem YILDIRIM
Adem KAHRİMAN
Sosyolog-Yazar
Tüm Yazarlar
    » Piyasalar
$ USD
1.1910
€ Euro
1.8850
IMKB
37.946
Altın
36.76
    ISTANBUL 20.07.2008
İmsak
-
3:48
Güneş
-
5:41
Öğle
-
13:18
İkindi
-
17:13
Akşam
-
20:42
Yatsı
-
22:25
Ana Sayfa | Künye | Bize Ulaşın | Giriş Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle |
anadoluweb© 2007-2008