Apansız geliveren bir ölüm...
Ölüm onunla aramıza apansız giriverdi. Hiç beklenmedik bir zamanda, bir bayram arifesinde aniden gelen bir maraz onu bizden aldı da, 79 yaşında dar-ı ukbaya taşıdı.
Biz ise insanı eriten ve duyguları kirleten bu mekanik çağın dağdağası arasında bu ölümü günler sonra duyabildik. Cuma günü semt pazarından ayaküstü gönderdiği selamını ancak ölümünden sonra alabildiğimiz Döndü ninemiz her zaman sevecen, fedakar ve iyilikten ayrılmayan Saadet Partisi İl Yönetim Kurulu Üyesi Yusuf Hatip ağabeyin de muhtereme annesi idi.
O, son gününde bile önceleri eşime gönderdiği selamların kendisine dönmediğinden bahisle beni tatlı sert –gıyaben- uyaran, sevecenliği ile evimizde bahis konusu olan bir güzel insandı.
Bize karşı duyduğu sevgiyi her zaman hissettiren bu insanı büyük yapan asıl mesele davasına olan samimi bağlılığı ve davasına olan kuvvetli sevgisi idi.
Milli Görüş davamızda yüksek seviyede şuur sahibi bu insanla karşılaştığınız ilk anda size hal hatır sormasından sonra bahis açtığı ilk konu hep teşkilat çalışmaları olmuştur.
Gördüğü her yerde daha çok çalışmamızı daha fazla gayret etmemizi isteyen Döndü ninemizin katılmadığı hiçbir toplantı yoktur. Kızlarımıza ve kayınvalidelerine örnek iki insan olarak gelini Bedriye Hanım ile beraber toplantıların ayrılmaz ve şaşmaz ikilisi idiler. Sanırım yoklama cetvellerinde isimlerinin karşılarında hep artılar vardır.
Ölüm haberini duyunca Üstat Necip Fazıl’ın “güzel insanlar güzel atlara binip gittiler” dizesi aklıma düşüverdi. Bir numune insandı; kıymetini hayatta iken tanıtamadığımız.
Burdur’un Askeriye köyünde ölüm döşeğinde olduğu halde, 1971 yılında yapılan Milli Nizam Partisi Büyük Kongresine oğlunu “Oğlum Hakkın bayrağının dalgalandığı o yere git. İnşallah ben rabbimden senin dönüşüne kadar müsaade alırım” diyen öncüler gibi idi o. Sivas’tan Antalya’mıza yerleşmiş her biri müstesna kişilik sahibi bir ailenin büyüğü idi.
Allah Resulünün “nasıl bir imana sahip olmalı” sorusuna cevap arayan ashabına örnek gösterdiği “ihtiyar kadınların imanına” sahipti o. Biz onun imanına, davasına olan samimi bağlılığına, yüksek şuuruna, kul hakkına riayetine şahidiz.
Peygamber Efendimizin ashabına cennetten bahsettiği bir günde “Cennette insan taşımaya mahsus bir takım uçan tahtırevânların var olduğunu” anlattığı rivayet edilir. Davasına olan samimi bağlılığı, örnek olacak imanı ve yaşayışı ile Döndü ninemizin aniden aramızdan ayrılıvermesinin acısıyla kendimizi, onu bu tahtırevanlardan birinde otururken selamlayacağımız günlerin umuduyla teselli ediyoruz.