İnternette Türkiye’nin sınır ötesi operasyonunu değerlendiren Milliyet Gazetesi yazarı Taha Akyol’un makalesini okuyordum.
Genelkurmay Başkanı Org. Büyükanıt’ın ABD'nin hem istihbarat verdiğini hem Irak hava sahasını açarak TSK'nın sınır ötesi operasyonunu desteklediği yönündeki açıklamasına dikkat çeken Akyol makalesinde, “Çağımızda ülkeler arası ilişkiler son derece karmaşıktır. Birkaç noktada ciddi sorunlar yaşanırken, diğer noktalarda ciddi işbirliği politikaları mümkün olabilmektedir. Kıbrıs konusunda politikalarımız çatıştığı halde işte Türk-Yunan ilişkileri gelişiyor.
Amerika ile de çatışan menfaatlerimizin yanında uyuşan menfaatlerimiz vardır.
"Dost mu, düşman mı?" sorusu yanlıştır.
Devletlerin "ahbaplığı" da "kan davası" da olamaz. Sadece uyuşan ve çatışan çıkarları olur. Milli Mücadele'de Yunanistan ve İngiltere ile çatışan Atatürk, sonraki yıllarda Yunanistan ve İngiltere ile dostluk, hatta ittifak siyaseti izlemedi mi?!” diyordu.
Yazıyı okumayı tamamlamamıştım ki 8 yaşındaki oğlum yanıma yaklaştı.
Makalenin başlığını yüksek sesle okudu.
“ABD dost mu düşman mı?”
Yazıyı benim kaleme aldığımı düşünerek, hayretle “ Baba nasıl böyle bir soru sorabilirsin?” dedi.
“Neden?” dedim.
“Ama baba bu soru çok saçma olmaz mı?” dedi.
Düşüncelerini merak ederek “Niçin saçma olsun oğlum?” diye sordum.
“Çünkü” dedi ve ekledi, “Öncelikle ben savaşları sevmiyorum. Sonra Amerika, insanları suçsuz yere öldürüyor. İnsanlara eziyet ediyor, işkence yapıyor.”
Yani?
“Yani; Amerika insanların düşmanı. Böyle bir ülke için dost mu sorusu sorulabilir mi?” dedi.
Fikirlerini desteklemek için de şöyle bir örnek verdi, “Bazıları Allah’ı seviyorum ama peygamberi sevmiyorum diyor. Böyle şey olur mu? Allah’ı seven nasıl olur da peygamberi sevmez?”
Zannedersem, çocuk aklıyla ABD’nin “demokrasi, insan hakları” iddialarıyla bombalarının, katliamlarının çelişkisini bu şekilde ortaya koyuyordu.
Taha Akyol, bu soruyu Türkiye özelinde sorsa da küçük bir çocuğun genel değerlendirmesi, bence bu sorunun cevabını bünyesinde barındırıyordu.
Gerçekten de Amerika, sadece Türkiye’nin değil, insanlığın düşmanıydı…
Hem insanlığı soykırıma tabi tutan hem de yaşadığı dünyayı yok etmeye çalışan, tahrip eden bir düşman…
Usta kalem, “ABD dost mu, düşman mı?” sorusunun yanlış olduğunu bazı haklı gerekçeleri ortaya koyarak savunsa da değerlendirmeye tabi tutmadığı noktalar dolayısıyla net bir biçimde şunu söyleyebiliriz:
“ABD, Türkiye’nin dostu değildir.”
Neden mi?
ÇÜNKÜ;
ABD, bize düşmanlık edenlerin dostudur. Yani; PKK’yı kuran da, Türkiye’ye karşı koz olarak kullanan da Amerika’dır.
Sözde Ermeni soykırım tasarılarıyla, Patrikhane, Heybeliada Ruhban Okulu gibi konularla Türkiye’yi baskı altına almaya çalışan Amerika’dır.
Türkiye’nin tüm kırmızı çizgilerini çiğnemeye çalışan Amerika’dır.
Kıbrıs’ta olsun diğer birçok sorun da Türkiye’nin yanında değil de karşısında duran Amerika’dır.
İşgalci Ermenistan’a karşı uygulanan ambargonun şartsız olarak kaldırılması için her yolu deneyen de Amerika’dır.
Başta doğalgaz anlaşmaları olmak üzere Türkiye için hayati öneme sahip anlaşmalara karşı çıkan komşularımızla yakınlaşmamızı engellemek isteyen Amerika’dır.
Türkiye sınırlarını hala tanımayan ülke yine Amerika’dır.
Bütün bunlar ABD’nin hangi tarafta yer aldığını göstermiyor mu?
Durum apaçık ortada…
*
Bu arada, Taha Akyol’a sormak istiyorum:
Eğer, uluslar arası ilişkilerde dostluk yoksa “ABD-İsrail ilişkisi hangi kategoride değerlendirilmelidir?”

