SON DAKİKA
Anasayfa | Künye | Bizi Tanıyın | Sitene Ekle | Bize Ulaşın | Giriş Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle
    Gazete 1. Sayfaları
Yazı Karakteri Boyutu:
   
19 Şubat 2008 Salı 09:03
  Hüseyin ALTINALAN
  
Ertuğrul Özkökün İrana yönelik büyük yalanları

Türkiye’de sert türban tartışmaları yaşandığı sırada İran’a gitmek üzere uçağın hareket saatini beklerken gazeteleri okuyordum.

Gözüm Ertuğrul Özkök’ün yazısına takıldı.

“Büyük yalanlar” başlıklı makalesini Radikal gazetesinde manşetten yayımlanan istatistiklere dayandıran Amiral Gemisi’nin kaptanı Özkök,  “Okula gitmeyen kızlar üzerinde yapılan araştırmanın ortaya koyduğu gerçeğe göre, kızların sadece ve sadece yüzde 1’i  türban yüzünden okumaya gidemiyor” diyerek, mağduriyet tanımının doğru olmadığını savunuyor.

Ve devam ediyor:

“Bir başka sinir bozucu ifade daha...
‘Türkiye’de türbana izin verilmediği için çocuğumu dışarıda okutuyorum’ bahanesi”… diyerek başörtülü olarak derslere girmediği için yurtdışında okumak zorunda kalanları inkar ediyor.

Fesubhanellah diyor, Hürriyet gazetesini kapatıyorum.

 Hareket saati yaklaşınca, uçağa biniyoruz.

Koltuğa oturduktan sonra “ Vatan Gazetesi”ni elime alıyor, Ruhat Mengi’nin yazısını okumaya başlıyorum.

Onun başlığı ise “Hep “özgürlük” yalanıyla başlıyor!”

İkisi de “yalan”lıyordu (!)

Türban tartışmalarını rejim sorunu haline getiren bayan Mengi, her zaman olduğu gibi yine  İran’a öfke kusuyordu. 1991-94 yılları arasında Türkiye’nin Tahran Büyükelçiliğini yapan Korkmaz Haktanır’ın eşinin, Can Dündar’ın NTV’deki programında yer verilen mektubuna dayanarak, Türk halkını molla tehdidine karşı uyarıyordu (!)
Makalesinin devamında; “Bazı cümlelerini ben de sizlerle paylaşmak istiyorum” diyen Mengi, mektuptan bazı kısımları şöyle aktarıyor: “Tayinimizin ilk günlerinde İranlı kadın dostlarım bana sürekli olarak Türk kadınlarının dikkatli olmalarını ve erkeklerin bilinç altındaki güvensizlik duygularından ve endişelerinden kaynaklanan bu uygulamanın sinsice ve adım adım geldiğini söylüyorlardı. Bir gün okullarına gittiklerinde kapıda ‘Bundan böyle hicabsız derslere giremeyeceklerine dair’ bir kağıt bulmuşlardı. Dedikleri kadarıyla sürecin tamamlanması üç yıl almıştı. Ondan sonra ise çok geç olmuştu. İtiraz edenlerin sayısı giderek azalmış, sonuçta yıllar sonra bu ortam içine doğan kızlar için hicablı olmak son derece doğal bir şart olarak algılanmaya başlanmıştı (...) Bir süre sonra hicab benim için de refleks haline gelmişti. Öyle ki bazen rüyalarımda kendimi başı açık olarak gördüğümde korkuyla uyanıyor “Devrim polisleri geliyor” diye paniğe kapılıyordum.” Ruj süren kadınların karakola çekilip ellerine sopalarla vurulduğunu da anlatan Handan Haktanır mektubunu şöyle bitirmiş: “İşte o zaman hicabın aslında buzdağının görünen parçası olduğunu, asıl amacın kadının ezilmesi, kontrol altına alınması ve korku altında yaşayan ikinci sınıf insanlar olduklarına inandırılması olduğunu anladım.”

Kısa bir süre önce tanıştığım ve de daha önce İran’a gittiğini öğrendiğim SKY TURK muhabiri Barış Esen’e böyle bir durumun söz konusu olup olmadığını sordum.

İran’a davetli 30’a yakın basın mensupları arasında yer alan Barış, “ Hayır ağabey…Çok sayıda makyajlı İranlı kadına rastlayacaksın” diye cevap verdi.

Uluslararası Humeyni Havaalanı’na varır varmaz, Barış’ın dediği gibi makyajlı bayanları gördüm.

Aslında gördüklerim sadece, aşırı makyajlı İranlı kadınlar değildi.

Gördüğüm şey, “rejimin tehdit altında” olduğu iddiasıyla  inançları doğrultusunda özgürce yaşamak isteyen halka karşı baskıların sürdürülmesi için çırpınan Ruhat Mengi’nin savunduğu fikrin kocaman bir yalandan ibaret olduğu gerçeğiydi.

Evet. İddialar kesinlikle yalan…

İspatı mı?

Halep de orada Tahran da …

İran’a giden herkes, öcü gibi sunulan bu ülkenin yalan propagandalarla nasıl bir karalama kampanyasıyla karşı karşıya olduğunu gözleriyle görür.

Aynı zamanda Ruhat Mengi ve onun gibilerin iddialarının gerçek dışı olduğunu da…
Yazarın Diğer Yazıları

Ali Sami PALAZ
Köşe Bucak Dünya
Nevzat LALELİ
Mehmet Ali ÖZTÜRK
ozturk158@hotmail.com
Tüm Yazarlar
    » Piyasalar
$ USD
1.3560
€ Euro
1.8500
IMKB
31.561
Altın
37.93
    ISTANBUL 08.10.2008
İmsak
-
5:35
Güneş
-
7:01
Öğle
-
12:59
İkindi
-
16:08
Akşam
-
18:44
Yatsı
-
20:03
Ana Sayfa | Künye | Bize Ulaşın | Giriş Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle |
anadoluweb© 2007-2008