SON DAKİKA
Anasayfa | Künye | Bizi Tanıyın | Sitene Ekle | Bize Ulaşın | Giriş Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle
    Gazete 1. Sayfaları
Yazı Karakteri Boyutu:
   
31 Temmuz 2008 Perşembe 13:58
  Ali AKTAŞ
  
"Cici Hizmetçilik" dönemi...
           
           AKP hakkında 14 Mart 2008 tarihinde açılan kapatılma talepli davanın reddedilmesi sonrasında 4,5 aydan beri yaşadığımız siyasi belirsizlik sona ermiş oldu.

            Dava sonucunda çıkan karardan mahkeme üyelerinin kendi aralarında 6-4-1 şeklinde ayrıldıkları görünmektedir. Buradan ortaya çıkan sonuç AKP’nin “laikliğe aykırı eylemlerin odağı” olduğu ancak “kapatılmayı hak edecek derecede mihrak ve odak olmadığı”dır.

            Laiklik artık bu partinin başında sallandırılıp duracak bir “topuz”dur. Yanlış hareket ederse bu topuz indirilecek ve AKP’nin kafası bir nev’i parçalanacaktır.

            Esasen problem bitmiş değil yeni başlamıştır. Sallanıp duran topuz ne zaman iner? sorusuna bir cevap vermek gerekirse “laikliğe aykırı eylemlerin” neler olduğuna bakmak lazım.

            Gerekçeli karar henüz açıklanmadı. Ancak bu tür eylemlerin neler olduğu kolaylıkla anlaşılabilir. “Katsayı adaletsizliğini gidermek ve başörtüsü ayrımcılığını/zulmünü ortadan kaldırma gayretleri ile inanca ve düşünceye özgürlük girişimleri” laikliğe aykırı eylemler olarak görülmüştür.

            Ret kararı ile birlikte AKP’ye “cici hizmetçilik” için ek süre verilmiş demektir. Bu parti bundan sonra kendisini iktidar yapan kitlenin taleplerine “görmedin mi az daha kapatılıyorduk.” demek suretiyle kulaklarını tıkayabilecektir. Artık bu alanlar kendileri için mayınlı alanlardır. “Bedel ödemeyi göze alamayanlar” için özgürlük başkalarından beklenen bir lütuf olmaktan ve hayal olmaktan öteye geçemeyecektir.

            Şimdi egemenler AKP’den “yol, su ve elektrik” beklemekte ama kendisini iktidara getirenlerin taleplerini dile getirmekten vazgeçmesini istemektedir. Hatta 1998’den beri yaşadığımız parti kapatmalarında geldiğimiz sürece geniş açıdan bakarsak istenilenin; 1995’den beri partilerini iktidara taşıyan tabanın bizatihi taleplerinden tümüyle vazgeçmesidir. Yani AKP üzerinden terbiye edilmeye çalışılan milletin kendisidir.

            Şüphesiz ki millet bu zoraki terbiyeyi kabul etmeyecektir. Talepleri ile o taleplere karşı çıkanlar arasında “hak ve hürriyetlere saygı” çerçevesinde bir uzlaşma mümkündür ve olmalıdır. Bugün AKP’ye dayatılan uzlaşma, saygı çerçevesinin ötesindedir. AKP’ye biat ve itaat telkin edilmektedir. Kapatma davasını açan “fikre ve dünya görüşüne” yönelik bir itaattir beklenen.

            AKP bugünden sonra ilk 6 yıldan daha fazla kendisini sıkışmış ve dar bir koridorda yürüyor hissedecektir. Davanın böyle bir sonuçta çıkması bu hissi ortaya çıkartan en önemli etkendir. Buradan çıkış elbette vardır. Yeni bir anayasa, Temel hak ve özgürlükleri güvence altına alan bir yeni devlet düzeni, Birlikte yaşama kaygısı taşıyan “bürokratik mantalite değişimi” hedefler olmalıdır.

