SON DAKİKA
Anasayfa | Künye | Bizi Tanıyın | Sitene Ekle | Bize Ulaşın | Giriş Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle
    Gazete 1. Sayfaları
Yazı Karakteri Boyutu:
   
08 Kasım 2007 Perşembe 09:19
  Hüseyin ALTINALAN
  
Türkiye, İsrail kaynaklı kanlı eylemlere sahne olabilir

Kötü senaryoların sahneye konma ihtimali belirgin bir biçimde arttı.

Türkiye, her an  provokatif amaçlı, çok büyük ve kanlı eylem ya da eylemlere sahne olacak.

“Washington’daki toplantıdan operasyon kararı çıktı. Hal böyleyken niçin tahrik amaçlı eylemde bulunulsun ki?” denebilir ve  “bu yaklaşım, felaket tellallığı olarak” nitelendirilebilir…

Bizi böyle düşünmeye iten sebep; Bush-Erdoğan zirvesinin ardından yapılan açıklamalar ve varıldığı söylenen anlaşmadır.

Önce, yaşanan süreci kısaca değerlendirelim.

Son dönemde neler oldu?

İstanbul’da düzenlenen “Genişletilmiş Irak’a Komşu Ülkeler Konferansı” da ABD’yi çok rahatsız etti. Washington, bölge ülkelerinin ortak adımları, kararlı tutumu dolayısıyla köşeye sıkıştırıldı. Ayrıca iddia ettiği değerlerin altında ezildi. Dünyayı kasıp kavuran kanlı politikalarını meşru zemine oturtmak için öne sürdüğü ilkeler, bumerang gibi dönüp dolaşıp Amerika’yı vurmaya başladı.  Washington, ağzına pelesenk ettiği terör ve terörist kavramı üzerinden Türk askeri ve sivil yetkililerce baskı altına alındı.

Uluslar arası hukukun gereği olarak atması gereken adımlar, işgalci sorumluluğunu yerine getirmediği yönündeki suçlamalar karşısında kendisini savunacak argüman bulamayan Washington, baskılar karşısında iyice bunaldı. Böylece büyük bir operasyona yeşil ışık yakması durumunda Kürtleri de incitmeyecek, onları küstürmeyecek, onların “yine ihanete uğradık” şeklinde düşünmeyeceği bir çözüm arayışına girdi. Kürtleri karşısına almamak için bir çok yolu denedi. Fakat mevcut durum, amiyane tabirle Washington’un daha fazla kıvırmasına izin vermedi, kaçışını engelledi.

Verdiği lojistik desteğe rağmen PKK’yı terör örgütü olarak tanımlasa da ABD Başkanı Bush’un basın toplantısında “PKK hem Türkiye’nin hem Irak’ın hem de ABD’nin ortak düşmanıdır” şeklindeki beyanatı, Türkiye’yi kaybetmemek ve Kürtleri de küstürmemek için yapılan açıklama olarak değerlendirilebilir. Ayrıca ABD, PKK terör örgütüne karşı Kürtler noktasında bazı riskleri göze alarak eş zamanlı, görsel-işitsel-sözel anlık istihbarat bilgisi vereceğini açıkça beyan etti. Bu da, nokta hedeflere yönelik, sınırlı bir hava operasyonları kararının alındığını gösteriyor.

Bazı uzmanlar, Washington’un tutum değişikliğini çok önemli bir gelişme olarak değerlendirseler de haklı olarak bu vaade kuşkulu bakmaktalar... Geçmiş tecrübelere dayanarak, Amerikan yönetiminin sözünde durmayacağı, gerçekçi olmayacağı, ikili oynayacağı düşünülüyor. Ama sözünde durmasının da muhtemel olduğu belirtiliyor.

Önümüzdeki günlerin, ABD’nin samimiyet testi olacağı düşünülüyor.

İşte kırılma noktası burası…

 Şu noktada kuşku yok:

Geniş çaplı bir sınır ötesi operasyon konusunda isteksiz olan Türkiye’yi müdahaleye zorlamak için bazı güçler yeniden devreye girebilir.

Daha açık bir ifadeyle; burada İsrail’in oyunları, senaryoları sahneye konabilir.

Zira, geniş çaplı, uzun vadeli ve uzun menzilli sınır ötesi harekatı isteyen, bunun için çaba gösteren, Türkiye’nin Bağdat kapısına dayanmasını daha doğru bir ifadeyle Irak batağına saplanmasını hararetle isteyen devlet, İsrail işgal devletidir.

Dolayısıyla İsrail, Türkiye’nin Irak’a kendi istedikleri boyutta müdahale etmesi, sürüklenmesi için her yolu deneyecektir.

Bu durum, Türk ordusunu provokatif eylemlerle böyle bir girişimde bulunmaya zorlama ihtimalinin yükseldiğini göstermektedir.

Çok büyük ve kanlı bir eylem olması durumunda Türkiye, zaten sicili bozuk olduğu için işbirliği sözü veren ABD’ye yönelik güvenini büyük ölçüde kaybetmiş olacak.

İki ülkenin arası açılacak…

İsrail’in vurmak istediği ikinci bir kuş da budur.

Yani; Türk-Amerikan ilişkilerinin bozulması bilinenin aksine İsrail’in çok arzuladığı bir şey.

Niçin mi?

İki ülke ilişkilerinde bozulma olduğunda, kendilerinden yardım isteneceği, İsrail tarafından çok iyi biliniyor.

Böyle bir durumda İsrail devreye girecek ve büyük bir aktör rolü üstlenecek Bu girişimi karşılığında da Türkiye’den bazı taleplerde bulunacak.

Mesela, sözde Ermeni soykırımı tasarısında Washington’daki Yahudi lobilerin oynadığı oyunu hep birlikte gördük.

Washington ile Ankara arasında soğuk rüzgarlar esmeye başlayınca ne yapıldı?

İsrail’den yardım istendi(!)

Eli kanlı İsrail lideri Olmert, bin bir nazla sözde bazı girişimlerde bulundu

Böylece İsrail, dost pozuna büründü, güçlü ve önemli aktör rolü oynadı…

Yani İsrail, Türkiye’nin geniş çaplı müdahalesine zemin hazırlamak ve ABD’nin söz verdiği halde, vaadinde durmayan bir ülke durumuna düşmesi için her türlü oyun oynayabilir…
Yazarın Diğer Yazıları

    Anket
    Ak Parti hükümetinin memura yaptığı son maaş zammını nasıl değerlendiriyorsunuz?
    Yeterli
    Yetersiz
    İdare Eder
    Fikrim Yok
Ali Sami PALAZ
Köşe Bucak Dünya
Adem KAHRİMAN
Mehmet Ali ÖZTÜRK
Tüm Yazarlar
    » Piyasalar
$ USD
1.1780
€ Euro
1.7320
IMKB
39.844
Altın
31.85
    KONYA 30.08.2008
İmsak
-
4:44
Güneş
-
6:11
Öğle
-
12:58
İkindi
-
16:35
Akşam
-
19:32
Yatsı
-
20:52
Ana Sayfa | Künye | Bize Ulaşın | Giriş Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle |
anadoluweb© 2007-2008