Duymuş ve öğrenmiştim donuk gözlerin küçük bir yardımla ışıltılı olabileceğini.
Etrafa sevgi saçabileceğini.
Dünyaya kapalı gözlerin ışığa kavuşabileceğini, önündeki perdelerin kaldırabileceğini… Açlık ve sefalet içerisinde yaşayan Afrika’nın toprak renkli insanlarının gülen gözlerle etrafa bakabileceğini…
Dudaklarından dua ve sevgi sözcüklerinin art arda döküleceğini…
Okumuş ve duymuştum.
Ama bu kez farklı;
Aynel yakin şahit oldum.
Bizzat gördüm; sevgi saçan o gözleri…
Sıkıntılarla dolu bir yaşam sürmesine rağmen, bir insanın ışığa kavuştuğunda nasıl bir hisse kapıldığını…
Adeta bir çocuk gibi sevindiğini, kendisine dünyaların verildiği gibi bir duyguya kapıldığını…
Elhamdülillah…
Gördüklerim, bizim için gurur duymamız gereken sahnelerdi.
Uzaktaki kardeşlerimize; “ sizi unutmadık, unutmayacağız, daima yanınızda olacağız mesajı veriliyordu, Sudan topraklarında.”
Bize bu mutluluğu yaşatan, Anadolu insanın elini Afrika’daki kardeşlerinin eliyle birleştiren Uluslararası Yardım Teşkilatı İHH, Dayanışma Vakfı ve Çöl Doktorları idi.
Bizler, yüzümüzün topografisine uygun gözlük çerçevesi beğenirken, onlar gözleri görmeyenlerin ülkesine aydınlık taşıdılar.
Sudan’da gören bir göz, tutan bir el oldular.
Gerçekten de büyük bir insani projenin altına imza atıyorlar…
Dolayısıyla M.Sait Yakut’un şu anlamlı çağrısına herkes kulak vermeli:
Öyleyse sen de gör.
Sen gören göz ol.
Bütün renkleriyle aksın önünde hayat.
Bir yılanın kıvrılışını seyret, bir ebabil kuşunun havalanışını.
Sen gören göz ol.
Ebemkuşağından eflatunu seç, ağaçlardan erguvanı.
Sen gören göz ol
En sevdiğin filmi izle, en ışıltılı camekânı
Gör ağzının genişliğince gülümseyen çocukları
Ve gör, göremediği için kaderinin dizlerinde ağlayanı.
Yüzünü ekşitip, sırtını dönme
Unutma Ümmü Mektum’a sırt çevirenlerin nasıl azarlandığını.
Bir göze ışık ver
Gören göz olursan, seni de görenler olur.
Aksi halde yoksun, çünkü görülmez olursun
Görünen her şey sen ol, sıcak ol, Afrika ol
Afrikalının gördüğü senden ibaret olsun…
Gören göz ol,
Keşişleme vuruğu, kum çanağı gözlere kırmızıyı ver, moru, eflatunu…
Sendeki fazla değil, eksik olan bile onlara bağışlar bunu.
Kıvrılıp gözlerine kirpiklerin batmadan,
Gözlerine çöken sis ufkunu kapatmadan,
Ve sırtını dönmeden suratını asmadan
Sahra’ya uzan...
Bil ki senin yüreğine dikilmiş gözler var Afrika’dan.
Sahra’ya uzan, oradaki kum dağları üzerine akmadan.
Sendeki eksik bile onun için hayattır.
Telefon faturası için denkleştiremediğin 100 lira,
Seni görmek isteyen binlerce çift gözdür Afrikalılara…