            Reel ekonomi ve gelir dağılımında adalet  ile geniş toplum yığınlarını rahatlatmak da yapılması gereken en önemli şeylerdendir. Zira geçim sıkıntısı çekmeyen bir millet ancak bu yeniden yapılanmanın arkasında durabilir. AKP’nin tepesinde duran ikinci topuz “ekonomi”dir.

            Cendereden çıkış için bu formüller önemlidir ancak ABD,İsrail ve IMF ekseninde bu dertlere çözüm gelmesi de mümkün değildir. Bu eksende AKP ancak “revizyonist” bir parti olabilir. Revizyonist parti; değişim yapacağım diyen ama statükoyu tahkim eden parti demektir. Kapatma davası sonucu AKP’den beklenen “cici hizmetçiliğin” bir hedefi de bu olabilir.  

            Velhasıl AKP’nin işi zor. Ona oy verenlerin işi daha da zor. Beklemekten yorulacakları kesin. Çözüm ve çare var mı? sorusu ise cevapsız değildir; Kökler’e dönüş hem vicdanları hem de geleceği kurtaracaktır.

             

YORUMLAR (5) adet
    Adem Sarıca
    sadece Gülüyorum
    Ask İklimi teşbihte hata olmazmıs.. firavunda bir zamanlar allahın helakı gelene kadar kendısını allah sanıyordu... en sonunda inandım dedı ama fayda vermedı. basınızı 2 elınızın arasına alıp dusununuz. bu ıktıdar sarhoslugundan vazgecınız.. bak allah dogruların yanında demıssın bende tamamlıyom. " İnsana SADAKAT yakısır Görsede İKRAH ; DOGRULARIN yardımcısıdır HZ ALLAH ....... Vesselam
    05 Ağustos 2008 Salı 21:49

    Aşk iklimi
    Her Şey Ortada
    Durumunuz ve durumumuz ortada.Allah doğruların yardımcısıdır.Batırmayı becerdiklerinizi,ayağa kaldırmak da bu iktidara düştü.Elhamdülillah
    02 Ağustos 2008 Cumartesi 19:10

    selahattindemirkale
    hüsnüye
    ucak kapisinda papaya yalakalikla.israilde kaybolan yahudilerle aglamakla,serefli insanlari seviyenize cekmeyin
    01 Ağustos 2008 Cuma 12:23

    selahattindemirkale
    vatadas hüsnüye
    refah partisini kimin yiktigini bilmeyen adam .kökümüz 1400 sene olan biziz.6senelik kökünüz var.oda vatikanda el öpmek.
    01 Ağustos 2008 Cuma 12:18

    Aşk İklimi
    Heyhat
    Çözüm diye önerileriniz,RP de olduğu gibi;küçük olsun,benim olsun mantığına götürür bizi.AK partinin kökü 30 sene ile sınırlı değil.1400 sene öncelerine gidiyor.Sizden istirhamımız gölge etmemenizdir.Bunu becerebilirseniz alacağımız yolu gözlerinizle göreceksiniz.
    31 Temmuz 2008 Perşembe 16:03

Yazarın Diğer Yazıları

Nevzat LALELİ
Mehmet Ali ÖZTÜRK
ozturk158@hotmail.com
Ali Sami PALAZ
Köşe Bucak Dünya
Tüm Yazarlar
    Anket
    Son 15 yılın hükümetleri göz önüne alınsa olası yeni bir ekonomik krizden hangi çözümle çıkılabilir?
    Ak Parti bu işin üstesinden gelebilir
    Ak Parti Ekonominin başına K.Derviş'i Getirmeli
    Milli Görüşle (SP) çözülebilir
    Bu Ekonomi düzelmez
    Fikrim yok
    » Piyasalar
$ USD
1.3970
€ Euro
1.8980
IMKB
28.961
Altın
37.35
    ISTANBUL 14.10.2008
İmsak
-
5:41
Güneş
-
7:08
Öğle
-
12:57
İkindi
-
16:01
Akşam
-
18:35
Yatsı
-
19:54
Ana Sayfa | Künye | Bize Ulaşın | Giriş Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle |
anadoluweb© 2007-2008