AKP'nin Yeni Kırmızı Çizgileri
AKP Genel Başkan Yardımcısı Edibe Sözen’in hazırladığı “Gençleri Koruma Kanunu Teklifi Taslağı” üzerinde fırtınalar koptu. Bu kanun taslağı’nın “merkez medyada” ve AKP Genel Merkezindeki yansımaları önümüzdeki dönem siyasetinin kırmızı çizgilerini de yavaş yavaş gün yüzüne çıkartıyor.
Edibe Sözen hanım, hazırladığı taslak ile Almanya’da birkaç yıl önce yürürlüğe giren ve gençleri korumayı amaçlayan bir kanunu gündeme taşımak istemiş. Kanun taslağının içeriğinde “okullarda ibadethane açılması, pornografik yayınların kırmızı poşette satılması ve bunları satın alanların imzalarının ve TC kimlik numaralarının alınması, 18 yaşını doldurmamış gençlerin tek başlarına otel, disko, taverna ve benzeri yerlere gidememesi” gibi konular var. Yani gençlerin ahlakını koruyucu ve manevi gelişimini sağlayıcı önlemler taslağın içeriğini teşkil ediyor.
Bu taslağın Anayasa’mızda yerini bulan önemli hükümlerin ifasına hizmet edeceği de düşünülebilir. Mesela Anayasa’mızın 5. maddesine göre “devletin temel amaç ve görevleri arasında insanın manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmak” vardır. Anayasa’mızın 58. maddesine göre ise “Devlet, gençleri alkol düşkünlüğünden, uyuşturucu maddelerden, suçluluk, kumar ve benzeri kötü alışkanlıklardan ve cehaletten korumak için gerekli tedbirleri alır”
Bütün bu hukuki altyapı ve ahlaki yapının dejenere olduğu gerçeği karşısında sosyal zorunluluklara rağmen bizzat Başbakan Tayyip Erdoğan’ın sert tepkisi üzerine taslak, hazırlayıcısı tarafından “gündemden çekildi”. Ve AKP adına bu partinin Genel Sekreterliği bir açıklama yaptı. Bu açıklamada AKP, Gençleri Koruma Kanunu Teklifi Taslağı’nın Edibe SÖZEN’in bireysel çalışması olduğunu ve bu taslağın partiyi bağlamayacağını neredeyse birbirini tekrar eden baskınlıkta ve 4 maddede anlatmaya çalıştı.
Bu açıklama AKP’nin “odak olma” korkusu ile nelerden kaçabileceğini de göstermiş oldu. Anlaşılıyor ki AKP, kapatmama kararı sonrasında başında sallanmakta olan topuz’dan fazlasıyla ürkmüştür. AKP’nin hali kendisinin mısır tanesi olduğunu sanan adamın haline benziyor. Adam mısır tanesi yani darı olduğunu düşünür ve tavukların kendisini yemesinden korkarmış. Yakınları bunu almışlar ve tımarhaneye yatırmışlar. Bir süre tedaviden sonra doktorlar kendisinin darı olmadığına inandırmışlar. Ve taburcu etmeye karar vermişler. Son muayene sırasında doktor sormuş “Artık darı olmadığını düşünüyorsun değil mi?” Adam cevap vermiş “Doktor bey, ben darı olmadığımı biliyorum ama tavuklarda bunu biliyor mu acaba”
Yukarıdaki fıkradan mülhem başkalarının AKP hakkındaki yargıları bu partinin politikalarını, beklentilerini, korku ve endişelerini şekillendirecektir.AKP bu olayla kendisindeki “odak olma korkusu”nun ne noktaya geldiğini göstermiş oldu. Artık atacağı her adımı “laikliğin sınırlarını çizenlerin” muhtemel çizgilerine göre atacaktır.
Bunun sonucunda kendisini iktidara taşıyan kitlelerin beklentileri ve taleplerinden kaçacağı da bu ilk denemede belli olmuş oldu. Bu vak’a esasen kimsenin beklemediği ve sonucunu tahmin edemediği bir şekilde ortaya çıktı ama sonuçları itibariyle AKP’nin yeni kırmızı çizgilerini de çizmiş oldu. AKP, bundan sonra dine ve dindara vurgu yapan her türlü eylem ve söylemden uzak duracağa benziyor. Ve hatta birilerinin “bu laikliğe aykırı” diyebileceği her şeyden de kaçacaktır. Dolayısıyla kendi dışındakilerin oluşturduğu “sanal mayınlı alanın” sürekli genişleyeceği ve AKP’yi iktidara getiren kitlenin söylem ve taleplerinin alanlarının sürekli daraltılmaya çalışılacağı bu olayla net olarak anlaşılmış oldu.
Bu yaşananlarla birlikte; CHP-MSP döneminde Cumhuriyet tarihinde ilk defa olmak üzere hükümet programına “manevi kalkınma hamlesinin” ilave edilmesi, pornografik yayınlarla mücadele edilmesi ve DPT’nin 5 yıllık kalkınma planlarına “manevi kalkınma”nın işletilmesinin Milli Görüş sayesinde olduğunu hatırladığımızda bu hükümetin acziyetini kolaylıkla anlayabiliyoruz. AKP’nin, bu bağlamda Milli Görüş’ün kazanımlarını feda eden ve geri gelmemesi için önüne psikolojik duvarlar ören bir “tahribat dönemi partisi” olduğu bir kez daha kuvvetle anlaşılmıştır.