SON DAKİKA
Anasayfa | Künye | Bizi Tanıyın | Sitene Ekle | Bize Ulaşın | Giriş Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle
    Gazete 1. Sayfaları
 
Yazı Karakteri Boyutu:
   
29 Ekim 2007 Pazartesi 17:09
  Hüseyin ALTINALAN
  
DOĞAN GRUBUNUN HESABI NE

Televizyonu açıp, haberleri izliyorsunuz. Karşınızda ünlü bir televizyoncu. Gözleri yuvasından fırlamış, heyecanlı, bir o kadar da telaşlı…

 Zannedersiniz ki birkaç dakika sonra kıyamet kopacak…

Ruhunuz kararıyor… Kalbiniz sıkışıyor…

Odaya korku ve panik havası hâkim oluyor…

PKK’nın aşağılık saldırılarını bahane ederek açıyor ağzını, yumuyor gözünü…

Eşi ve benzeri görülmemiş bir vatanperver edasıyla konuştukça konuşuyor.

Türkiye’nin sabrının tükendiğini ısrarla vurguluyor.

Bir diğer kanaldaki ak saçlı sunucu da Batı’yı eleştiriyor, yerden yere vuruyor, Türkiye’ye karşı dostane tutum izlemediklerini vurguluyor.

Bu yaklaşıma şaşırmamak mümkün değil. Zira Doğan grubunun TV ekranlarında, daha düne kadar övgüler yağdırdıkları, örnek gösterdikleri ABD ve Avrupa’nın çifte standartçı, terör destekçisi tutumları ortaya konuluyor, Türk halkının bu ülkeler hakkındaki görüşleri paylaşılıyor. 

Bu değişim dolayısıyla herkes, söylenenlere alkış tutuyor ama şu gerçeği gözden kaçırıyor:

Doğan grubu bu yayınlarla, Türk halkındaki Amerikan karşıtlığını kullanarak, ordunun müdahalesi için kamuoyu baskısı oluşturmaya çalışıyor.

Gazeteleri de televizyonlarıyla aynı yönde yayınlar yapıyor.

“Ortadoğu’nun dansözleri” diyerek sürmanşetten verdikleri haberde, Batı destekli Talabani ve Barzani’ye hakaretler ediliyor. Hakaretlerle birlikte ustaca bir manevrayla birkaç cümle sonra yönlendirici cümleler devreye giriyor.

Bu ikili için deniliyor ki; “ Meclisimizin ve ordumuzun kararlı tutumunu hala anlamazlıktan geliyorlar… Ortadoğu’nun dansözleri, kan üzerine oyun oynuyorlar. Ancak Türkiye kararlı; uyumuyor, eylem bekliyor… Talabani, Türkiye ile oyun oynanmayacağının hala farkında değil. Barzani, teröristleri topraklarından hemen atacağına, ‘kabul etmiyoruz’ demenin yeterli olacağını sanıyor…”

İç sayfada ise, “Amiral Gemisi”nin amirali Ertuğrul Özkök bu mantığa ve yaklaşıma tam destek veriyor: “Bazıları soruyor:

‘Fazla ileri gitmiyor musun?’ Hayır arkadaşlar, asla fazla ileri gitmiyorum” diye başlıyor, makalesine. Devam ediyor, “Az bile yazıyorum. Çünkü iş ciddi. Çünkü Türkiye’nin sabrı taştı. Çünkü çıktığımız bu yoldan, sonuç almadan geri döndüğümüz takdirde, katil sürüsünün daha da şımaracağına inanıyorum. Bizim bu şımarıklığa tahammülümüz kalmadı. O yüzden bastırmamız gerektiğini düşünüyorum. O yüzden, Kandil’i bırakıp daha gerideki işbirlikçiye yönelelim diyorum. Biz ülke olarak, bu ülkenin vatandaşları olarak artık kesin sonuç bekliyoruz.”

Özkök, hükümete şunları telkin ediyor: “Aman ha! Çıkardığınız tezkereyi hayata geçirin. Sakın ola ki bundan vazgeçmeyin! Sınır ötesine geçin. Girin Irak’a! Ama öyle 40-50 km değil. Gidin gidebildiğiniz kadar. Erbil’e, Süleymaniye’ye hatta Bağdat’a… İşbirlikçiler orada… Boyunlarını vurun!”

Bir yandan da hayıflanıyor, “Daha o gece üç beş Türk F-16’sı, Erbil semalarında ses duvarını aşmalıydı. Bir-iki bin pencere camı tuzla buz olmalıydı.” Savunageldiğini öne sürdüğü hukuk kurallarının ayaklar altına almasını ve sivillerin cezalandırılmasını tavsiye ediyordu.

Niçin mi böyle bir yayın politikası izlemeye başladılar, ne demek mi istiyorlar?

“Ne bekliyorsunuz; girin artık Irak’a… ABD ve İsrail’in hedeflediği, arzuladığı biçimde Irak batağına saplanın. Başta ABD ve İsrail olmak üzere birçok Batılı ülkenin taşeronu PKK’nın tahriklerine hala niçin kapılmadınız? Irak’a girin de PKK bu eylemleri yapmak zorunda kalmasın… Affedilir gibi olmasa da 2. Körfez Harbi’nde ABD ile birlikte Irak’ın işgalinde rol almamakla büyük hata yaptınız. Siyonizmin çıkarlarına gerektiği biçimde hizmet etmediniz. O zaman Irak’a girmediniz ama bu defa mutlaka girmelisiniz…”

Burada sormak istiyorum:

Irak’a hesapsız bir biçimde bodoslama müdahaleden yana olan Doğan grubu, niçin terör örgütünü besleyen ülkelere karşı caydırıcı adımlar atılmasını telkin ve teklif etmiyor?

Niçin sürekli olarak ortak çıkarlarımız olan komşularımızla iyi ilişki kurmamızı baltalayan yayınlar yapıyor?

Dertleri Türkiye’nin çıkarları mı yoksa..?
Yazarın Diğer Yazıları

Ali Sami PALAZ
Köşe Bucak Dünya
Tüm Yazarlar
    ISTANBUL 08.09.2008
İmsak
-
5:01
Güneş
-
6:31
Öğle
-
13:09
İkindi
-
16:43
Akşam
-
19:35
Yatsı
-
20:57
    » Piyasalar
$ USD
1.2270
€ Euro
1.7480
IMKB
39.115
Altın
31.88
Ana Sayfa | Künye | Bize Ulaşın | Giriş Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle |
anadoluweb© 2007-2008