SON DAKİKA
Anasayfa | Künye | Bizi Tanıyın | Sitene Ekle | Bize Ulaşın | Giriş Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle
    Gazete 1. Sayfaları
Yazı Karakteri Boyutu:
   
04 Haziran 2008 Çarşamba 22:20
  Ali Sami PALAZ
  
Şam, Şeriftir
İÇİNDE BİRÇOK ŞEYİ BARINDIRAN ŞEHİR: ŞAM
Komşu ziyareti
        Şam aslında Irak, Ürdün, Lübnan ve Suriye’nin de içinde bulunduğu bölgenin adı. Suriyeliler DİMAŞK (Süzülmüş) ismini kullanıyor. Şam ismi daha çok edebiyat dilinde kullanılıyor ve Osmanlıca’da ‘akşam’ manasına geliyor. Yabancılar bu şehri DAMASCUS olarak biliyor.
 
       Şam deyince içim hep burkulur. Çünkü Şam seçilmiştir. Çünkü içinde anlatılamayacak kadar çok güzellikler barındırır. Çünkü Şam “ŞERİF”tir. Çünkü Şam 2500 yıldır hiç değişmeden başkent olmasıyla dünyanın en eski başkentidir.
       
        Eğer bir şehre gece indiğiniz halde sizi birisi karşılıyorsa, sokaklarında kaybolduğunuzda birileri sizi kolunuzdan tutup evine götürüyor ve ikramda bulunuyorsa ve en nihayetinde sizi gideceğiniz yere kadar götürüyorsa, işte o şehir sizin de şehriniz sayılır. Bu nedenle Şam orada yaşayanların olduğu kadar benim de şehrimdir. O halde Şam’da rehberlik etmek bana düşer. Buyurun…
 
         Şam’ı gezmeye şehrin merkezi sayılan Hamidiye Kapalı Çarşısı’ndan başlayabilirsiniz. Çarşı üstü teneke çatılarla kapalı tek bir sokaktan oluşuyor. Halı, kilim ve hediyelik eşyaların satıldığı çarşı ismini Osmanlı Sultanı II. Abdulhamit’ten alıyor. Çarşının bir ucundan girdiniz mi, diğer ucundan Emevi Camiine çıkıyorsunuz. İnsan seli içerisinde çarşının içinden akıp giderken birden karşınıza tüm ihtişamıyla Emevi Camii çıkıveriyor.
  
        Eskiden Jüpiter tapınağı, daha sonra Aziz San Joan Kilisesi son olarak da camiye çevrilen bu muhteşem yapı Pers Uygarlığından günümüze birçok uygarlık ve imparatorluk görmüş. Emevi Camii 705 yılında Halife Velid Emevi tarafından kiliseden camiye çevrilmiş. Üç tarz minaresi var. Kilise çan kulesinden minareye çevrilmiş, Emeviler zamanında yapılan Emevi tarzı minare ve son olarak da Osmanlılar zamanında yapılan minare. Caminin içinde Hz. Yahya’nın kabri bulunuyor ve hemen yanı başında kilise döneminden kalma vaftiz havuzunda oynayan çocukları görebilirsiniz.
 
        Caminin geniş avlusu, güvercinler, uykucular ve ziyaretçilerce parsellenmiş. Herkes halinden memnun. Bir köşede güvercinler turluyor, çocuklar oynuyor. Diğer köşede öğle uykusuna yatmış uykucular. Bir yerlerde de hayran hayran etrafına bakan siz.
     
         Avlunun bir yanında Hz. Hüseyin’in kesik başının bulunduğu kabri, kuzey kısmında El Adeliya ve El Zahariya medreseleri, hemen bitişiğinde Şam ve Kudus fatihi Selahaddin Eyyübinin türbesi bulunuyor. O ki haçlı seferlerine karşı ilk zaferi kazanan komutan. Eyyübi’nin türbesinin hemen yanında ilk Türk hava şehitlerinin mezarlarını ziyaret edebilirsiniz.
 
         Ziyaretleriniz bittiyse, Emevi Camii civarındaki daracık sokaklara dalmanın vakti gelmiş demektir. Bu sokaklar içlerinde tarih, gizem, sır, curcuna ve görmek isteyene bin bir yüz barındırır. Bir ucundan girdiğiniz bir sokağın sizi nereye çıkaracağından asla emin olamazsınız. Sokağın ucu belki 3000 yıllık bir mahalleye, belki Hakavati tarafından masalların anlatıldığı bir masalcı kahvesine açılır. Sokakta gezerken karadut şerbeti satan birine rastlarsanız kaçırmayın derim. Başında fesiyle Şam şekeri satan ya da bitkilerden kendi esans yapan satıcılarda ancak bu sokaklarda rastlayabileceğiniz satıcılardandır. Eğer hava kararmaya başlamış, sokaklarda kandiller yanmışsa işte Şam size başka bir yüzünü göstermeye hazırlanıyor demektir. Dekor değişir yeni bir oyun başlar...
 
      Yeni bir Şam sabahına her yerde bolca bulabileceğiniz meyve kokteyli ve tost yapan dükkânların birinde kahvaltı yaparak başlayabilirsiniz. Ardından Hamidiye çarşısının tam karşısındaki caddeden aşağı doğru ilerleyerek Osmanlı Hicaz demiryolu istasyonuna ulaşabilir biraz daha ilerlerseniz, Kanuni Sultan Süleyman’ın oğlu II. Selim tarafından Mimar Sinan’a yaptırdığı Süleymaniye camisine varırsınız. Caminin mezarlığında son padişah Vahdettin’in ve onun eşrafının kabirleri de bulunuyor.  
 
