Yunanistan Başbakanı Karamanlis diyor ki, “Ortak çıkarlarımız doğrultusunda işbirliğimizi sürdürmeliyiz. Ekonomik işbirliği, yakınlaşmanın yolunu açıyor ve sürtüşme ile gerilimlerin meydana getirdiği zararları bertaraf ediyor.”
El Hak doğrudur.
Biz de kendisiyle aynı fikirleri paylaşıyoruz.
Öteden beri bu gerçeği savunuyorduk.
Ve diyorduk ki; “Almanya, yıllarca savaştığı, işgal ettiği, taş üstünde taş bırakmadığı, yerle bir ettiği komşularıyla birlik olabiliyorsa, biz de komşularımızla birlik olabiliriz. Almanya, dış ticaretinin yüzde 83’ünü komşularıyla yapabiliyorsa, biz de bunu yapabiliriz. Yapmalıyız da…”
Ve yine diyorduk ki; “Eğer komşularımızla ticaret yaparsak ya da var olanı geliştirirsek beraberinde aramızdaki sorunların çözümünde önemli mesafe kaydetmiş oluruz. Diyalog ve ortak çıkarların, sorunların çözümünde büyük bir rol oynayacağı tartışılamaz bir gerçektir. Bu gerçek bir fert için bile geçerlidir…”
Aklın yolu bir…
Yunan tarafının bizi memnun ettiği konu yok mu?
Karamanlis’in ziyaretine ilişkin basında yer alan haber-yorumlarda, iki ülke ilişkilerinin iyileştirilmesi konusunda uzlaşıldığı, karşılıklı jestler yapılıp, geri adımlar atılacağı belirtildi.
Ve Yunan tarafının ziyaretten duyduğu memnuniyet dile getirildi.
Denildi ki:
Erdoğan’ın özellikle “Patrikhanenin ekümenik sıfatının doğrudan doğruya Hıristiyan Ortodoks dünyasının bir iç meselesi olduğunu” söylemesi not edildi. Bu konuda önemli bir “adımın” atıldığı şeklinde algılandı.
Başbakan Erdoğan’ın keza Ruhban Okulu’nun 1972’ye kadar eğitime açık olduğunu ancak “bir kararname ile kapatıldığını” kabul ederek; kendi hükümetinin yaptığı değerlendirmelerin tamamlanmasından sonra bu konuda bir karar vereceğini açıklaması Yunan tarafının içine bir bakıma “su serpti.”
Erdoğan’ın Kıbrıs sorununun çözümü ile ilgili uğraşılardan söz ederken Kıbrıs Rum tarafının külliyen reddettiği ve adının bile anılmasını istemediği “Annan çözüm planının” devreden çıktığını söylemesi de Yunan tarafını rahatlattı.
Erdoğan’ın el konan İstanbul’daki Rum vakıflarına ait taşınmazların iadesiyle ilgili yasa tasarısının hazırlandığını ve TBMM’nin onayına sunulacağını açıklaması da memnuniyetle karşılandı.
Yunan tarafını memnun eden maddeler bu şekilde sıralandı.
Yazılanların, çizilenlerin, yorumların tümü Atina’nın duyduğu hoşnutluktan bahsediyordu.
Ancak…
Çok aramamıza rağmen, anlaşmazlık konusunda Türk tarafını memnun eden somut herhangi bir beyanata rastlamadık.
Sadece bir madde gördük.
Batı Trakya Türkleri ile ilgili bir açıklama…
O da;
Yunan hükümetinin Türk azınlığın kendi müftüsünü kendisinin seçebilmesi için tek bir şartı bulunduğu, bu şartın da “Batı Trakya’daki müftülerin şeriat kanunlarını uygulamaktan vazgeçmesi” olduğunun ifade edildiği şeklinde saçma sapan bir beyanat…
Bu maddelerin dışında herhangi bir haber ve yoruma rastlamadık.
Yoksa ülkemiz adına olumlu gelişmeler oldu da biz mi gözden kaçırdık? (!)


