Yunanistan Başbakanı Kostas Karamanlis henüz Türkiye’ye ayak basmamışken, ajanslara düşen haber, “düğmeye mi basıldı, acaba?” sorusunu akla getirdi.
Kimileri, bu gelişmenin olağanüstü bir durum olmadığı değerlendirmesinde bulunabilir.
Bir yönüyle haklı...
Ancak normal olmayan, bu eylemin yaklaşık yarım yüzyıl sonra Ankara'yı resmen ziyaret edecek ilk Yunan başbakanı Karamanlis’in ziyaretinin arefesinde oluşu.
Dikkat çekici olan zamanlama...
Ne mi oldu?
Ege hava sahasında yaşanan sakinlik, Yunanistan'a ait uçakların, Ege Denizi'nin uluslararası hava sahasında eğitim uçuşu yapan Türk uçaklarına 4 kez önleme yapmasıyla bozuldu. Genelkurmay Başkanlığı’nın internet sitesinde yer alan “Ege/Akdeniz Eğitim ve Tatbikat Uçuşlarına Yunanistan'ın Müdahalesi” başlıklı duyuruya göre, Türk Hava Kuvvetleri Komutanlığı’nın Ege Denizi'nin uluslararası hava sahasında eğitim uçuşu yapan F-16 uçaklarına, Yunanistan'ın Limni, Larissa ve Skiros meydanlarından kalkan F-16 ve F-4 uçakları tarafından 4 kez önleme yapıldı.
Olağandışı mı?
Hayır.
Şaşırtıcı mı?
Yine hayır.
Hatta böyle bir şeyin olacağına ilişkin kaygılarımı geçtiğimiz haftaki makalede dile getirmiştim.
Türkiye ile Yunanistan’ın yakınlaşmasını, ilişkilerini geliştirmesini engellemek isteyen, bazı çevrelerin her an yıkıcı bir propagandaya girişerek suni gündem oluşturabileceğine ya da kriz çıkarabileceğine dikkat çekmiştim. (20.01.2008)
Yunan tarafı da aynı endişeyi taşıyordu.
Zira Yunanistan Dışişleri Bakanı Bakoyanis " Diyaloğa inanmayan insanlar var. Bunu yazıyor ve açık açık söylüyorlar. Temasları arzu etmeyenler var...” demişti.
Her ne kadar bu tür olayların zaman zaman olması, sıradanmış gibi bir hava estirse de alınması gereken mesaj şu:
İki ülkenin yakınlaşmasını istemeyen çevreler, boş durmayacak.
Atina, bu gerçeğin farkında…
Ama her şeye rağmen ilişkileri geliştirmeye kararlı olduğunu ortaya koydu.
Karamanlis, ziyaret öncesi resmi haber ajansı AA’ya verdiği demecinde; “ Anlaşmazlıkların barışçıl yollardan çözümlenmesine saygı ile sözlerden eyleme geçmemizin zamanı gelmiştir. Bu da, yaklaşmakta olan görüşmemizin riskidir. Çünkü, ortak menfaatin, her şeyden üstün olan barış ve istikrar ile tüm alanlardaki ekonomik işbirliğimizin daha da gelişmesiyle güçlü bir bağı vardır. Çünkü, halklarımız birbirlerine olan, anlayışlarını, ilgilerini, dayanışmalarını fiilen de kanıtlayarak bunu talep ediyorlar. Yunanistan dost eli uzatıyor. Türk dostlarımızın da karşılık vermesini umuyorum'' ifadesini kullandı…
İnşallah, gelişmeler de bu söylemlerin eyleme dönüşmesiyle sonuçlanır.
Gerginlikten, çatışmadan, kavgadan çıkar sağlayan çevrelerin planları alt üst olur…