        Atlayın bir taksiye ve Şam’a 10 km mesafedeki Seyyide Zeynep Türbesi’ne gidin. Peygamberimizin torunu, Hz. Ali’nin kızı, Hz. Hüseyin ve Hz Hasan’ın kız kardeşi Hz. Zeynep (R.A) Kerbela vakasını bizzat yaşamış, çok cefalar çekmiştir. Dönüşte Hz. Bilal Habeşi, Caferi Tayyar ve birçok sahabelerinde kabirlerinin de bulunduğu mezarlığa uğramayı ihmal etmeyin.
        Demiştim ya bir şehre gece bile inseniz sizi karşılayacak biri varsa o şehir sizindir diye. Beni Şam’da yıllardır Celal Şeyho karşılar. İlk gittiğimde size saydığım tüm bu yerleri gezdikten sonra Celal bana “Şam’ın tüm güzelliklerini kuş bakışı görmek istiyorsan Kasiun dağına çıkmalısın. İstersen bu akşam çıkabiliriz” diyor. Hiç durur muyum. “Hemen çıkalım” diyorum.
 
      Birlikte Kırk evliyanın kabirlerinin bulunduğu Kasiun dağına çıkıyoruz. Dağın zirvesinde bulunan Erbain Mescidi’nde yatsı namazımızı kıldıktan sonra Hz. Hızır ve Hz. İbrahim (A.S) birlikte namaz kıldıkları yerde namaz kılıyor ve Kan mağarası denilen Kabil ‘in Habili katlettiği mağarayı geziyoruz. Celal “Sana bir Sürprizim var” deyip beni Cebrail (as) el izinin bulunduğu mağaraya götürüyor. Mağaradan ayrılma vakti galip de dışarıya çıktığımızda gördüğüm manzarayı  tarif etmek çok zor. Sanki bir mücevher sandığı devrilmiş de içindeki zümrütler, yakutlar, elmaslar yerlere saçılmış gibi; Şam ışıl ışıl...
 
      Benden Şam’ı üç beş satıra sığdırmamı beklemeyin. Hakkında bir kitap yazsam da çok şey eksik kalırdı. Bu sebepledir ki burada kesiyor ve Şam’la vedalaşıyorum. Şam kulağıma beni tekrar beklediğini fısıldıyor. Daha çok görülecek keşfedilecek yeri olduğunu bildiğim Şam’a yeniden gelmeye söz vererek ayrılıyorum.  
 
HAMA ŞEHRİ
 
  Hama içinden Asi Nehri geçen orta büyüklükte bir Suriye şehri. Nauraları yanı dertli dolapları ile ünlü. Dertli dolapları dediysem, Asi Nehri üzerinde kurulu Naura denilen su değirmenlerini kastediyorum. Asırlarca şehre su taşımak için kullanılmış. Bugün sayıları 70 kadar ve gelen ziyaretçilere  (çıkarttıkları inlemeli seslerle) yılların hikâyesini anlatıyorlar.
Hama bir de Halawat Elcipni tatlısı ile ünlüdür. Hamur ve krem peynirden yapılmış gül esanslı bir tatlı…
 
SURİYE’DE TRAFİK
 
  Ne trafiği? Trafik mirafik yok ki Suriye’de. Rüzgarın bile bir düzende estiği şu yeryüzünde, oradaki trafik boş bulduğu yerden esiyor. Su aka aka yolunu bulur, Suriye’de trafik bulduğu yeri yol yapar.
 
    Şehir içleri tam bir karmaşadır. Trafik arapsaçını bile çıldırtacak kadar karışıktır ve korna sesleri hiç susmaz. Daaaat ! Diiiiit ! Duuuutt! gibi korna sesleri 24 saat kulağınızdadır ve bir müddet sonra kabûsunuz olarak rüyalarınıza bile girmeye başlar.
 
    Tarihî bir kapalı çarşının koridorlarında kamyonet, eşek, üçtekerli, at arabası ile birlikte yürümek zorunda kalabilirsiniz.
 
***

HER 'DEM' HABERDEM

Henüz 1. yılında, kendisine özgü bir yayın uslubu oluşturan HABERDEM tamda olması gerektiği gibi.


Haber sitesi olmanın gereklerini yerine getirmeyi 1 yılda başaran ve ciddi bir kitleye hitap eden sitenin, bu başarısının arkasında ki emeğe saygı duymamak elde değil. Başta Ömer Mücevher olmak üzere (ki HABERDEM varsa, onun sayesindedir) site'nin tüm editörlerine, yazarlarına vede görünür görünmez kahramanlarına ilk yılınız hayırlı olsun diyorum.


Yıllara ve tarihe hızla notlar düşerek, ilerlemeniz duasıyla...

 
Yazarın Diğer Yazıları

Nevzat LALELİ
Mehmet Ali ÖZTÜRK
ozturk158@hotmail.com
Ali Sami PALAZ
Köşe Bucak Dünya
Tüm Yazarlar
    Anket
    Son 15 yılın hükümetleri göz önüne alınsa olası yeni bir ekonomik krizden hangi çözümle çıkılabilir?
    Ak Parti bu işin üstesinden gelebilir
    Ak Parti Ekonominin başına K.Derviş'i Getirmeli
    Milli Görüşle (SP) çözülebilir
    Bu Ekonomi düzelmez
    Fikrim yok
    » Piyasalar
$ USD
1.4100
€ Euro
1.8930
IMKB
28.495
Altın
38.26
    ISTANBUL 13.10.2008
İmsak
-
5:40
Güneş
-
7:06
Öğle
-
12:58
İkindi
-
16:02
Akşam
-
18:36
Yatsı
-
19:55
Ana Sayfa | Künye | Bize Ulaşın | Giriş Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle |
anadoluweb© 2007-2008